Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Şubat 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Başbakan'ın son affı


İki gün önce Başbakan Erdoğan sosyal güvenlik primi ödemeyenlerin son kez affedildiğini, bundan sonra bir daha olmayacağını açıkladı. Affın geçerli olabilmesi için bu açıklama hep yapılır. Yoksa bir daha kimse prim borcunu ödemez. Ödememe huy haline gelir.
Hatırlıyorum, 1991 DYP-SHP koalisyonunda çiftçinin küçük miktardaki borçları affediliyordu. İlk bakışta bu, sosyal bakımdan adaletli, maliye açısından da tahsil edilemeyen borcun tasfiyesi anlamına geliyordu.
O dönemde Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü'nün başdanışmanıydık ve tasarıya karşı çıktık. Bu karşı çıkışın nedeni de bu tür afların emsal oluşturacağı, ahlaki çöküntü yaratacağıydı. Nitekim, ülkemiz artık çeşitli borçların ve suçların sık sık affedildiği bir cennet oldu.
Af bir büyüklüktür. Ama hangi suçun, hangi şartlarda affedilebileceği önceden belli değilse, af beklentisi oluşur. Bu da suçun tekrarına elverir. Suçlar birikir, yeniden af zorunlu hale gelir.

Sık aflar suçu güdüler
Çoğu afta borcun belli bir kısmının ödendiği takdirde, diğer kısmın affedileceği belirtilir. Böylece Maliye tahsil edemediği borcu tahsil edeceğin düşünür. (Bu afla da sözde 30 milyar YTL'ye yakın borcun tahsil edilmesi hedefleniyor) Ancak borcun neden ödenmediğine bir türlü girilmez.
Sosyal güvenlik sistemi ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri. Tahsil edilen primler, sosyal güvenlik kurumları aracılığıyla ödenen emekli maaşlarına yetmiyor. Ortaya çıkan açık bütçede gedik açıyor. Ele alınabilecek iki önlem var. Birincisi, emeklilik kapsamını daraltmak. Mesela emeklilik yaşını yükseltmek, hakların ailenin diğer fertlerine yayılmasını sınırlamak, ya da başka işlerde çalışanların emeklilikten yararlanmasını önlemek.

Çözümleri bulmak gerek
İkincisi, tahsilatı artırmak. Türkiye'de 12-13 milyon prim ödeyen insan, neredeyse 50 milyon insana güvence yetiştirmeye çalışıyor. Oysa bu olanaksız.
Üstelik prim ödeyen sayısı az olduğundan yük aşırı düzeye getiriliyor ve işgücü maliyeti yükseliyor. Batıda da tahsilat-ödeme açıkları var. Ancak bu sorun ömür beklentisinin uzamasından kaynaklanıyor. Geçen yıl ABD'de yapılan bir araştırmada, sağlık sigortası primlerinin yüzde 10 artırılması durumunda işsizliğin yüzde 1.6 artacağını göstermişti. Kısacası, primlerin yüksek olması aslında her ülkede olumsuz.
Geçen ay ABD'de yapılan bir araştırma, emeklilik yaşının 3 yıl yükseltilmesi durumunda İngiltere'de sosyal güvenlik sisteminde yüzde 40, ABD'de yüzde 30, İtalya'da ise yüzde 15'lik bir tasarruf sağlanacağını gösterdi. Ancak son yıllarda genel uygulama erken yaştan emekli olanlara daha az emeklilik ücreti vermek üzerine. Bu da çeşitli Avrupa ülkelerinde yüzde 10 ile yüzde 40 arasında tasarruf sağlıyor.
Sadede gelelim. Bir borcun ödenmeme durumu iki nedenden kaynaklanabilir. Ya ahlaki sorun vardır, ki sık sık gelen aflar bunu kamçılar. Ya da ödeme kapasitesi yoktur. Primlerin çok yüksek olduğunda ödeme kapasitesi elbette yetersiz kalır.
Şimdi oturup düşünmek gerek.. Bu hükümet ne yaptı?

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Irak'ta en büyük facia
IRAK'ta mezhep savaşını tetiklemek için, hiçb...
Çetin ALTAN
Çalkalama ve çalkalanma...
Saat akşam 19 sularında otobüs duraklarında, ...
Melih AŞIK
Hamas skandalı...
Avrupa Birliği ülkeleri geçen yıl 29 Kasım'd...
Fikret BİLA
Baykal: Gül kendi kusurunu basına yüklemesin
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Hamas ziyar...
Hasan CEMAL
Çanlar ne için çalıyor?
Irak'ın Samarra kentinde Şiilerin en kutsal y...
Güneri CIVAOĞLU
Gizli servisler (!)
Hamas fırtınası, bu kez de Abdullah Gül eksen...
Abbas GÜÇLÜ
Ah bu gençler ve Mumcu
ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, önceki gece, ...
Hurşit GÜNEŞ
Başbakan'ın son affı
İki gün önce Başbakan Erdoğan sosyal güvenlik...
Sami KOHEN
Demokrasi ikilemi...
ABD'nin Hamas liderlerinden Halid Meşal'in An...
Metin MÜNİR
Erdemir: Hem ağlarım, hem alırım
Erdemir'i özelleştirmeden satın almak Ordu Ya...
Faik ÖZTRAK
Merkezi yönetim borcu ve saydamlık
Hazine Müsteşarlığı ocak ayına ait borç stoku...
Hasan PULUR
Gübre atmak yumurta ayırmak...
"MÜNAFIKLAR"la baş etmek mümkün değil, hele b...
Derya SAZAK
Kırmızı imtiyaz
Onuncu Yıl Marşı'ndan: "İmtiyazsız, sınıfsız,...
Meral TAMER
Ürdün'ün profesyonel Kraliçesi
Ürdün Kraliçesi Rania El Abdullah'ı Davos'tak...
Ece TEMELKURAN
El ele, baş başa
"Baş başaydılar" diyor televizyon. "Romantik ...
Güngör URAS
Kart kullanan 24 milyon, aftan yararlananlar 184 bin kişi
Kredi kartı affından kaç kişi yararlanacak? B...
M. Ali BİRAND
Bu raporu iyi okumak gerek
Kaçıncı "Güneydoğu raporu" olduğunu bilmiyoru...

© 2006 Milliyet