Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Şubat 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
10'uncu ölüm yıldönümünde Vehbi Koç'un aile arşivinden belgeler
Bir işadamının evrak-ı metrukesi



can.dundar@e-kolay.net

Vehbi Koç'un anılarını ve özel hayatından belgeleri derlediğimiz "Vehbi Koç" kitabı önümüzdeki hafta piyasaya çıkıyor. Ünlü işadamının 10'uncu ölüm yıldönümü dolayısıyla hazırladığımız bu kitapta Koç ailesinin özel arşivinden çok sayıda belge de yer alıyor.
Bu belgeler sadece ailenin iç işleyişini değil, Vehbi beyin çalışma yöntemini, büyükleriyle ve çocuklarıyla ilişkilerini, iş disiplinini de ele veriyor.
Yanında çalışanlara karşı otoriter, çocuklarıyla mesafeli, büyükleriyle saygılı bir tonda yazışan Vehbi Koç, onlardan da bu yaklaşımına benzer karşılıklar bekliyor.
Kitapta "Aile Albümünden" başlığı altında yer verdiğimiz belgelerden bir kısmını bugün burada yayımlamak istiyorum...

KOÇ'TAN ÇALIŞANLARA TAMİM

"8'de geldim. Mağaza pislikten geçilmiyor"
Yıl 1937...
Vehbi Koç, ticarethanedeki arkadaşlarına kimbilir kaçıncı kez disiplin talimatı yayınlıyor:
TAMİM
Bütün arkadaşlara...
Bu sabah ticarethaneye tam saat 8'de geldim. Vaziyeti çok acıklı buldum. Mesai intizamı hakkında bu kadar yazdığım tamimler hiç nazarı dikkate alınmamıştır. Mağaza, Sahibinin Sesi, Ford pislikten geçilmiyor. Masaların üzeri, tezgahlar, malların üzeri bir karış tozdur. Şefler temizlik ve mesainin intizamı ile alakadar değildirler. Onlar da ayrı bir gün, biraz istirahatlarından fedakarlık yaparak iş arkadaşlarının mesai saatında gelip gelmediklerine dikkat etmiş olsalardı ben de bu kadar üzülmezdim. Emin olunuz arkadaşlar, yapınız, dikkat ediniz, muntazam devam ediniz, temiz olunuz demekten usandım. Her verdiğim emir yapılmazsa bu ticarethaneyi istediğim şekilde yürütmeğe imkan bulamazsam, daha fazla didinmeden vazgeçerek sıhhatimi düşünerek işi terk edeceğim.
Bu suretle ticarethanemin kapanmasına sizler sebep olacaksınız. Ve belki de benden daha ziyade maddeten mutazarrır olacak sizlersiniz. Binaenaleyh bu husustaki son tamimi yazıyor ve bütün mesai arkadaşlarıma hitap ediyorum:
Vazifenize intizamla geliniz. Ticarethaneyi temiz tutunuz.

ULVİ CEMAL ERKİN'E MEKTUP

"Memleketin meşhur artistleri kimlerdir?"
Vehbi Koç, Divan Oteli inşaatını 1955'te tamamladı. Otel, 1956 başında açılacaktı. Aynı dönemde rakibi Hilton, devlet erkanının ve Amerikalı artistlerin katıldığı görkemli bir törenle açılmıştı. Altta kalmamalıydı. Orada Türk sanatçılardan çok yabancıların davet edilmesine üzülmüştü. Kendi oteli için tanınmış opera sanatçıları ile alaturkacıları davet etmeyi düşündü. İyi de bunları tanımıyordu bile...
Bunun üzerine çoksesli müziğin ünlü bestecilerinden Ulvi Cemal Erkin'e bir mektup yazıp şunları sordu:
"Memleketin meşhur artistleri kimlerdir?
Kimi davet etmek lazım?
Gelirler mi, gelmezler mi?
Opera müdürlüğü veya mensup oldukları daire izin verir mi?
Hiçbir şey bilmiyorum. Şimdiye kadar hayatında bu gibi işlerle hiç ilgisi olmayan ben 50 yaşından sonra yeni bir işe açıldım. Mahcup olmamak ve rakiplerimi güldürmemek için bütün enerjimi verdim. Bir falso yapılmasından endişe etmekteyim.
Bana yardım edebilir misiniz? Ne yapmam lazım?
Kıymetli artistlerimizin Ankara'dan İstanbul'a gelmeleri İstanbul'da otelimizde kalmaları ve tekrar Ankara'ya dönmeleri masraflarının hepsi bize aittir. Ayrıca bir ücret verilmeyecektir. Bu husustaki düşüncem muvafık mıdır, değil midir, bilmiyorum."
Erkin, bu mektup üzerine tanıdığı sanatçıları arayıp davet etti.
Açılış gecesinde sopranolar aryalar söyledi. Cemal Reşit Rey piyano çaldı. Ayla Erduran keman resitali verdi. Münir Nurettin Selçuk bir koro eşliğinde şarkılar söyledi. Ve o gece Vehbi Koç'un büyük kızı Semahat, müessesenin umum müdür muavini Nusret Arsel'le evlendi.


