|
 |
|
|
Beşiktaş ayakta
Beşiktaş belki hasta, ama dün görüldü ki bağışıklık sistemi hâlâ ayakta, çökmüş değil. Dün Fenerbahçe'yi durdurmak için yaptıkları planın iyi işlemesi bunu gösteriyor.
Dörtlü savunma, önlerinde Kleberson. Onun önünde Ahmed Hassan, Tümer, Mehmet Sedef dizilmişti. Bu 8 oyuncu dün Fenerbahçe'nin muhtemel akınlarını önlemek için bir bütündü. Kleberson, Gökhan Zan ya da Koray yerini kaybettiğinde onların yerine geçiyor. Onun önündeki üçlü asla hep birlikte hücuma çıkmıyor, savunmaya yakın duruyordu. Fenerbahçe'nin rutin akınlarından pozisyon çıkarmasını böylece engellediler.
Ev sahibinin ekstra işler yapması gerekiyordu. Ya Beşiktaş bu disiplinden koptuğu, ileri yollandığı ender zamanlarda, 25 ve 44'teki gibi baskınlar, kontrataklar yapacaklardı. Ya da 21'de Appiah'ın şutuyla yarattıkları tehlikede olduğu gibi ekstra adamları rakip ceza sahasına sokacaklardı. Bu kalabalığın peşine çok düşemediler, çünkü Alex'ten daha fazla inisiyatif kullanan Sergen arkada hiçbir savunma görevi olmadan rahatta top belkiyordu. Büyük tehdit. Bu resti göremediler. Görseler Sergen'in 45'teki net pozisyonunda fazlasıyla yaşayabilirlerdi. İlk dakikalardaki baskı böylece bitti. Yani geriye duran toplar kaldı.
Kopukluk oldu
İkinci devreye Daum saha içi değişikliği ile başladı. Ümit ve Serkan kanat değiştirdi. Sanırım Ümit'in sağıyla daha iyi orta yapmasından sebep. Tuncay daha içeri geldi. Aurelio savunmasına, sahanın Sergen'le birlilkte en iyisi olan Appiah hücuma daha yakındı. Daum çözüm arıyordu. Gelen gole rağmen bu hamlenin işe yaradığını söylemek mümkün değil. Çünkü savunma ve hücum birbirinden koptu. Beşiktaş ise savunmasını daha önde kuruyordu artık. Orta sahada daha kalabalık ve takım olarak daha bütün olan daha iki yönlü olan konuktu. Zaten golleri de böyle buldular. Dublajla. Kalabalık ve ısrarlı oldukları için. Fenerbahçe ise sadece duran toplarla vardı. Bu ancak bir puana yetti. Fazlası Beşiktaş'ın oyununa haksızlık olurdu.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|