|
 |
|
|
Olmadı Dereli!
Hakemleri eleştirmek tarzım değil... Ne var ki Selçuk Dereli'yi derbide es geçersek, ayıp ederiz!
Beşiktaş'a çıkardığı dört kartın doğru olup, olmadığını da tartışmayacağız. Ancak maç süresince kart ve de fauller konusunda çifte standart uygulaması inanılır gibi değildi. Beşiktaş'a çıkardığı sarı kartlarda aynı duyarlılığı ne yazık ki Fenerbahçe'ye göstermedi, gösteremedi!
Tuncay'ın ilk yarıda yay üzerinde Tümer Metin'i yere indirmesi hem faul hem de kartlık hareketti, Dereli bunu da es geçti. Bir de Appiah - Sergen mücadelesi var. Gözünün önünde oluyor kardeşim, Appiah arkadan Sergen Yalçın'ın kaval kemiğine, tandonlarına ağaç kakan gibi çalışıyor, sen seyrediyorsun, ne zaman ki ortam geriliyor, araya giriyorsun! Appiah'a nasihat edeceğine çıkar kartını göster, eyyam yapma! Dereli suya, sabuna dokunmadan maçı bitirdi! Beşiktaş'ı kartlarla sindirmek hiç de adil değildi sayın Dereli!
Evet, zorluk derecesi yüksek derbide istatistiki bilgileri öne çıkardığım zaman Fenerbahçe'nin daha etkili olduğunu görürüz. İlk yarıda Appiah, Nobre ve Alex yüzde yüzlük pozisyonları cömertçe harcadılar. Ancak bu pozisyonlarda Cordoba'nın becerisini de gözardı edemeyiz. Özellikle ilk yarıda Fenerbahçe, Beşiktaş'ı boğdu boğmasına da son vuruşlarda usta kramponlar becerili olamazken, Cordoba engeline takıldılar.
Tigana'nın çıkardığı 11'de eleştireceğimiz yanlar var... Tamam gençleştirme doğru. Ama Mehmet Sedef'i böylesi zorluk derecesi yüksek maçta kurtlar sofrasına atmak doğru değildi bizce. Eli ayağına dolaştı Sedef'in sürekli. Gökhan Güleç 71 dakikada ofansta dolaştı, durdu! Orta sahada Kleberson, Tümer Metin, savunmada ise Koray Avcı öne çıkan isimlerdi. Cordoba da işini iyi yaptı, yediği gollerde hatasızdı.
Hazır Kartal'ın yediği iki golden söz açılmışken, bunları iyi irdelemek gerekir. İki duran top ve iki yenen gol. Olacak iş değil! Savunmacılar rakiple yaka - paça uğraşmaktan topu kovalamıyorlar! Mustafa Doğan yakın markaja aldığı Nobre'nin attığı kafa golünde neredeydi? Tigana'nın öncelikle Kartal'daki bu kronikleşen duran top olayına bir çözüm bulması şart. Bir çift lafımız da İbrahim Akın'a! Ayakta duracak hali yok! Aldığı her topu eziyor, yerden kalkmıyor, düşe kalka futbol oynanmaz kardeş! Yaşınla ortaya koyduğun futbol asla orantılı değil.
Ve Sergen Yalçın... Koşmuyor, yok kiloluymuş laflarını bırakın bir kenara... Çıkıyor, gücü yettiğince oynuyor, pozisyonlar üretiyor, arkadaşlarının atamadıklarını, o tamamlıyor. Daha ne yapsın Sergen Yalçın? Savunmaya kadar inip, adam mı kovalasın? O işini dört dörtlük yapıyor.
bmese@milliyet.com.tr
|
|
|

|