|
 |
|
|
Tarihe not düşmek
Grup maçlarının ardından Şampiyonlar Ligi'nde ikinci perde tarihi maçlarla açıldı. Arsenal, Real Madrid'i Bernabeu Stadı'nda yenen ilk İngiliz takımı olurken, Barcelona da Chelsea'den geçen yılki yenilginin rövanşını aldı
MURAT AĞCA
Şampiyonlar Ligi'nde ikinci tur, 2.5 aylık uzun bekleyişe "değecek" maçlarla başladı. Çeyrek final için mücadele eden Avrupa'nın sekiz ekibinin zorlu karşılaşmalarından ikisi vardı ki, maç öncesi, sırası ve sonrasıyla futbolseverlerin unutamayacakları anılarla doluydu. Gözler önce Real Madrid'in mabedi Bernabeu Stadı'na çevrildi. Ev sahibi lig ve kupada bulduğu moralle sahaya çıkıyordu. Tek moral bozukluğu, ilk düdüğe 24 saat bile yokken Ronaldo'nun "beni burada sevmiyorlar" mızmızlığı oldu!
Sahadaki en ilginç anektod ise kadrolarda saklıydı. Real'de Woodgate ve Beckham olmak üzere ilk onbirde iki İngiliz vardı ama, İngiliz rakip Arsenal'de hiç İngiliz yoktu!
Ve Thierry Henry'nin tek golüyle kazanan Arsenal, tribünleri dolduran 78 bin Real taraftarının canlı şahitliğinde tarihe şu notu düştü: "Biz Arsenal, 22 Şubat 2006'da Real Madrid'i Bernabeu'da yenen tarihteki ilk İngiliz takımı olduk..." Oyuna giren yedekler dahil takımda hiç İngiliz oynamaması da bir başka tarihi başarıydı, belki de!
Ertesi gün yine büyük gündü. Barcelona, geçen sezon çeyrek finalde tartışmalı şekilde yenilerek elendiği Stamford Bridge'de yine Chelsea karşısına çıkıyordu. Maçtan önce İngilizler, antrenmanı 15 dakika uzatmak isteyen Barça'lıları, UEFA'ya şikayet etmiş, sahayı ıslatmış, zaten Jose Mourinho'nun sözleriyle iyice bozulan sinirleri keman teli gerginliğine getirmişti. Ama ne yazık ki bu sinir harbinden zararlı çıkan, Mourinho ve öğrencileri oldu. Henüz ilk yarı bitmeden Del Horno'nun rakip köşe gönderi önünde Messi'nin üzerine uçtu, Norveçli hakem Hauge de kırmızıyı yapıştırdı. Gerçi maçtan sonra kırmızı karta ateş püsküren Mourinho, Barcelonalılar'a "Siz Katalanca'da hile yapmayı nasıl söylüyorsunuz?" diyerek Messi'nin değme sanatçılara taş çıkartacak kadar yetenekli bir tiyatrocu olduğunu söyledi. Fakat, bugüne kadar Mourinho'nun bir hatayı kendisine mal ettiğini kaç kişi görmüştü ki?
10 kişi kalan Chelsea daha iyi oynuyordu sanki. Golü de 59'da Motta'nın kendi kalesine sektirdiği topla buldular. Fakat 70'ten sonra görüntü değişti. Ağır zemine rağmen Barçalı ayaklar, yorulmaya başlayan rakibin üzerine gidiyordu. 71'de çok çalışan Terry'nin şanssız kendi kalesine golüyle beraberlik geldi, 80'de Eto'o müthiş kafa golüyle, maçtan önce Ronaldinho'nun sözlerini teyif etti: "Biz Barcelonalılar, Stamford Bridge'den bir daha başımız önde çıkmayacağız"...
Ve sonrası, Juventus'un Bremen'e yenildiği, Bayern Münih ile Milan'ın yenişemediği, Benfica'nın son şampiyon Liverpool'u devirdiği müthiş ve keyifli bir hafta. Darısı rövanşlara ve daha ötesine...
İkinci tur ilk maçlar
21 Şubat
Real Madrid - Arsenal: 0-1
Thierry Henry 47'
Bayern Munich - AC Milan: 1-1
Michael Ballack 23' A.Shevchenko (pen) 57'
Benfica - Liverpool: 1-0
Luisao 84'
PSV Eindhoven- Olympique Lyon: 0-1
Juninho 65'
22 Şubat
Ajax - Inter: 2-2
Klaas-Jan Huntelaar 15' Dejan Stankovic 48'
Mauro Rosales 20' Ricardo Cruz 89'
Chelsea - Barcelona: 1-2
Motta (kk) 59' J.Terry (kk) 71'
Samuel Eto'o 80'
Werder Bremen - Juventus: 3-2
Christian Schulz 39' Pavel Nedved 73'
Tim Borowski 87' David Trezeguet 82'
Johan Micoud 90+2'
Glasgow Rangers - Villareal : 2-2
P.Lovenkrands 22' Juan Riquelme (pen) 8'
J.Manuel Pena (kk) 82' Diego Forlan 35'
|
|
|

|