Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Şubat 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Krizden 5 yıl sonra (1)
Ekonomide 'her şey yolunda' mı?


Devlet ve hükümet katındakilerin akıl almaz bir sorumsuzlukla tetiklediği 2001 krizinden 5 yıl sonra bugün, Türkiye çok farklı bir noktada. 19 Şubat 2001 günü Çankaya'da yaşanan komedinin baş aktörü olan Başbakan Ecevit'in can havliyle Amerika'dan çağırdığı Kemal Derviş'in uygulamaya koyduğu 'güçlü ekonomiye geçiş programı' ile başlayan süreç sonunda:
  • Kamu açıklarının kabul edilebilir düzeylere indiği,
  • Kronik yüksek enflasyonun 30 küsur yıllık saltanatının sona erdiği,
  • Dalgalanmaya bırakılan Türk parasının yeniden para niteliğini kazandığı,
  • Güçlenen YTL' ye ve küresel rekabete karşın ihracatın arttığı ve
  • Ekonomik büyümenin 5 yıldır sürdüğü bir ülkede yaşıyoruz.

  • Türkiye gibi ülkelerin yararlandığı uluslararası konjonktürün de önemli katkısı oldu bu sürece ama kim ne derse desin, küçümsenecek bir performans değil bu. 2002 sonunda devraldığı programı uygulamaya özen gösteren Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının bu başarıdaki payını da teslim etmek lazım.

    Her şey iyi mi?
    Ancak bugün gelinen noktada durum, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın dediği gibi mi? Ekonomi gerçekten güçlendi mi ve "ekonomide her şey iyi gittiği için konuşacak konu kalmadı" mı?
    Benim gördüğüm kadarıyla çoğu kimse Sayın Babacan gibi düşünmüyor. Ekonomiyle ilgili olarak her kafadan bir ses çıkıyor. Toplumun çeşitli kesimlerinden, özellikle de sanayiciden, çiftçiden ve emekçi kesimden yükselen yakınmalar giderek artıyor.
    "Ekonomide her şey yolunda" diyenlere bakacak olursanız bunlar, Türkiye'de yaşanmakta olan dönüşüme ayak uyduramayanların yakınmaları. Bu görüşü savunanlara göre, bu yakınmalara bakıp "ekonomide sorun var" diye kaygılanmaya gerek yok çünkü:
  • Sağlanan güven ortamında ülkeye dışardan kaynak girişi sürüyor ve dış açığı finanse ediyor. Cari açık büyüyor telaşına gerek yok.
  • Sanayide darboğaza giren firma ve sektörler var ama başarılı olanlar da var, piyasa koşullarında doğal bir seleksiyon yaşanıyor.
  • Türkiye'nin sanayi dışındaki sektörlerde büyük gelişme potansiyeli var ve şimdi bu harekete geçiriliyor.
  • Türkiye'de ciddi miktarda yatırım yapılıyor ve önce verimliliği artıran yatırımlar bir noktadan sonra istihdamı da olumlu etkilemeye başlayacak.
  • Şu ya da bu nedenle dış kaynak girişi tersine dönerse dalgalı kur sistemi krize yol açmadan YTL' nin yeni değerini bulmasını sağlayacak.


  • Kritik varsayımlar
    AKP iktidarının benimsemiş göründüğü bu görüş şu 5 temel varsayıma dayanıyor:
    (1) Türkiye'ye ve AKP iktidarına duyulan güven içerde ve dışarıda sürecektir;
    (2) Türkiye'ye para akmaya devam edecek ve ekonomiyi büyütecektir;
    (3) Hükümet kendine düşeni yapmıştır, yapısal dönüşümü özel sektör tamamlayacaktır; (4)Dönüşüm sürecinde elenen ve işini kaybedenler ciddi bir sorun yaratmayacaktır;
    (5) Değerli YTL ekonomi için sorun oluşturmayacaktır.
    Bunlar sorgulanması gereken varsayımlar. Çarşamba günkü yazıda bunu yapmaya çalışacağız.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Modern kraliçe Rania
    ELBETTE Ürdün Kraliçesi Rania'dan bahsediyoru...
    Çetin ALTAN
    Polisiye fıkra
    Karakolun telefonu çaldı. Komiser Muavini Dav...
    Fikret BİLA
    Demirel: Türkiye dev memelerinden cüce emzirmeye devam edemez
    9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i dün CNN T...
    Yasemin CONGAR
    Irak'ta iç savaş önlenemezse ne olur?
    Yetkililerin en kolay kaçtığı soru tarzıdır b...
    Abbas GÜÇLÜ
    Sınavın kaderi bu aylarda belli olur!
    ÖSS adaylarının zaten hep yanında olan Milliy...
    Semih İDİZ
    Ne Batı'ya, ne Doğu'ya yaranabiliyoruz
    Son dönemde yurtiçinde ve yurtdışında katıldı...
    Metin MÜNİR
    Endişeyi bırak, nükleer enerjiyi sevmeye bak
    Acilen, havaya püskürtülen karbondioksidi aza...
    Faik ÖZTRAK
    Sermaye hareketlerinin kontrolü
    Geçen ay ABD Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu...
    Hasan PULUR
    Postmodern Darbe...
    YARIN "28 Şubat"ın yıldönümü...
    Tuba AKYOL
    Küfür suç değil mi anasını satayım?
    Çocuklara küfür öğretir, söyletip güleriz. Ge...
    Yaman TÖRÜNER
    Merkez Bankası bilançosu altüst
    Önceki hafta yaptığı 5 milyar dolarlık döviz ...
    Osman ULAGAY
    Ekonomide 'her şey yolunda' mı?
    Devlet ve hükümet katındakilerin akıl almaz b...
    Güngör URAS
    Konutun m2'si Siirt'te 300, İstanbul'da 3 bin dolar
    Cuma günü Milliyet'te Toplu Konut İdaresi'nin...

    © 2006 Milliyet