Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Şubat 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdemir: Hem ağlarım, hem alırım


Erdemir'i özelleştirmeden satın almak Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun (Oyak) belki de bu güne kadar yaptığı en büyük ve en pahalı hatadır.
Arcelor ile ortaklık görüşmelerine kendini angaje etmesi Oyak için bu hatayı daha da vahim bir hale getirdi.
Hatalar dizisi Oyak'ın Erdemir'i ne pahasına olursa olsun alacağını deklare etmesiyle başladı. Açık artırmada Erdemir piyasa değerinin çok üstünde, 6 milyar dolardan Oyak'ın üzerinde kaldı.
Dün bu konuda konuştuğum bir yatırım bankacısının sözleriyle, "Bu hisseleri 6 milyar dolar üzerinden almak herhangi biri için yanlıştı. Arcelor veya Mittal gibi uluslararası oyuncular bile Erdemir'e böyle bir prim ödemekten kaçındı. Ki onlar için bir mantık ifade edebilirdi. Oyak bir kahramanlık yaptı."
Oyak'ın demir-çelik sektöründe hiç tecrübesi yoktur. Konuyla ilgili iyi danışmanları olmadığı, veya onları dinlemediği ise Arcelor ile ortaklık görüşmeleri için münhasırlık anlaşması imzalanmasıyla kanıtlandı.

Baştan belliydi
Rekabet Kurumu'nun bir skandalı göze almadan Arcelor-Oyak ortaklığına vize vermesinin imkânsız olduğu ta başından belliydi.
Arcelor Türkiye'de faaliyet gösteren ve Erdemir'in hem müşterisi hem hissedarı, hem de rakibi olan Borçelik'in iki ortağından biridir. Rekabet Kurumu, içinde Borçelik'in diğer ortağı (Borusan) olduğu için Erdemir Ortak Girişim Grubu'nu özelleştirme yarışından eledi. Bu kararın mürekkebi kurumadan Arcelor'a olur demesi imkânsızdı.
"Kurum bize hayır dediği için onlara evet diyemez" dedi Ortak Girişim Grubu üyelerinden biri.
Ama Oyak belki de Ankara'daki forsuna güvendi. Rekabet Kurumu'nun üzerinde ağır bir baskı oluşturulduğu çoktandır piyasada konuşulmaktaydı. Kurumun konuyu görüşüp karar almayı ertelemesinin ardındaki nedenin bu olduğu söyleniyor.
Kurumdan olur alamayacağını anlayan Oyak, Erdemir'i tek başına devralacağını açıkladı. Arcelor ile ortaklık görüşmelerini "münhasıran" devam ettireceğini bildirdi.
Ancak konuştuğum yatırım bankacılarına göre bu aşamadan sonra Oyak'ın Arcelor'la bir ortaklık kurması veya başka bir ortak bulması "çok zordur." Oyak çağrı muafiyetine tabidir. Erdemir'i devraldıktan sonra bu muafiyet kalkacak. Yeni ortak çağrı mükellefiyeti doğuracak, bu da mali yükümlülüğü 6 milyar dolara çıkaracak.

Özkaynak var mı?
Arcelor işinin suya düşmesi Oyak'ın Erdemir'den doğan 3 milyar dolarlık riski tek başına yükleneceği anlamına geliyor. Erdemir'in geri dönüş hesabı yapıldığında, bankalar yüzde 60 özkaynak altında kredi vermeyeceklerdir. Bu hesaba göre Oyak 1.8 milyar dolarlık özkaynak koyup geriye kalan 1.2 milyar doları bankalardan borç almak durumundadır. Ancak Oyak'ta 1.8 milyar dolarlık özkaynak yoktur.
Arcelor ile ortaklığın hâlâ mümkün göründüğü günlerde Oyak, Erdemir'den alacağı temettülere karşılık Türk ve yabancı bankalardan 12 yıl vadeli 1.1 milyar dolar civarında kredi sağlamıştı. O zaman hesap, ödemenin yarısı peşin, yarısı iki yıl içinde yapılacağı üzerineydi.

'Kambur olur'
Ancak Oyak, Erdemir için ödemeyi peşin yapacağını açıkladı. Finansmanın gerisi muhtemelen çimento fabrikaları gibi farklı teminatlar göstererek elde edilecek.
Bunun dışında Oyak'ın 2.8 milyar dolarlık yatırım taahhüdü var.
Uzmanlar, çelik endüstrisinin içinde bulunduğu konjonktür içerisinde, 10 yıl gibi uzun bir vadede bile Erdemir'in bu finansmanı çevirebilecek kaynak yaratamayacağını düşünüyorlar.
"Oyak hesaplı olmayan bir işe girdi" diye konuştu bir uzman. "Üyeleri için doğru bir karar vermedi. Bu, emeklilik fonu için bir kambur olacak."
Oyak risklerini muhakkak biriyle paylaşmak isteyecektir.
Ama kiminle?

mmunir@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Irak'ta en büyük facia
IRAK'ta mezhep savaşını tetiklemek için, hiçb...
Çetin ALTAN
Çalkalama ve çalkalanma...
Saat akşam 19 sularında otobüs duraklarında, ...
Melih AŞIK
Hamas skandalı...
Avrupa Birliği ülkeleri geçen yıl 29 Kasım'd...
Fikret BİLA
Baykal: Gül kendi kusurunu basına yüklemesin
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Hamas ziyar...
Hasan CEMAL
Çanlar ne için çalıyor?
Irak'ın Samarra kentinde Şiilerin en kutsal y...
Güneri CIVAOĞLU
Gizli servisler (!)
Hamas fırtınası, bu kez de Abdullah Gül eksen...
Abbas GÜÇLÜ
Ah bu gençler ve Mumcu
ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, önceki gece, ...
Hurşit GÜNEŞ
Başbakan'ın son affı
İki gün önce Başbakan Erdoğan sosyal güvenlik...
Sami KOHEN
Demokrasi ikilemi...
ABD'nin Hamas liderlerinden Halid Meşal'in An...
Metin MÜNİR
Erdemir: Hem ağlarım, hem alırım
Erdemir'i özelleştirmeden satın almak Ordu Ya...
Faik ÖZTRAK
Merkezi yönetim borcu ve saydamlık
Hazine Müsteşarlığı ocak ayına ait borç stoku...
Hasan PULUR
Gübre atmak yumurta ayırmak...
"MÜNAFIKLAR"la baş etmek mümkün değil, hele b...
Derya SAZAK
Kırmızı imtiyaz
Onuncu Yıl Marşı'ndan: "İmtiyazsız, sınıfsız,...
Meral TAMER
Ürdün'ün profesyonel Kraliçesi
Ürdün Kraliçesi Rania El Abdullah'ı Davos'tak...
Ece TEMELKURAN
El ele, baş başa
"Baş başaydılar" diyor televizyon. "Romantik ...
Güngör URAS
Kart kullanan 24 milyon, aftan yararlananlar 184 bin kişi
Kredi kartı affından kaç kişi yararlanacak? B...
M. Ali BİRAND
Bu raporu iyi okumak gerek
Kaçıncı "Güneydoğu raporu" olduğunu bilmiyoru...

© 2006 Milliyet