Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Eşik


New York Üniversitesi İktisat Profesörü Jess Benhabib'e göre "askeri darbe eşiği 6 bin dolar..."(*)
Fert başına milli gelirin 6 bin dolardan yukarı tırmanışıyla darbe olasılığı azalıyor. Prof. Jess Benhabib, demokrasi ile ekonomi arasındaki ilişkiyi yansıtan bu "ters orantı"ya askeri darbelerin yapıldığı bütün ülkeleri inceleyerek ulaşmış.
...........................
28 Şubat'ın yıldönümü bağlamında Türkiye, "postmodern darbe"yi tartıştı.
Türkiye'nin 5 bin dolara varan milli geliri ile Başbakan Erdoğan'ın "10 bin dolar hedefi" arasında oluşan dik açı alanında konunun grafiğini çizelim...
...........................
Önce... Türkiye'de ihtilaller ve darbeler tarihi...
27 Mayıs ihtilaline çanak tutan psikolojik ortamda ekonomik çöküntü ve kemer sıkma vardır.
1957'de ekonomi iyice çıkmaza girmişti.
Köklü bir program yapıldı. Kemerler öyle sıkıldı ki, halk fena halde bunaldı.
TL değerini büyük ölçüde yitirmişti.
Zamlar art arda sel suları gibi geliyordu ama gelirler artmıyordu.
Toplum barut fıçısına dönmüştü.
Ve işte o sosyal psikoloji, iktidara karşı patlamalar yaptırırken dönemin yönetimi de kaşlarını çatmıştı. Sertleşmişti. Yüksek tansiyonla uçuşan kıvılcımlar çatışmalara dönüşüyordu.
Asker, işte o ortamda müdahale etti. Ekonomi dibe vurduğu zaman değil... Dibe vurduktan sonra kemer sıkma önlemleriyle iyileşme sürecine girdiği fakat halkta tepkinin de "tavan" yaptığı zaman.
..........................
12 Eylül 1980 ihtilali de aynı süreçten geçti.
1978'de ekonomi, kelimenin tam anlamıyla çökmüştü.
Bilinen hikâye... "Türkiye 70 cent'e muhtaçtı..."
Araseçimleri AP kazandı. Süleyman Demirel başbakan oldu. Turgut Özal'ı ekonominin patronu yaptı. Türkiye ekonomisinde dönüm noktası olan 24 Ocak 1980 kararları alındı. Dolar karşısında TL %300 dolaylarında değer kaybetti.
Ekonomiye, tüm sektörleri sımsıkı saran deli gömleği giydirildi. Ücretler donduruldu. Toplum, yanardağ gibi patlamak üzereydi.
Yağ, şeker bile yoktu.
Fert başına milli gelir yeniden yere yapışmıştı.
Bu önlemlerle ekonomi başını kaldırıp tırmanışa geçerken 12 Eylül ihtilali geldi.
.........................
Sadece oradaki 12 Mart 1971 askeri müdahalesi, "ekonomi-siyaset" ilişkisinin dışında bir parantezdir.
O dönemde Türkiye ekonomisi, gerçekten iyi günlerini yaşamaktaydı.
Döviz rezervi güvenilir düzeydeydi.
Demirel, Türkiye'yi serbest döviz sistemine geçirmeyi bile planlamıştı.
Türkiye'nin geleceği umut veriyordu. AB'den tam üyelik için davet alınıyordu.
Ama Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarının durduk yerde verdikleri muhtırayla hükümet devrildi.
Türkiye en az 10 yılını yitirdi.
Bu müdahalenin gerekçesi "reformlar" diye gösterilmişti ama işin aslı dönemin güçlü komutanı Faruk Gürler'in cumhurbaşkanı seçilmek tutkusuydu..
Ancak... "Ekonomi-siyaset" ilişkisinde taban bulamayan 12 Mart muhtırası havada kaldı. Parlamentoyu kapatamadı. Siyasi partiler varlıklarını sürdürdüler.
Faruk Gürler ise muhtıradaki komutan imzalarının ve namluların gölgesinde bile kendini cumhurbaşkanı seçtiremedi.
AP ile CHP anlaştılar, emekli Oramiral ve Kontenjan Senatörü Fahri Korutürk'ü muhtıracılara rağmen cumhurbaşkanı seçtiler.
Bu olay ve ötesindeki siyaset-asker ilişkileri, 15 duyarlı yıl boyunca başdanışmanlığı bilgelikle yapan Ali Baransel'in seçkin üslubuyla "Bıçak Sırtında" adlı kitapta anlatılıyor.
Baransel'in satırlarından alınacak çok ders var.
..........................
Sonuç:
- Fert başına milli gelir düştükçe demokrasinin güvenliği azalır.
- Askeri müdahaleler, ekonomi dibe vurduğu zaman değil, ekonomiyi kurtarma önlemleri sonuç almaya başladığı ama toplumda öfke dumanlarının hâlâ tüttüğü süreçte olur.
- Fert başına 5 bin dolar milli geliri yakalamış olan Türkiye'de askeri darbe eşiğinden söz edilemez ama demokrasi kalitesinde çıtanın AB düzeyine yükselmesi için 10 bin dolar hedeftir.
..........................
(*)Zaman gazetesi/01.03.06/1. sayfa.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AKP, beklenti ve yıpranma
KAMUOYU, AKP'nin oy kaybetmediğini, bir ölçüd...
Çetin ALTAN
İşsizliğin nedeni, "meslek sevgisi"nden yoksunluk...
"Ülke sorunları", yahut "Türkiye'nin sorunlar...
Melih AŞIK
Bonjur Kıbrıs
Hükümetin aktif (hatta hiperaktif) dış politi...
Fikret BİLA
Türkiye GOP'un lideri
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, dün k...
Hasan CEMAL
İpin ucu kaçıyor!
Irak'ta Samarra, Sünnilerin çoğunlukta olduğu...
Yılmaz ÇETİNER
'İsterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz!'
Her dönem aynı şikâyette bulunuruz ama bu def...
Güneri CIVAOĞLU
Eşik
New York Üniversitesi İktisat Profesörü Jess ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracata bakalım, nefes alalım
Önceki akşam ocak ayını içeren dış ticaret ve...
Doğan HEPER
Türkiye büyük, hükümet küçük
Türkiye'nin dış politikası var mı?
Semih İDİZ
Türkiye, Kürt fobisiyle Irak'ta yapıcı rol oynayamaz
Hamas ziyareti gibi, Irak'ın geçici Başbakanı...
Sami KOHEN
Bölgesel rol tutkusu
IRAK Başbakanı İbrahim Caferi'nin Ankara ziya...
Hasan PULUR
Mezhep, nesep ve "Remzi Abi!"
BAZI yazıları, bazı deyimleri okudukça aklımı...
Derya SAZAK
Medyasız demokrasi
AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in Ma...
Meral TAMER
Çocuğunuza İstanbul Modern'de doğum günü
Küçükken kızıma, büyüdüğünde aklında kalabile...
Yaman TÖRÜNER
Yine kredi kartı
Geçen hafta yazdığım yazıda, kredi kartlarıyl...
Güngör URAS
Bütçe fazla verdi kandırmacası
Bütçenin ocak ayında 2 milyar YTL fazla verme...
Serpil YILMAZ
Şişli Terakki arsası sonunda devredildi
Uzun yıllar altın sektöründe yer almalarına k...
M. Ali BİRAND
Bu çeteler tam bir kanser gibi
Bazılarımız konuyu pek ciddiye almıyorlar.

© 2006 Milliyet