|
 |
|
|
Feyyaz Uçar dönünce
Görüş / Bülent Buda
Geçen yıl eksik bırakılmış görevin tamamlanması için ayarlanan bir dönüş sanki Feyyaz Uçar'ınki. Tam "çok şey ne de iyi gidiyor" derken, talihsiz bir yolculuk olmuştu Malatya! Hem ona, hem de Karşıyaka'ya. Hayatınde "keşke"ye yer verme denir. Ancak keşkenin de acımasız kuşatmasından soyutlanmak olanaksız.
İnsanı sarsan bir yanı var görüntünün, takım Feyyaz'la buluştuğunda. Tribünler daha bir neşeli. Yüzler gülüyor. Güzel günler önümüzde duygusu ağır basıyor.
Futbolcular çılgınlar gibi yarışıyor, koşuyor, basıyor, topu kapıyor, gol atıyor, elbette gol de yiyor. Keyif alıyorlar yaptıkları işten.
Birlikte üretip, birlikte paylaşıyorlar. Buram buram değişim rüzgarları esen bu ortamda Uçar'ın esintisi bu denli etkili mi?
Gençliği keşfetmek
Varlığı ile yokluğu farkedilmeyen, bir kenarda duran Uğur Işıkal, golleriyle, asistleriyle birdenbire bu düzeye nasıl ulaştı? Ramazan Karaca'nın gençliğini keşfetmek için yanlışların egemen olduğu bir süreçten geçmek mi gerekiyordu.
Ya sezon başında Olgay Coşkun, Ufuk Arslan, Murat Karakoç ve de Türker üzerinde oynanan oyunlar! Tüm Süper Lig takımlarının savunmasının önüne gözü kapalı "top kapma uzmanı" olarak koyacağım Olgay'ın yeteneğini fark edemeyen dahiler! Murat Tosun gibi bir yıldızın ışıltısını seçemeyen karanlıkların insanları. Recep'in, Emre'nin, Onur'un, Ekrem'in, Murat'ın ve de Atilla'nın önlerindeki gençliğin ardında bilgece duruşları.
Bu çocuklara şu kısacık zaman diliminde parasal sorunlarına karşın örgütlü futbolu, kollektif yaşamı, tükenmeye yüz tutmuş yaşam sevincini kim, nasıl aşıladı?
Önlerine konulanın bir takım olduğunu duyumsayan taraftar, o coşkunun itici gücüyle primlerini alamayan futbolcuların sözcülüğüne soyunma gereksinimini neden hissetti?
Düşündürme becerisi
Feyyaz Uçar tekrar gelmekle iyi etti. Futbol takımlarının, kulübenin önünde duran futbolcularında oynama isteği uyandıran, onları doğru yönlendiren, akıllı, erdemli insanlara iki dudağı arasından dökülen sözcüklerde yalpalama olmayan, eğilip, bükülmeyen liderlere ihtiyacı var.
Şimdi yeri gelmişken, yazıyı Akın Alıcı'nın "Hayata yön veren öyküler" isimli derleme kitabından bir alıntıyla bitirelim:
"Harika bir yönetici, oyuncularına olduklarından daha iyi olduklarını düşündürme becerisine sahiptir. Sizi, kendinizi iyi görmeye zorlar. Size inandığını söyler. Kendinizden daha çok faydalanmanızı sağlar. Ve gerçekten ne kadar iyi olduğunuzu bir kez öğrendikten sonra elinizden gelenin en iyisinden azını yapmaya asla razı olmazsınız..."
Sezgilerimde yanılmıyorsam, sevgili Uçar'ın da yaptığı bunlar. Kolay gelsin.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|