|
Postmodern Darbe...
YARIN "28 Şubat"ın yıldönümü...
O günlerin kudretli generali Çevik Bir ile bazılarının "Postmodern darbe" dedikleri bir darbe.
"Darbe"yi anladık da, "postmodern"i nasıl oluyor?
Sözlükte "Postmodern"in karşısında şöyle yazılı:
"Modern sonrası, art modern."
***
"27 Mayıs"ı, "22 Şubat"ı, "21 Mayıs"ı, "12 Mart"ı, "12 Eylül"ü, yaşayan bizler, ilk defa "28 Şubat"ta darbenin "postmodern"ini gördük.
"28 Şubat"ta ne olmuştu?
Askerler, laikliği tehdit eden "Refah-Yol" hükümetini istifa ettirerek düşürmüşlerdi. Bu defa alışılmışın dışına çıkılmış, "Silahsız Kuvvetleri" seferber eden "Silahlı Kuvvetler" demokratik kanalları zorlayarak "Refah-Yol hükümetini" alaşağı etmişlerdi.
Orgeneral Çevik Bir hükümet gittikten sonra şöyle diyordu:
"İlk defa Silahlı Kuvvetler öncülüğünde, sivil toplum örgütleri ve halkın desteğiyle Türkiye'yi laiklikten uzaklaştırmaya çalışan güçler engellenmiştir. Bu, silah kullanılmadan, rejimin öz gücü ve sivil inisiyatif ile yapılan postmodern bir darbedir." (x)
***
DOĞRUYDU, Türkiye'nin bir bölümü, askerlerin öncülüğünde demokratik haklarını kullanıyor, sokaklara dökülüyor, hemen her yerde "Onuncu Yıl Marşı" söyleniyor, bu eylemleri dönemin Cumhurbaşkanı Demirel de alkışlıyordu.
Hükümetin istifadan başka çaresi kalmamıştı...
***
AMA Erbakan ile Tansu Çiller, öyle kolay kolay gitmeye niyetli değillerdi. Askerlerin hedefi Başbakan Erbakan mıydı?
Tamam, o halde Erbakan istifa eder, yerine Tansu Çiller başbakan olurdu.
Plan buydu, Erbakan ile Tansu Çiller'e Büyük Birlik Partisi de yedi milletvekiliyle güvenoyu verecekti. Erbakan'ın cebinde istifası, Çiller'in başbakanlığında kurulacak hükümete güvenoyu verecek, 276 milletvekilinin imzası vardı.
Erbakan Çankaya'ya çıktı, istifasını verdi.
***
BEKLEME sırası Çiller'deydi, başbakanlık ona verilecekti, ama Köşk'ten haber yoktu. Erbakan, Demirel'e mesaj gönderdi:
"Süleyman Bey hesap adamıdır, biz kendisine 282 imza gönderdik, güvenoyu alamayacak olan Mesut Yılmaz'a başbakanlık görevi verilecek diye laflar dolaşıyor."
Demirel, kendisi gibi mühendis olan Erbakan'a şu cevabı gönderdi:
"Hoca doğru söylüyor, ben hesap kitap adamıyım, elbette güvenoyu alamayacak olan birine görev vermem, ama Hoca bilsin ki, şu saat itibarıyla Mesut Yılmaz 272 sayısına ulaşmıştır."
"Refah-Yol"un artık umudu kalmamıştı.
***
ŞİMDİ bunca yıl sonra "28 Şubat"ın iç hesaplaşması yapılsa...
Elde ne kaldı?
İmam hatip liselerinin önünü kesen, 8 yıllık ilköğretim...
Ve işlerinden edilen, çalıştığı, gazetelerden çıkarılan -görüşlerini paylaşmasak da- meslektaşlarımızın acı anıları...
Her şey aynı minval üzre değil mi?
(x) 28 Şubat, Postmodern Darbenin Öyküsü, Hakan Akpınar, Birharf Yayınları.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|