|
İşsizliğin nedeni, "meslek sevgisi"nden yoksunluk...
"Ülke sorunları", yahut "Türkiye'nin sorunları"; gerek her gün yazı yazanlar için, gerek TV'lerdeki "açık oturumlar" için, gerek bilim adamları için; bardağını doldurup doldurup içebileceğin, hiç tükenmeyecek bir sebil...
***
Türkiye'nin eğitim sorunu, Türkiye'nin sağlık sorunu, Türkiye'nin trafik sorunu, Türkiye'nin maden sorunu, Türkiye'nin mesken sorunu, Türkiye'nin laiklik sorunu, Türkiye'nin türban sorunu, Türkiye'nin Kürt sorunu, Türkiye'nin Ege sorunu, Türkiye'nin kaçakçılık sorunu, Türkiye'nin yolsuzluklar sorunu, Türkiye'nin uyuşturucu sorunu, Türkiye'nin medya sorunu, Türkiye'nin turizm sorunu, Türkiye'nin çağdaşlaşma sorunu, Türkiye'nin tarım sorunu, Türkiye'nin ihracat sorunu, Türkiye'nin hukuk sorunu, Türkiye'nin FIFA sorunu, Türkiye'nin borçlar sorunu, Türkiye'nin "derin devlet" sorunu, Türkiye'nin göç sorunu...
***
Sorunlara sorun ekle ekleyebildiğin kadar ve çözümleri üstünde dilediğin kadar yazı yaz, konuşma yap, konferans ver...
Bak bakalım sorunlarda bir azalma olur mu?
***
Politikayla bürokrasinin ağırlıklı ve ayrıcalıklı olduğu, "köylülüğün" aşılamamış olduğu, "mesleksiz" toplumlarda; evrensel bir saydamlaşma yaygınlaştıkça, sorunlar azalacağına çoğalır...
50 yıl kadar önce bunun çaresi, sorunları ortaya çıkaranları lanetlemek ve ülkeye ihanetle suçlamaktı. Onlara:
- Kara ağızlı adamlar, şeamet tellalları denirdi...
Ve kitleler, "Türk'e Türk propagandası" ile avutulur, oyalanırdı.
***
Günümüzde, büyük oranda "havanda su dövmeye" benzese de, "ülke sorunları" salkım saçak ortaya dökülüyor ve çözüm yolları aranıyor.
Bendenizin derdi ise, genç kuşaklar içinde, enseyi karartmadan yaşayabileceklerin çoğalması...
İşsizlik ve parasızlık belini büküyor genç insanların...
***
İşsizliğin temel nedenlerinden biri, küçük yaşlarda başlayacak olan bir "meslek sevgisi"nden yoksunluk...
Meslek nedir?
Meslek, insan enerjisinin, belirli bir donanım sonucu, somuta dönüşmesidir. Aşçılık meslektir, terzilik meslektir, saatçilik meslektir, marangozluk meslektir, mühendislik meslektir, elektrik teknisyenliği meslektir...
Ne var ki, Türkiye'de makam sahipliği yüceltilmiş; 23 Nisan Çocuk Bayramları'nda, ilkokul öğrencileri "vali", "kaymakam", "emniyet müdürü" makamlarına oturtulmuş, meslekler horlanmıştır.
***
Bir ömür enseyi karartmamak için, okula giden bir genç; örneğin aşçılığa merak duysa ve aşçılık mesleğinin ne olduğunu araştırsa; şöyle ki:
1- Türkiye'de ve dünyada ne kadar aşçı vardır?
2- Büyük otellerin aşçıları, turistik gemilerin aşçıları, ünlü lokantaların aşçıları nasıl yaşarlar ve yılda ortalama ne kadar para kazanırlar?
3- Kasaba aşçılarının durumu nedir?
4- Bir aşçı nasıl yetişir, mesleğe nasıl başlar, nasıl gelişir ve nasıl ünlenebilir?
5- Türkiye'de ve dünyada aşçıların yazdığı kitaplarla, aşçılık üstüne yazılmış kitapların bir listesi çıkartılıp, meraklılarının ilgisine sunulamaz mı?
6- Nerelerde aşçılık yoktur ve oralarda aşçılığın piyasası genişletilemez mi?
***
Bu tür sorular, marangozlukla mobilyacılık için de geçerlidir; kuaförlük için de geçerlidir; eczacılık için de geçerlidir; diş doktorluğu için de geçerlidir; kaptanlık için de geçerlidir; garsonluk, tezgâhtarlık gibi servis sektörleri için de geçerlidir...
Sorun, küçük yaşta sevdiğin bir mesleği merak etmekte...
***
Şimdilerde ise genç kuşaklar arasında yaygın olan moda, çarçabuk zengin olabilmek...
Onun için de öncelikle son 200 yıl içinde, adı "zengin"e çıkmışların, biyografilerini incelemek gerek...
Nasıl olmuş da adları "zengin"e çıkmış; bunun için neler yapmışlar ve nasıl bir bedel ödemişler; zengin olayım derken, kimler tüketmiş sıfırı; kimlerin ziyan olup gitmiş hayatı?
***
Dün Akşam gazetesinde Didem Yıldırım'ın, yıldırımlı bir haberi vardı:
"İki ayda 1.000 kişiye gözaltı - Her yanımız çete olmuş!"
Haberin alt başlığı da şöyleydi:
"Ürküten manzara. Sadece son iki ayda Nokta, Kobra, Makas gibi isimlerle 98 çete operasyonu düzenlendi. 39 suç şebekesi çökertildi. 903 kişi gözaltına alındı, bunların da 342'si tutuklandı".
Görülüyor ki, bir an önce zengin olma modası; çeteleşme akımını da kanatlandırmada...
Bir ömür enseyi karartmama açısından bakıldığında, küçük bir soru da, takılmıyor mu insanın aklına:
- Değer mi?
***
"Uzay Çağı"nın adlandırdığı, "bilgi toplumu" döneminin penceresinden de çok eğlenceli uğraş alanları görünmede...
Örneğin Sokrates'in, yahut Justinien'in, yahut İbni Sina'nın da, yüzlerce yıl sonra karikatürlerini ilk kez kimlerin yaptığını merak edip, "Ölümlerinden sonra ilk kez yapılmış, portre karikatürler" türü bir albümü dünyada ilk kez gerçekleştirmek gibi...
***
Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olarak, umacılaşan işsizlik gösteriliyor...
Ve insanın sorası geliyor:
- İşsizliğin de nedeni, "meslek sevgisi"nden yoksunluk mu acaba?
c.altan@prizma.net.tr
|
|