|
 |
|
|
Krizden 5 yıl sonra (1)
Ekonomide 'her şey yolunda' mı?
Devlet ve hükümet katındakilerin akıl almaz bir sorumsuzlukla tetiklediği 2001 krizinden 5 yıl sonra bugün, Türkiye çok farklı bir noktada. 19 Şubat 2001 günü Çankaya'da yaşanan komedinin baş aktörü olan Başbakan Ecevit'in can havliyle Amerika'dan çağırdığı Kemal Derviş'in uygulamaya koyduğu 'güçlü ekonomiye geçiş programı' ile başlayan süreç sonunda:
Kamu açıklarının kabul edilebilir düzeylere indiği,Kronik yüksek enflasyonun 30 küsur yıllık saltanatının sona erdiği,Dalgalanmaya bırakılan Türk parasının yeniden para niteliğini kazandığı,Güçlenen YTL' ye ve küresel rekabete karşın ihracatın arttığı veEkonomik büyümenin 5 yıldır sürdüğü bir ülkede yaşıyoruz.
Türkiye gibi ülkelerin yararlandığı uluslararası konjonktürün de önemli katkısı oldu bu sürece ama kim ne derse desin, küçümsenecek bir performans değil bu. 2002 sonunda devraldığı programı uygulamaya özen gösteren Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının bu başarıdaki payını da teslim etmek lazım.
Her şey iyi mi?
Ancak bugün gelinen noktada durum, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın dediği gibi mi? Ekonomi gerçekten güçlendi mi ve "ekonomide her şey iyi gittiği için konuşacak konu kalmadı" mı?
Benim gördüğüm kadarıyla çoğu kimse Sayın Babacan gibi düşünmüyor. Ekonomiyle ilgili olarak her kafadan bir ses çıkıyor. Toplumun çeşitli kesimlerinden, özellikle de sanayiciden, çiftçiden ve emekçi kesimden yükselen yakınmalar giderek artıyor.
"Ekonomide her şey yolunda" diyenlere bakacak olursanız bunlar, Türkiye'de yaşanmakta olan dönüşüme ayak uyduramayanların yakınmaları. Bu görüşü savunanlara göre, bu yakınmalara bakıp "ekonomide sorun var" diye kaygılanmaya gerek yok çünkü:
Sağlanan güven ortamında ülkeye dışardan kaynak girişi sürüyor ve dış açığı finanse ediyor. Cari açık büyüyor telaşına gerek yok.Sanayide darboğaza giren firma ve sektörler var ama başarılı olanlar da var, piyasa koşullarında doğal bir seleksiyon yaşanıyor.Türkiye'nin sanayi dışındaki sektörlerde büyük gelişme potansiyeli var ve şimdi bu harekete geçiriliyor.Türkiye'de ciddi miktarda yatırım yapılıyor ve önce verimliliği artıran yatırımlar bir noktadan sonra istihdamı da olumlu etkilemeye başlayacak.Şu ya da bu nedenle dış kaynak girişi tersine dönerse dalgalı kur sistemi krize yol açmadan YTL' nin yeni değerini bulmasını sağlayacak.
Kritik varsayımlar
AKP iktidarının benimsemiş göründüğü bu görüş şu 5 temel varsayıma dayanıyor:
(1) Türkiye'ye ve AKP iktidarına duyulan güven içerde ve dışarıda sürecektir;
(2) Türkiye'ye para akmaya devam edecek ve ekonomiyi büyütecektir;
(3) Hükümet kendine düşeni yapmıştır, yapısal dönüşümü özel sektör tamamlayacaktır; (4)Dönüşüm sürecinde elenen ve işini kaybedenler ciddi bir sorun yaratmayacaktır;
(5) Değerli YTL ekonomi için sorun oluşturmayacaktır.
Bunlar sorgulanması gereken varsayımlar. Çarşamba günkü yazıda bunu yapmaya çalışacağız.
oulagay@milliyet.com.tr
|
|
|

|