Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'İsterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz!'


Her dönem aynı şikâyette bulunuruz ama bu defa gerçekten tüm müesseselerde dengeler iyice bozuldu. Koalisyonun karmakarışık günlerinde; AKP'li tek parti iktidarıyla yönetildiğimiz şu günlerde, tabirimi mazur görün, içeriden dışarıdan oyuluyoruz! Ve ne zaman Türkiye'nin sınırlarında veya Batılı ülkelerle aramızda anlaşmazlıklar olsa gariptir ülkemiz kanlı meydana dönüyor. Ajan provokatör bin bir kimlikle Anadolu'nun en bilinmez köşelerine bile sızıyor, marifetlerini gösteriyor.
Uluslararası siyasi, gayri siyasi örgütler önce Ankara'ya değil, Diyarbakır'a ziyaret terbiyesizliğini gösteriyorlar. Ne yapıyoruz bu saldırılara karşı? Hiçç, sadece kendi aramızda dövüşüyoruz.
* * *
Unakıtan'ın ne yaptığı belli, belki de hakkındaki belgeleri sıkça ziyaret ettiği yabancı ticari şirketler veya rakipleri de verebilir.
Siyaset ile ticaret böyledir. Hırsız-polis gibi oyun oynanır! Çok kalleştir, alan da satan da! Ama eminim, Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenlik güçlerine, adliyesine bin bir tuzak kuran birtakım güçler halkımızın moralini çökertmek istiyor. Ama hayal görüyorlar.
Hemen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan olayına geliyorum. Ben, Maliye Bakanı Fuat Ağralı devrinden Demokrat Parti'nin Hasan Polatkan devrine kadar birkaç dönem yaşadım. Ağralı yolsuzluk dedikodularıyla devrildi fakat soruşturmadan hiçbir şey çıkmadı.
Rahmetli Hasan Polatkan'ın ise büyük yolsuzluklara karıştığı, aile çevresini zengin ettiği aylarca, yıllarca fırında, tavada pişirildi haşlandı. Öyle ki her yolsuzluk olayı artık ona bağlanıyordu.
Demokrat Parti grubu içinde 60-70 milletvekili "yayla"ya çıkıp Maliye Bakanı'nı ve diğer iki bakanı düşürmek istemişler... ancak Başbakan Menderes inat etmiş bakanlarını değiştirmemiştir.
Çünkü Hasan Polatkan, Adnan Menderes'in dilediği tarzda çalışıyordu ve ona bağlıydı.

İsterseniz hilafet bile!
Bir defa büyük bir gürültü koptu; Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu dahil, grup, 4 bakanın kellesini istedi. Adnan Menderes o gün başbakanlıktan düşürülebilirdi! Ama Dr. Mükerrem Sarol'un ısrarı üzerine kürsüye çıkan Menderes kendi başkanlığını kurtarmak için 4 bakanı feda etmekten başka çare bulamadı.
Siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz sözleriyle DP grubunu okşamış, pompalamış (doğru-yanlış) unutulamayacak politik manevralardan biridir.

Yardımdan % 10
Birkaç yıl sonra ortalık yatışınca, Adnan Menderes, Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu'yu tekrar hükümete almıştı. Ne ihtiyatsızlık! Ancak Maliye Bakanı, Dışişleri Bakanı ağızlarıyla kuş tutsa halkın gözünde itibarlarını kaybetmişlerdi. Akıl hayal almayacak yolsuzluk senaryoları üretiliyordu. Türkiye'ye yapılan Amerikan yardımından Fatin Rüştü yüzde 10 komisyon alıyormuş! Buna şimdi kargalar güler ama o yıllar halk inanıyordu. Vatandaş artık komisyonun bedelini bile iyi öğrendi.
Ve aslında Fatin Rüştü dededen varlıklı bir diplomattı.