EVDEKİLER İÇİN TAMİM

"Termosifonların ikisi birden çalışmasın"
Yıl : 1959
Koç ailesi Büyükdere'den Şişli'deki eve taşınmış.
Ama yeni evde yeni düzen henüz kurulamamış. Vehbi Bey, ufak tefek düzensizliklere sinirleniyor ve bu kez evdekiler için 8 maddelik bir tamim yayınlıyor:
1-Gazete ve mecmuaların bir yeri olsun. Herkes oradan arasın.
2-Bir sürü albüm var. Bir sürü resimler ortada dolaşıyor. Bunları Sevgi ile Suna bir defa gözden geçirsinler. Biriken resimleri sırası ile yeni albümlere koyalım.
3-İlaç dolabı bir defa elden geçsin.
4-Sıhhi dosyalar ve herkesin ufak tefek dosyaları odasında dursun.
5-Benim yazıhanemin gözündeki muhtelif işlere ait dosyalar temizlensin. Benim yazıhaneye önüne gelen her şeyin konulmasından da vazgeçilsin.
6-Deniz motoru bir tarafa kalksın. Merdiven altına bir masa konsun.
7-Elektrikli termosifonların ikisi birden sureti kat'iyede çalışmasın.
8-Rahmi'nin tuvaletinin tahtası kırılmış, radyonun fişi yok. Daha ne eksikler varsa tespit ediniz, yaptıralım.
Saygılarımla.


BERİN MENDERES İÇİN İNÖNÜ İLE GÖRÜŞME

"Politikadır, bir gün de sizin başınıza gelir"
İşte Koç arşivindeki en dramatik notlardan biri:
"1960 ihtilali oldu. İsmet Paşa Bahçelievler'de Metin Toker beyin evinde oturuyordu. Demokrat Parti devrinde Fatin Rüştü Bey Hariciye vekili, Hasan Işık bey de Hariciye'de ekonomik işlere bakan müdürdü. İşler dolayısıyla temasım olurdu. İhtilalden sonra bunların hepsini uzaklaştırdılar.
Bir gün Hasan Işık beyi aradım. Keçiören'deki evime akşam yemeğine davet ettim. Son derecede müteessir, büyük bir bunalım içinde olduğunu gördüm. İntihar edeceğini söylüyordu. Bu, benim üzerimde büyük iz yaptı.
Atatürk bulvarındaki apartmanımda Emin Kalafat kiracımdı. Kendisi Yassıada'dayken hanımı 'Vehbi Bey, biraz bize kadar gelebilir misiniz, Menderes'in hanımı sizinle konuşmak istiyor' dedi.
Hanımı son derecede müteessir ağlayarak '15 bin lira maaş veriyorlardı, onu da kestiler' dedi.
Bu da bende büyük bir iz yaptı.
Bu iki mesele için İsmet Paşa'yı ziyaret ettim. İki durumu Paşa'ya anlattım, 'Politikadır, bir gün de sizin başınıza gelebilir' dedim.
Hasan Işık beyin bir memuriyete tayin edilmesini, Menderes'in hanımının da maaşının verilmesini rica ettim.
Mevhibe Hanım da dinledi.
Paşa'nın bir huyu vardı. Bu konuşmam üzerinde ne tesir yaptı, olacak mı, olmayacak mı, hiçbir şey anlamadım. Çıktım gittim.
15 gün sonra Hasan Işık bey Brüksel'e büyükelçi oldu, Menderes merhumun hanımının da maaşları verilmeye başlandı.


VASİYETNAME

"Her şey onlara haram olsun"
13.9.1951 tarihli bir vasiyetname...
Vehbi bey seyahate çıkacak. Bir kaza olmasından endişelenerek ardında bir vasiyet bırakıyor.
Yazdıklarının harfiyen yerine getirilmesini istiyor.
"Yerine getirmezlerse her şey onlara haram olsun" diyor.
İlkin annesine verilecek ev ve parayı belirtiyor.
İkinci maddede fakir çocukların okutulmasını güvenceye alıyor.
Ve üçüncü maddede şoförüne 20 bin liralık ev alınmasını vasiyet ediyor.
"Bu yazıyı Büyükdere'de evde salonda, bugün saat 10'da yazdım ve kütüphanenin gözüne koydum. Hayırlısı Allah'tan" deyip imzalıyor.
Bu vasiyeti sonraları daha pek kez yenileyecek, vefatı ise ilk vasiyetin yazıldığı 1951'den 45 yıl sonra gerçekleşecektir.





PAZAR
Siyasetçilerdeki futbol merakı
Yarım asırlık anılar
"Her kıtadaki en yüksek zirveye çıkacağım"
"Trajediyle komedinin iç içe olduğunu gördüm"
Afganistan'daki ilk klasik müzik konserini Şişli Senfoni verecek
Masalsı rock şarkıları
"Yanlış bilgiler ilişkileri zora sokuyor"
Çok kültürlü pop
Bir film platosu:
Cumalıkızık

Radyonun kısa tarihinden notlar
Nazik konu lasik!
Bir işadamının evrak-ı metrukesi
Balık ve ünlüleri
Mezzaluna'da ne eksik?
"Tütün çağı"nın yeni tartışması
Atina günlüğü
Adı gibi olmayan hastalık: Şeker
Şans yanar döner, bir gün size de güler
Şarapta tekelcilik son bulmalı





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet