Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnsana dair


Vehbi Koç'un "görünmez oluşunun" 10. yıldönümü... Vehbi Bey nasıl anılmak isterdi?
Dün sabah ailesi, dostları, eski ve yeni çalışma arkadaşlarından bir grupla kabri başındaydık.
Gösterişten uzak ve sade bu topluluk, abartıyı sevmeyen Vehbi Bey'i memnun ederdi.
Hava yağmurluydu. Vehbi Bey kendisi nedeniyle kabrine gelenlerin uzun süre orada kalıp ıslanmasını da istemezdi.
Cenaze töreni için Fatih Camii'ni de "Kimse kalabalıktan eziyet çekmesin" gerekçesiyle vasiyet etmişti.
CEO Bülend Özaydınlı kısa ve öz konuştu.
Vehbi Bey'in çok sevdiği, beraber ibadet ettiği eski üst düzey yöneticisi Cengiz Solakoğlu daha kısa bir duayı öngörmüştü.
Bunlar da Vehbi Bey'in tercihleri olabilirdi.
.........................
Öğleden sonra Nakkaştepe'de anma konuşması ve dua vardı. Özellikle Atatürk'ün isteğiyle Behçet Kemal Çağlar tarafından nazım diliyle kaleme alınan Türkçe Kuran sureleri çok güzeldi.
Can Dündar'ın belgelerden oluşan özel ve kısıtlı basım kitabı konuklara dağıtıldı.
Daha sonra bir açık büfe...
Hiçbir şey abartılmış değildi. Saygın bir sadelik içinde başladı ve bitti.
..........................
Bunların ötesinde Vehbi Bey başka ne isterdi?
Koç Şirketler Grubu'nun güçlü ve başarılı olduğunu, iyi yönetildiğini, kurumsallaştığını, dağılmadan bütünlüğünü koruduğunu, nesiller boyu liderliğini sürdüreceği izlenimi vermesini...
Koç Grubu, onun bu yol haritasında ilerliyor. Son 3 yıldır Koç Grubu'nun başında torunu Mustafa Koç var.
Yani... 3. nesil.
Dünyadaki büyük şirketlerin sadece %15'i, üçüncü kuşak tarafından yönetilmekte.
Bir söz vardır:
"1. nesil kurar, 2. nesil devam ettirir, 3. nesil batırır..."
Koç Grubu'nda bu söylem gerçekleşmedi.
Tam tersine Koç Grubu son 3 yılda 2 buçuk katı büyüdü.
Bunda 3. nesilden Mustafa Koç'un iyi yönetiminin yanı sıra profesyonelleşme ve kurumsallaşma katkısı da önemli.
Koç Grubu'nun dağılmaması, kardeşlerin, torunların aynı çatı altında bir arada kalması da onun isteğiydi.
Daha babası yönetimdeyken Mustafa Koç, aileye şöyle bir öneride bulunuyor:
"Amerika'da değerli bir danışman var. Büyük aile şirketlerine hizmet veriyor.
Onu getirtelim. Rahmi Bey sonrasının yönetimini düzenlesin, karışıklık olmasın."
Bu danışman, 2 yılı aşkın süre sık sık geliyor. Aile bireylerini yüz yüze getirerek konuşmakta en zorlanılacak konularda bile tartışma açtırıyor.
Ailenin tek liderinin olması ama onun da aileye karşı sorumlulukları ve diyalog çerçevesi, haklar, görevler, beklentiler, net çizgilerle belirleniyor.
Mustafa Koç, gene bu danışmanın önerisiyle başta liderlik ve finansman olmak üzere üst düzey kurslara gönderiliyor.
Bütün bunlardan sonra Rahmi Koç, Mustafa, Ömer ve Ali Koç kardeşleri evine yemeğe davet ediyor. Ve Mustafa Koç'un kendisinin yerini alması kararını açıklıyor.
Tüm aile ona yürekten desteğini sunuyor.
Geride kalan süreçte bu psikoloji zaten oluşmuş bulunmaktadır.
Aynı danışmandan Türkiye'de iş yaşamının başka büyük aileleri de yönetim değişiklikleri için yararlanmakta.
Vehbi Bey belki bir yerlerden bu oluşumu izliyorsa, "Gene öncü biziz" diyordur.
Nur içinde yatsın.

AÇEV'in meleği
Kraliçe Rania'nın gelişiyle AÇEV ilgi odağı oldu. Böyledir işte... İletişim çağı "ikona" istiyor. Oysa... Melek yürekli Ayşen Özyeğin, yıllar önce kurduğu, büyüttüğü AÇEV'le harikalar yarattı.
Fakat sesini tam duyuramadı.
Şimdi de müthiş bir iddianın arkasında...
"7 yaş çok geç. Eğitim daha erken yaşta başlamalı. Örneğin 4 yaşında..."
Daha erken başlamak, 1'e 7 oranında fark yaratıyor. Bunun bilimsel, sayısal, tıbbi izahları ve o konuyu işleyen seminer, güzel Kraliçe pırıltılarının gölgesinde kaldı.
Oysa çok önemli.
Bu konuyu ayrı yazılarda ayrıntılarıyla işleyeceğim.
Kraliçe Rania'nın daveti gene de böyle önemli bir konunun varlığını göstermek bakımından iyi düşünülmüş bir iletişim örneği...

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Lafla peynir gemisi yürür mü, yürümez mi?
"Şnozer", kimsenin pek bilmediği bol tüylü kü...
Melih AŞIK
Milliyetçi model
Ulusumuz kendisini sarsan sömürgeleştirme, ki...
Fikret BİLA
'Ya siyaset ya ticaret'
AKP Hatay Milletvekili Fuat Geçen, gensoru me...
Hasan CEMAL
Devrim hayali!
Pazar yazısı... Konu, devrim hayali! Biraz da...
Güneri CIVAOĞLU
İnsana dair
Vehbi Koç'un "görünmez oluşunun" 10. yıldönüm...
Can Dündar
Bir işadamının evrak-ı metrukesi
Vehbi Koç'un anılarını ve özel hayatından be...
Abbas GÜÇLÜ
Anlatım özürlü bir toplum olduk
Gün geçmiyor ki iktidardan, öyle değil de, şö...
Metin MÜNİR
Hadi gene sıyırdın Metin Münir
Yaşlanmanın en cici taraflarından biri varlığ...
Hasan PULUR
40 hastalık!!!
TARTIŞMA sertleşmeye başlayınca, taraflardan ...
Derya SAZAK
Kütüphane devrimi
Kitapları, kütüphaneleri toplumun merkezine t...
Meral TAMER
Vehbi Koç, beni çok güldürürdü
Yıl 1992.
Ece TEMELKURAN
Çingeneler ve beyaz adam
Bir kitap okuyorum: "Çingeneler-Opre Roma!". ...
Tamer HEPER
Bu şartlarda gelecek karanlık
Artık içli dışlı olduğumuz bir küçük hırsız k...
Osman ULAGAY
Chelsea - Barcelona ve İzlanda dersleri
Hemen her erkeğin ve giderek daha fazla kadın...
Güngör URAS
Yabancı bankalardan "kütüphane sendikasyonu"
Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın (TOG) teşebbüsüy...
Serpil YILMAZ
'İçinize atın, CHP'de birleşin!'
DİSK'in öncülüğünde oluşturulan "10 Aralık Pl...

© 2006 Milliyet