Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Şubat 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
El ele, baş başa


"Baş başaydılar" diyor televizyon. "Romantik bir ortamda" diye de ekliyor. "El eleydiler" diye özellikle belirtiliyor. Emine Hanım ve Tayyip Bey, allı morlu ışıklandırılmış antikçağ kapılarına doğru ilerliyor. Haberi duyunca sanırsınız ki sahiden baş başaydılar, hakikaten romantikti ortam.
Sorarım size, kim sevgilisiyle el ele yürürken yanında Kültür Bakanı Atilla Koç'u ister?!
Koç meselesi de değil sadece. Telaşlı tabiatlı korumalar, diğer resmi zevat, kim olduğu belli olmayan zerzavat...
Efes antik şehrinde son derece antika bir durum. Oysa bu gezi, Emine Hanım'a verilen, romantik bir doğum günü hediyesi.
Baş başa veya romantik mi peki? Emine Hanım daha iyi bilecektir, iktidarla takdis edilmiş başlar, hiçbir surette baş başa kalamazlar!

İktidar kalabalıktır
Memleketimizin siyasi âdetleri uyarınca, yekpare bir kütleye dönüşecek kadar bitişik nizam yaşayan bir kalabalıkla hareket etmeye mahkûmdur muktedir. Türkiye'de iktidar, bitişik erkek vücutlarından oluşan bir duvarla çevrelenir. Kadınların siyasete girememesi esasen bu sebeptendir!
"Kadınlar siyasette neden etkin değil?" sorusunun cevabı budur: Bol elleşmeli, öpüşmeli, sarılmalı, omuzlara almalı siyasi erkek ayinlerini bozar kadın gövdeleri. Sıkıntı yaratır, "Erkek muhabbeti" rahatlığını bozar kadınlar. Kadınlar surları aşamadan bedenen ve ruhen tüketilir.
Çünkü memleketimiz sadece ruhen değil, bedenen de muktedire yapışmayı sever. Siyaset, bu ülkede, biraz da birbirine yaslanmış, birbirini sıkıştıran erkek gövdeleridir. İktidar halelerinin dış çeperlerinde kalmak erkeklere kendilerinin de nedenini bilemediği bir ruh ürpermesi verir.
Siyaset, memleketimizde bir dolmuş misali hep sıkış tıkıştır. Şu anda elimizde bulunan siyasetçiler, bu sıkış tıkış ortamdan sağ çıkabilenlerdir. Hatta kimilerinin tek mahareti bu bile olabilir!

Açık ve kapalı kadın başı
Bir kadının başı, açık veya kapalı, bu kadar gürültüyü kaldırmaz asla. Peki bir ilişki baş başa kalamamayı ne kadar kaldırır? Olup bitenin oturup sakin kafayla temize çekildiği, dar zamanda araya verilen kırgınlıkların giderildiği o baş başa konuşmalar olmadan? Çünkü, bilirsiniz, insanlar konuşmadan yaşar sanılanın aksine. Konuşmak, hele bir ilişkide zamanı durdurup kalbimizin Z raporunu almaktır, baş başa bir vakte muhtaçtır...
Mesele el ele fotoğraf vermek değil yani. Zaten memleket sathında nice evlilik misafirliklerde verilen o "huzurlu ilişki" pozuyla içten içe devrilirken yürütülür. Ama hakikaten hiç yalnız kalmadan bir ilişki nasıl götürülür?
Evlilik zaten yeterince kalabalık bir müessesedir. İki kişilik bir kurum olduğunu sananlar ancak hiç evlenmemiş olanlardır. Ama bir de iktidar kalabalığı girince ilişki evinin içine...
Bir muktedirin evliliği, herhalde, pek sevilmeyen misafirlerin gitmediği, herkesin "misafirlik halini" giderek gerçek haliyle karıştırdığı bir ev ziyareti gibidir. Acaba muktedirlerin eşleri ne tür fenalıklar geçirmektedir.
Bu ülkenin siyasi tarihine aslında bir de bütün Türkiye'yi evlerinde ağırlayan, bitişik nizam erkek gövdeleri arasında yaşayan o kadınlar yazmalılar. Muktedir hanımlar, erkek vücutlarından örülü duvarlarla oluşan o iktidar halelerinin içeriden nasıl göründüğünü anlatmalılar. Çünkü bilirsiniz, erkekleri, iktidarları ve erkek duvarlarını bir tek kadınlar çatlatırlar!

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Irak'ta en büyük facia
IRAK'ta mezhep savaşını tetiklemek için, hiçb...
Çetin ALTAN
Çalkalama ve çalkalanma...
Saat akşam 19 sularında otobüs duraklarında, ...
Melih AŞIK
Hamas skandalı...
Avrupa Birliği ülkeleri geçen yıl 29 Kasım'd...
Fikret BİLA
Baykal: Gül kendi kusurunu basına yüklemesin
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Hamas ziyar...
Hasan CEMAL
Çanlar ne için çalıyor?
Irak'ın Samarra kentinde Şiilerin en kutsal y...
Güneri CIVAOĞLU
Gizli servisler (!)
Hamas fırtınası, bu kez de Abdullah Gül eksen...
Abbas GÜÇLÜ
Ah bu gençler ve Mumcu
ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, önceki gece, ...
Hurşit GÜNEŞ
Başbakan'ın son affı
İki gün önce Başbakan Erdoğan sosyal güvenlik...
Sami KOHEN
Demokrasi ikilemi...
ABD'nin Hamas liderlerinden Halid Meşal'in An...
Metin MÜNİR
Erdemir: Hem ağlarım, hem alırım
Erdemir'i özelleştirmeden satın almak Ordu Ya...
Faik ÖZTRAK
Merkezi yönetim borcu ve saydamlık
Hazine Müsteşarlığı ocak ayına ait borç stoku...
Hasan PULUR
Gübre atmak yumurta ayırmak...
"MÜNAFIKLAR"la baş etmek mümkün değil, hele b...
Derya SAZAK
Kırmızı imtiyaz
Onuncu Yıl Marşı'ndan: "İmtiyazsız, sınıfsız,...
Meral TAMER
Ürdün'ün profesyonel Kraliçesi
Ürdün Kraliçesi Rania El Abdullah'ı Davos'tak...
Ece TEMELKURAN
El ele, baş başa
"Baş başaydılar" diyor televizyon. "Romantik ...
Güngör URAS
Kart kullanan 24 milyon, aftan yararlananlar 184 bin kişi
Kredi kartı affından kaç kişi yararlanacak? B...
M. Ali BİRAND
Bu raporu iyi okumak gerek
Kaçıncı "Güneydoğu raporu" olduğunu bilmiyoru...

© 2006 Milliyet