|
 |
|
|
'Limit sınırlaması yeni girişleri yavaşlatacak'
Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, yasanın kredi kartı limitlerini gelire göre sınırlamasının yeni girişleri yavaşlatarak bu alandaki büyümeyi düşüreceğini söyledi
Finans Sohbetleri / KADİFE ŞAHİN
Kamuoyunda çok tartışılan Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasası, sonunda Meclis'in onayından geçti.
Tasarı icraya düşmüş kredi kartı borçlularının ödemelerine yeniden yapılandırma olanağı getirirken, sisteme yeni girecek müşterilerin kart limitlerine sınırlama gibi yeni uygulamaları da beraberinde içeriyor.
Sektörün limit uygulamasını teknik olarak nasıl işleteceği henüz tam olarak bilinmiyor ancak etkileri konusunda ileri sürülen düşünceler var.
Denizbank Finansal Hizmetler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ateş, sisteme yeni girecek bir müşterinin bankalardan alacağı kredi kartlarının limitlerinin ilk yıl gelirinin iki, ikinci yıl ise dört katıyla sınırlandırılmasının kredi kartı piyasasını daraltacağını söyledi.
'Müdahale beklenti yaratır'
Uygulamanın müşterinin ve piyasanın eğitilmesi açısından haklı görülebileceğini ifade eden Ateş, "Limitlere gelire göre sınırlama getirmek, sisteme yeni müşteri girişini daraltacaktır. Bu daralma toplam rakamlara yansır. Bu bakımdan piyasanın eskisi gibi hızlı büyümeyeceğini tahmin ediyorum" dedi.
Yasanın bu haliyle yürürlüğe girmesi konusunda Bankalar Birliği veya herhangi bir banka tarafından bir girişim olmasını beklemediğini söyleyen Ateş, sözleşme hukukuna çok fazla müdahale edilmesinin en temel sakıncasının yanlış beklentilere yol açmak olduğunu söyledi.
'Talepleri görmek istedik'
Finansbank ve Akbank'tan sonra Denizbank'ın da yabancı ortaklık ve işbirliği için piyasaya çıkmasını 'bir zorunluluk olarak' görüp görmediğini değerlendiren Ateş, "Krizlerden sonra konsolide olmuş, derli toplu bir sektöre ilgi çok fazla oluyor. Biz de bu taleplerin ne olduğunu görme arzusu duyduk" dedi.
Denizbank'ın 100 milyon dolar aktif büyüklükten 900 milyon dolar büyüklüğe ve 3 milyar dolar piyasaya değerine ulaştığını belirten Ateş, taliplilerle görüşmelerin çok geniş boyutlu ele alındığını söyledi.
Ateş, "Stratejik her türlü opsiyonu değerlendirebiliriz. Bu da her türlü iş ortaklığı ya da herhangi bir hisseyi satın alma veya satma olabilir. Bunların hepsi dört beş aylık dönemde, çok daha net olarak ortaya çıkacak" dedi.
'Henüz görüşme aşamasına gelmedik'
Denizbank'la ilgilenen kurumlarla henüz 'gelin görüşelim' aşamasına gelmediklerini belirten Hakan Ateş, dünyada da satın almalar olduğuna değinerek bu tür gelişmeleri de göz önünde tuttuklarını söyledi.
"Görüştüğünüz A kurumu, yarın B'yi satın alabilir. Bu nedenle talipliler hakkında karar verirken uzun vadeli düşünmek zorundayız" diyen Ateş, şunları söyledi:
"JP Morgan ile yaptığımız anlaşma o kadar geniş bir yelpazedeki hiç hisse alışverişi olmadan belli iş ortaklılıkları da olabilir. Örneğin sadece mortgage alanında veya aktif yönetiminde, tüketici finansmanında işbirliği yapabiliriz. Bu yelpazenin her grubundan talipler var."
'Tarım kesimi tefecilerin elinde'
Denizbank'ın tarım kesimine kaynak sağlamada öncü bir rol üstlendiğini söyleyen Ateş, diğer bankalara çağrıda bulunarak tarımın tefecilerin eline geçtiğini söyledi.
Ateş, şunları söyledi:
"Tarımda kimsenin çok fazla dikkat etmediği bir konuya ısrarla dikkat çekiyoruz. Nüfusumuzun yüzde 35'ini barındıran tarım kesimi gayri safi milli hasılaya yüzde 12 katkı sağlayabiliyor. Tefecinin elindeler. Buradan bütün bankalara ve kamuoyuna açık çağrı yapıyorum. Topraklarını kaptırıyorlar ve kendi topraklarının marabası haline geliyorlar. Bu kesime uygun koşullarda finansmanın mutlaka sağlanması lazım. Denizbank olarak bu alanda öncü bir rol oynuyoruz."
|
|
|

|