|
 |
|
|
İkisi de hak etti
İsmine yakışır bir derbi izledik. Beklenenin aksine dirençli bir Beşiktaş vardı Kadıköy'de. Dirençli ve canlı derken sadece savunma yapan bir Beşiktaş değil, ayağa oynayarak rakibini yoran ve hücumu düşünen bir Beşiktaş vardı.
Beşiktaş savunmada dört stoperle oynadı. Kenarlarda oynayan Çağdaş ve Mustafa Doğan birkaç hafta önce göbekte oynuyordu. Onların önündeki üçlü orta saha oyuncuları da Kleberson, Ahmed Hassan, Mehmet (Sonra İbrahim Akın). Daha önde iki usta Tümer ve Sergen. En uçta da boş koşular yapan Gökhan. Fenerbahçe ise klasik kadro ve oyun anlayışıyla sahadaydı. Maçın her iki yarısının ilk 20 dakikasında Fenerbahçe, son 25 dakikalarında Beşiktaş iyiydi. Enteresandır lige erken havlu atan bir takım ile şampiyonluk kovalayan takımdan havlu atanın daha iyi olduğunu gördük. Maçın başlangıcında Fenerbahçe'nin, son bölümde Beşiktaş'ın ayakta kalması onu gösteriyordu. Dönen topları hem hücumda, hem savunmada genelde Beşiktaş aldığı için Fenerbahçe oyunu karşı yarı alana yıkamadı. Ama Beşiktaşlılar'ın yapmadığı bir şey vardı. O da her zamanki gibi duran top. Tümer gibi çok zeki bir oyuncunun arkası dönük Alex'e yaptığı faul ve sonra yanlış Mustafa Doğan - Nobre eşleşmesinden gelen goller klasik olarak Fenerbahçe hanesine yazıldı. Maçın hakkı mı? Açıkçası iki takım da galibiyet için her şeyi yaptı. Ama birer puanla yetindi.
Beşiktaş adına Sergen oyunun kontrolünü, hızını ayarlayan sahanın yıldızıydı. Fenerbahçe adına yüksek temposuyla Appiah idi. Alex ve Anelka'nın hemen hemen hiç olmaması da Fenerbahçe için handikaptı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|