Başbakan'ın dramı
Menderes'e fanatik partililer, "Efendim hedef sizsiniz, Fatin Bey, Hasan Bey değil. Sizi düşürmek için böyle yapıyorlar. Muhalefet ile el ele çalışıyorlar" diye konuşurlarken, Adnan Menderes de DP'lilere, "Asıl hedef sizsiniz, sizin iktidarınızı elinizden almak istiyorlar, beni düşürmek istiyorlar."
Aslında bizi kim dinler? Ama Vedat Refioğlu ve ben Burhan Belge, Yakup Kadri Bey, Mükerrem Sarol ile ev sahipleri ve dostları olan eski büyükelçi o dönemin MİT Başkanı akşam yemeklerinde evde buluştuğumuzda:
- Hocam (B. Belge'ye) Adnan Bey'e söyleseniz bir hükümet değişikliği yapsın... seçim tarihi ilan etsin, mesele yumuşar... yoksa dışarıda sivil, asker, üniversiteler el ele... İhtilal olacak diyorlar.
Hiç unutmam Burhan Bey şöyle demişti:
- Bu millet sadrazamın tuğunun arkasında gider!
Bir not daha. 27 Mayıs darbesinden önceleri... ne MİT Başkanı'nın, ne Zafer başyazarı Burhan Belge'nin, ne Mükerrem Sarol'un hiç kimsenin Başbakan'a bunları söyleyebilmesi mümkün değildi.
Yassıada'da seyrettiğimiz müthiş krizin öncüsü kriz, Başbakanlık'ta ayrı bir dramı yaratıyordu.







Taha AKYOL
AKP, beklenti ve yıpranma
KAMUOYU, AKP'nin oy kaybetmediğini, bir ölçüd...
Çetin ALTAN
İşsizliğin nedeni, "meslek sevgisi"nden yoksunluk...
"Ülke sorunları", yahut "Türkiye'nin sorunlar...
Melih AŞIK
Bonjur Kıbrıs
Hükümetin aktif (hatta hiperaktif) dış politi...
Fikret BİLA
Türkiye GOP'un lideri
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, dün k...
Hasan CEMAL
İpin ucu kaçıyor!
Irak'ta Samarra, Sünnilerin çoğunlukta olduğu...
Yılmaz ÇETİNER
'İsterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz!'
Her dönem aynı şikâyette bulunuruz ama bu def...
Güneri CIVAOĞLU
Eşik
New York Üniversitesi İktisat Profesörü Jess ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracata bakalım, nefes alalım
Önceki akşam ocak ayını içeren dış ticaret ve...
Doğan HEPER
Türkiye büyük, hükümet küçük
Türkiye'nin dış politikası var mı?
Semih İDİZ
Türkiye, Kürt fobisiyle Irak'ta yapıcı rol oynayamaz
Hamas ziyareti gibi, Irak'ın geçici Başbakanı...
Sami KOHEN
Bölgesel rol tutkusu
IRAK Başbakanı İbrahim Caferi'nin Ankara ziya...
Hasan PULUR
Mezhep, nesep ve "Remzi Abi!"
BAZI yazıları, bazı deyimleri okudukça aklımı...
Derya SAZAK
Medyasız demokrasi
AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in Ma...
Meral TAMER
Çocuğunuza İstanbul Modern'de doğum günü
Küçükken kızıma, büyüdüğünde aklında kalabile...
Yaman TÖRÜNER
Yine kredi kartı
Geçen hafta yazdığım yazıda, kredi kartlarıyl...
Güngör URAS
Bütçe fazla verdi kandırmacası
Bütçenin ocak ayında 2 milyar YTL fazla verme...
Serpil YILMAZ
Şişli Terakki arsası sonunda devredildi
Uzun yıllar altın sektöründe yer almalarına k...
M. Ali BİRAND
Bu çeteler tam bir kanser gibi
Bazılarımız konuyu pek ciddiye almıyorlar.

© 2006 Milliyet