Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Şubat 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Radyonun kısa tarihinden notlar

Öğretim görevlisi, yapımcı ve sunucu Teoman Yazgan "Önce Radyo Vardı, Bir Halk Üniversitesi Ankara Radyosu ve Diğerleri, 1928-2005" adlı kitabında radyo tarihimizden ilginç kesitler veriyor

ŞÜKRAN PAKKAN

Türkiye'de önce radyo vardı... 1930'lı yılların, savaşın yaralarını sarmaya çalışan ve bilgiye aç Türkiye'sinin gözü, kulağı, sesi oldu. Evlerin baş köşesine yerleştirildi, dantel örtülerle korundu. Dinleyicileri, "Arkası Yarın" ile ilk kez radyo dizileriyle, "Senfoni Saati"nde caz ve klasik müzikle tanıştı. "Yurttan Sesler" ile türküleri, "haber saatinde" dünyadaki gelişmeleri öğrendi.
Kültür Üniversitesi öğretim görevlisi, radyo programı yapımcısı ve sunucusu Teoman Yazgan bir dönemin radyo tarihini, "Önce Radyo Vardı, Bir Halk Üniversitesi Ankara Radyosu ve Diğerleri, 1928-2005" adıyla yayımlanan kitabında kaleme aldı.
O yıllarda halkın eğlenmekten çok eğitime ihtiyacı olduğundan tüm programların büyük ilgi gördüğünü söyleyen Yazgan'ın kitabından bazı bölümler şöyle:

Senfonik müzik...
Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte, Türk halkının senfonik müzikle tanıştırılmasına Ankara Radyosu öncülük yapmıştı. 1940'larda Senfoni Orkestrası, Salon Orkestrası, Yaylı Sazlar Kuarteti, Caz Orkestrası ve Tango Orkestrası gibi bölümler oluşturulmuştu. Senfoni Orkestrası'nın haftada iki gün, birer saat olan programı canlı yayınlanır ve 160 kişilik misafir dinleyicisi olurdu. Bütün bu etkinliklerin dışında Mozart ve Beethoven gibi ünlü sanatçıların doğum ya da ölüm yıldönümleri nedeniyle bazen bir hafta bile süren programlar hazırlanırdı. Bütün bunları o günün Türkiye'si için abartılı ve yersiz bulanlar olabilir. Günümüzün Türkiye'sinde bile gündeme gelmeyen bu düşünceleri 1940'lı yılların Türkiye'si için çok ileri bir adım olarak görmek zorundayız.

Menderes'i taklit
1957 seçimlerinden itibaren Adnan Menderes Ankara Radyosu'nu daha fazla kullanma telaşına kapılmıştı. Böylece neredeyse bütün haberleri Can Okan'ın (dönemin haber spikeri) okuması gündeme geldi. Zira Okan'ın kendini Menderes yerine koyarak okuduğu siyasi haberler hem çok etkili oluyor hem de iktidarı fazlasıyla memnun ediyordu. Okan'ın sesi hükümetle özdeşleşti. Ancak, sonunda olanlar oldu, 27 Mayıs İhtilali'nde Okan da bir süre tutuklu kaldı.


Tatlıses'in hayali
İbrahim Tatlıses'in ilk albümünü, berber dükkanına kaseti getiren arkadaşım Necati sayesinde dinledim. Ankara'ya gelerek televizyonda şöyle bir görünmesi halinde, büyük sükse yaratacağı görüşünde birleştik. Yoğun bir kampanya başlattık. 1978'in Mart ayı sonunda bir programda bir türkülük görünme şansı çıktı. Ne olduysa o gece oldu. Duyulmadık, alışılmadık bir yorum. Birkaç hafta sonra, sanatçılar lokalindeki buluşmamıza Tatlıses de geldi. O dönemde sarı renkte 75 model Ford Taunus marka bir arabam vardı, Tatlıses bana "Bir gün gelecek bize de böyle bir araba kısmet olacak mı?" diye sordu.


Bakan "plak takıldı" diye aradı

Spiker Julide Gülizar anlatıyor:
"Bir akşam nöbetçi spikerdim. Telefon çaldı, arayan dönemin bakanlarından biriydi, 'Spikeriniz uyuyor mu, plak takıldı, aynı şeyi tekrarlayıp duruyor' diye çıkıştı. Çalan Ravel'in 'Bolero'suydu. Bilindiği gibi bu eser, aynı melodiyi tekrarlayan biçimde bestelenmişti."




PAZAR
Siyasetçilerdeki futbol merakı
Yarım asırlık anılar
"Her kıtadaki en yüksek zirveye çıkacağım"
"Trajediyle komedinin iç içe olduğunu gördüm"
Afganistan'daki ilk klasik müzik konserini Şişli Senfoni verecek
Masalsı rock şarkıları
"Yanlış bilgiler ilişkileri zora sokuyor"
Çok kültürlü pop
Bir film platosu:
Cumalıkızık

Radyonun kısa tarihinden notlar
Nazik konu lasik!
Bir işadamının evrak-ı metrukesi
Balık ve ünlüleri
Mezzaluna'da ne eksik?
"Tütün çağı"nın yeni tartışması
Atina günlüğü
Adı gibi olmayan hastalık: Şeker
Şans yanar döner, bir gün size de güler
Şarapta tekelcilik son bulmalı





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet