|
 |
|
|
Appiah, Sergen ve Alex
Bu derbi de unutulmaz. Kadıköy'de lider mi, yoksa iddiasız ve güçsüz konuğu mu galibiyeti kaçırdı? Paçayı kurtaran kim? Herkes, kendine göre yorum yapsın. Biz de gördüklerimizi kendimizce yorumlayalım: Beşiktaş, Saracoğlu'nda teslim olmadı. Maçtan önce kesin favori ilan ettiğimiz, en az iki farkla kazanıp yoluna devam edeceğini umduğumuz Fenerbahçe, ezeli rakibi önünde sezonun belki de en tutuk, en stresli maçına çıktı. Kolay değildi bunu oynamak. Saracoğlu Stadı açıldığından beri Fenerbahçe, konuğu karşısında gönlünce bir istatistik tutturamamış ve üstünlük kuramamıştı. Maç başladığı zaman Fenerbahçe'nin klasik on biriyle dizildiğini, baştan itibaren sık sık kornerler kazanıp, Alex ile golü aradığını gördük. Beşiktaş sakindi. Yardımlaşmasını, oyunun kontrolünü ön plana almış, derbiden yüzünün akıyla çıkmak için olağanüstü bir motivasyonla Saracoğlu'na gelmişti. Ancak görüldü ki, Tigana'nın seçtiği on birde orta alanın sol kanadında oynayan Mehmet Sedef, çiçeği burnunda santrfor Gökhan Güleç derbinin ağır yükünü taşıyamadılar. Sedef hemen hemen aldığı her topu kaybetti. Hayal kırıklığı kahramanlarından biri de Ahmed Hassan'dı. Beşiktaş'ın gollerindeki enstantanelerin içinde evet, o da var. Ancak Mısırlı'nın Afrika Kupası'ndaki kadar etkili, kişilikli ve verimli oynadığını söyleyemeyiz. Aksine, rakipleriyle didişirken faullü, hakemle konuşurken de sinirliydi.
Bu maçın içinde yıldızı parlayanlar var. Onların en başında Appiah geliyor. Ganalı hem orta alanı toparladı, hem koştu, hem de ofansif katkılarla Nobre ve Anelka'yı pozisyonlara sokup, Alex'ten fazlasını yaptı. Elbette skor tabelasında Alex'in payı var. Oyunun durduğu anlarda 11 korner, üç frikik atarak protokoldeki görevini yaptı.
Özel paragraf
Sergen Yalçın ve Tümer için özel bir paragraf... Beşiktaş'ın kaptanı buz gibi, sakin kişiliğiyle takımının ruhunu temsil ediyordu. Fenerbahçe'nin bir türlü tempoyu yükseltemediği, mekanik hücum setlerini oluşturamadığı oyunda Sergen, rakip savunmanın şaşkınlığından iki gol çıkardı. Fazlasını yapabilir miydi? Gökhan Güleç, İbrahim Akın ve Ahmed Hassan onun aklını okuyabilseler o da olurdu. Tümer Metin baştan sona Beşiktaş'ın oyuna ortak olmasını, Saracoğlu'nda yıkılmadan ayakta durmasını sağlayan en sağlam parçaydı dün. Ama Cordoba'nın da hakkını verelim. Alex ve Nobre'nin ayaklarından aldığı toplar, Tuncay'ın ve Anelka'nın uzak şutlarına koyduğu pençelerle dünkü beraberliğin sigortasıydı.
Selçuk Dereli kartlarını erken çıkardı. Bunların yanlış olduğunu söyleyemeyiz, ama Appiah'ın Sergen'e yaptığı ısrarlı faullerden sonra nasihat vermesini, Tümer'in son dakikada kontratakta gördüğü sert müdahaleye faul ve sarı kart göstermemesini çok yadırgadık. İyi niyetine eyvallah ama dikkatsizliğine ve yorgunluğuna itirazımız var.
Bu maçın tarafları mutluluğu tam anlamıyla yaşayamadılar. Sanırım mutluluk rüzgârları Mecidiyeköy ve Florya'da esiyor. Kalitesizliğinden yakındığımız ligimiz şimdi zirvede yepyeni bir heyecan taşıyor.
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|