|
Gübre atmak yumurta ayırmak...
"MÜNAFIKLAR"la baş etmek mümkün değil, hele bir de bulaşmışsanız.
Bilirsiniz, "münafık"ın işi gücü ortalığı karıştırmak, insanları birbirine düşürmektir.
Geçen gün bunlardan biri, çarşıda çevirdi, o da eski göz aşinalarımızdan, hemen lafa girdi:
"Mehmet Velat İzol'un gönderdiği e-postayı aldın mı, okudun mu?"
"Hayır, okumadık!"
Manalı manalı gülümseyip omuzlarını silkti:
"Tabii okumazsın, okusan da yazamazsın ki!"
Nasıl tahrik edip kışkırtıyor, görüyorsunuz değil mi?
***
ERTESİ gün bilgisayardan bu e-postayı bulup çıkardık.
Okumayacağımız, okuyup da yazamayacağımız buymuş, "bomba fıkra" kaydıyla gelmiş.
İşte okuduk ve yazıyoruz...
***
ÜLKEDE ekonomik kriz başlamış, her sektörü olduğu gibi, basın sektörünü de etkilemiş. İki genç gazeteci işsiz kalmış, "Ehh, ne de olsa Avrupalı sayılırız!" diye yurtdışına çıkmışlar, ama ceplerindeki üç beş avro tükenince akılları başlarına gelmiş, iş aramaya başlamışlar...
***
NAFİLE, her kapı yüzlerine kapanmış, tam umutlarını yitirip "Benim ülkem, güzel ülkem!" diye diye dönmenin yollarını ararken, bir gazete ilanı görmüşler:
"Çiftlikte çalışacak işçi aranıyor!"
Çiftlik sahibi onları ahırın önüne götürmüş:
"Bu ahırı temizleyeceksiniz, gübreleri toplayıp gübreliğe atacaksınız, üç öğün yemek, yatacak yer ve saatine de 5 avro! Hadi göreyim sizi!"
Bizimkiler "Ya Allah!" deyip işe girişmişler, bir haftalık işi, üç günde bitirmişler, her taraf pırıl pırıl...
***
PATRON çok memnun, almış onları bir makinenin başına götürmüş:
"Şu düğmeye basınca yürüyen bant çalışmaya başlar ve yumurtalar gelir; siz de banttaki yumurtaları büyük küçük, iyi kötü diye kutulara atacaksınız. Büyükler, iriler bu kutuya; kötüler, ufaklar şu kutuya! Hadi bakayım, göreyim sizi!"
Makine çalışmış, bant yürümeye başlamış. Yumurtalar geliyor, bizimkiler hangisi büyük, hangisi küçük, bu iyi, bu kötü diye tartışırken, yumurtalar bandın sonundaki çöp kutusuna düşüp kırılıyor, onlar da, ellerinde yumurta, bunu hangi kutuya atalım diye tartışıyorlar.
***
PATRON koşup gelmiş, bandı durdurmuş, kızgın:
"Ne yapıyorsunuz siz?"
Verecek cevap yok!
Patron bir soru daha sormuş:
"Siz Türkiye de ne iş yapıyordunuz?"
"Gazeteciydik!"
Patron "Belli oluyor!" demiş:
"Bok atmayı iyi beceriyorsunuz da iyi ile kötüyü, küçük ile büyüğü ayırmayı bir türlü beceremiyorsunuz!"
***
NASIL münafık efendi, hani okuyamazdık, okusak da yazamazdık!
Onca adama, çuvaldızı hart diye sokacağız da, kendimizi bir iğneden mi sakınacağız!
Az bile!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|