Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Chelsea - Barcelona ve İzlanda dersleri


Hemen her erkeğin ve giderek daha fazla kadının futbol yorumu yaptığı bir ülkede benim gibi uzmanlık iddiası taşımayan bir izleyicinin kalkıp da futboldan söz etmesi kolay değil. Biraz da bu zorluğu düşünerek futbola bulaşmıyordum bir süredir. Ancak geçen Çarşamba gecesi oynanan Chelsea - Barcelona karşılaşmasını televizyondan izledikten sonra bu maçın bende yaptığı çağrışımları mutlaka yazmam gerektiğini düşündüm.
Chelsea - Barcelona maçında beni en çok etkileyen şey, sahadaki futbolcuların sıra dışı hüner ve becerilerini sınırsız bir mücadele gücüyle kusursuz şekilde birleştirerek ortaya koymaları oldu. Ronaldinho ve Messi gibi süper yıldızlara sahip olan Barcelona'nın gol pozisyonu yaratma kapasitesi Chelsea'nin çok üstündeydi ama Chelsea savunmasının son anda yaptığı golü önleme müdahaleleri de tek kelimeyle müthişti. Elli yıldır maç izlerim, savunmada böyle bir zamanlama mükemmeliyeti görmedim.

Futbolla gelen umut
Barcelona'nın büyüleyici ahengiyle oyunun üçte ikisini 10 kişiyle oynamak zorunda kalan Chelsea'nin sergilediği mücadele gücü, yalnızca futbol adına değil, daha genel anlamda umutlandırdı beni. Bazen paranın futbolu teslim aldığını ve pahalı yıldız futbolcuların fazla profesyonelleştiğini düşünüyordum ama bu maçı izleyince umudum arttı. Salt paranın gücüyle yaratılamayacak bir olay yaşattı bize futbol sahasındaki insanlar.
Futbolla ilgilenen herkes geçen haftaki Chelsea -Barcelona maçını izleyerek önemli dersler çıkartabilir. Geçen hafta İzlanda'da yaşananlar ise "cari açık önemli değil, ülkeye para giriyorsa sorun çıkmaz" diyenlerin yararlanabileceği bir ders niteliği taşıyor bence.
İzlanda, Avrupa'nın en kuzeyinde yer alan 300 bin nüfuslu bir ada ülkesi. Kişi başına 30 bin dolara yaklaşan bir gelir düzeyine sahip olan ve başlıca geçim kaynağı balıkçılık dışında adından pek söz edilmeyen bir ülke.

Cari açık dersleri
Dış ödemeler dengesinde giderek büyüyen cari açıklar veren İzlanda'da faiz oranlarının % 11 dolayına yükselmiş olması bu yüksek faizden yararlanmak isteyen yatırımcıların ve yatırım fonlarının gözünden kaçmamış. "Carry trade" denen yöntemle, örneğin euro ile borçlanıp İzlanda kronuyla yatırım yapanlar iyi para kazanmaya başlamış. Bizim hiç de yabancısı olmadığımız bir durum yani.
Ancak geçen hafta Fitch adlı rating (değerlendirme) kuruluşu "cari açığın sürdürülemez boyutlara tırmandığı" gerekçesiyle İzlanda'nın kredi notunu düşürünce İzlanda kronuyla yatırım yapmış olan fonlarda panik başladı. İzlanda kronu iki günde % 10'a yakın değer yitirdi ve Financial Times'ın haberine göre, yatırımcıların 18 ayda elde ettiği kâr iki gün içinde zarara dönüştü.
Dahası, İzlanda gibi küçücük bir ülkede yaşanan bu panik anında bütün "Yükselen Pazar" ülkelerinin döviz ve tahvil piyasalarını etkiledi. Brezilya, Güney Afrika, Endonezya, Polonya, Meksika ve Türkiye gibi ülkelerin paraları ilk anda değer kayıplarına uğradı. İzlanda'dan kaçmaya çalışırken başka ülkelerdeki kârlı pozisyonları kapatma çabası bu sonucu doğurdu.
Öğrenmek isteyen için derslerle dolu bir dünyada yaşıyoruz.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Lafla peynir gemisi yürür mü, yürümez mi?
"Şnozer", kimsenin pek bilmediği bol tüylü kü...
Melih AŞIK
Milliyetçi model
Ulusumuz kendisini sarsan sömürgeleştirme, ki...
Fikret BİLA
'Ya siyaset ya ticaret'
AKP Hatay Milletvekili Fuat Geçen, gensoru me...
Hasan CEMAL
Devrim hayali!
Pazar yazısı... Konu, devrim hayali! Biraz da...
Güneri CIVAOĞLU
İnsana dair
Vehbi Koç'un "görünmez oluşunun" 10. yıldönüm...
Can Dündar
Bir işadamının evrak-ı metrukesi
Vehbi Koç'un anılarını ve özel hayatından be...
Abbas GÜÇLÜ
Anlatım özürlü bir toplum olduk
Gün geçmiyor ki iktidardan, öyle değil de, şö...
Metin MÜNİR
Hadi gene sıyırdın Metin Münir
Yaşlanmanın en cici taraflarından biri varlığ...
Hasan PULUR
40 hastalık!!!
TARTIŞMA sertleşmeye başlayınca, taraflardan ...
Derya SAZAK
Kütüphane devrimi
Kitapları, kütüphaneleri toplumun merkezine t...
Meral TAMER
Vehbi Koç, beni çok güldürürdü
Yıl 1992.
Ece TEMELKURAN
Çingeneler ve beyaz adam
Bir kitap okuyorum: "Çingeneler-Opre Roma!". ...
Tamer HEPER
Bu şartlarda gelecek karanlık
Artık içli dışlı olduğumuz bir küçük hırsız k...
Osman ULAGAY
Chelsea - Barcelona ve İzlanda dersleri
Hemen her erkeğin ve giderek daha fazla kadın...
Güngör URAS
Yabancı bankalardan "kütüphane sendikasyonu"
Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın (TOG) teşebbüsüy...
Serpil YILMAZ
'İçinize atın, CHP'de birleşin!'
DİSK'in öncülüğünde oluşturulan "10 Aralık Pl...

© 2006 Milliyet