Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mezhep, nesep ve "Remzi Abi!"


BAZI yazıları, bazı deyimleri okudukça aklımıza hep "Remzi Abi!" gelir. Babıâli'ye girdiğimizde "Remzi Abi!" bizim yaşımız kadar gazetecilik yaptığını söylerdi, herhalde doğruydu...
Bize "şişman" diyenler "Remzi Abi"yi görmeliydiler.
Ağzından piposunu düşürmez, pipo tütünü yerine "İkinci" sigarasının tütününü boşaltır, yakardı.
Soyadı "Kozanoğlu"ydu, gizem dolu bir insandı, kimse, ya da bizim gibiler nerede oturduğunu, evli olup olmadığını, çocuklarını bilemezdi.
***
İKİ gazetede çalışırdı; sabah erkenden "Akşam"a gelir, öğleye kadar müdüriyetleri, şubeleri, karakolları telefonla arar, polisiye haberleri yazardı. Fısır fısır kimlerle ne konuşur, ne söyler, ne dinler bilinmezdi. Yerinden pek kalkmazdı, her işini telefonla halleder, gidilmesi gereken yerlere de "çömezleri" sevk ettirirdi.
"Akşam" gazetesi o tarihlerde öğle üzeri çıkardı.
***
"REMZİ Abi" işini bitirince "Meserret Kahvesi"ne geçer, akranlarıyla, ya da güvendiği kişilerle konuşur, haber alışverişi yapardı.
"Akşam" o tarihte Cağaloğlu yokuşunun alt başında, "Cemal Nadir" Sokağı'ndaydı. Sahibi Necmeddin Sadak'tı, daha sonra Malik Yolaç aldı. "Remzi Abi" polis muhabiriydi, eskilerden...
***
"MİLLİYET" ise yeni binasına geçmiş, Cağaloğlu'nun göbeğinde Molla Fenari Sokak'taydı. Sahibi Ali Naci Karacan vefat etmiş, oğlu Ercüment Karacan yönetime gelmişti, Abdi İpekçi de yazı işleri müdürüydü, "Genel Yayın Yönetmenliği" daha icat edilmiş değildi.
"Remzi Abi" MİLLİYET musahhihlerinden, yani düzeltmenlerinden biriydi, eski yazı da bildiği için itibarı büyüktü, adeta şefti.
***
"REMZİ Abi" hemen her gün akşam üzeri elinde bir tomar müsvedde, çoğu bizim gibi genç muhabirlerin yazıları, Ercüment Karacan'ın odasına dalar, tumturaklı, oturaklı bir Osmanlı selamı çaktıktan sonra, elindeki müsveddeleri gösterip, "Efendimiz, bunlar Türkçe bilmiyorlar!" diye bizlere veryansın ederdi.
Haklı olduğu da vardı, işi abartıp pireyi deve yaptığı da olurdu:
"Efendimiz, buraya nokta konur mu, noktalı virgül nedir bilmiyorlar, cahil bunlar efendim, cahil!"
***
NEYSE, Allah rahmet eylesin, bugünlerde "Remzi Abi"yi sık sık anıyoruz. Önce "ceffelkalem"i "cetvel kalem" yaptılar, arkadan "mahkemenin mehabeti" oldu "mahkemenin muhabbeti" en son da "mezhebi sahih" geldi.
***
ANLAŞILAN "mezhep" ile "nesep" kelimeleri karıştırılmış...
Mezhep, bir dinde, belirli görüş ve anlayış farklılıklarından doğan kollardan biridir.
Nesep, ise soy, sop, dedeleri, ataları ifade eder.
Özellikle Medeni Kanun'da "nesep" kavramı çok geçer.
Nesebi sahih, "Yasaya uygun olan evlilikten doğan çocuktur", nesebi gayr-i sahih ise "evlilik dışı doğan çocuklar" için kullanılır.
"Mezhebi sahih" denir mi?
"Nesep" ile "mezhep"i karıştırırsan dersin...
***
"REMZİ Abi"ye bir haber verelim dedik, bir yanlışımızı yakaladı mı, patronun odasına koşar, "Efendimiz, bunlar cahil!" derdi.
Biz bunları yapanlara cahil demiyoruz ama ilgisiz diyoruz.
Onlar da diyecekler ki "Mecbur muyuz, bu Arapça kelimeleri, terimleri kullanmak zorunda mıyız?"
Hayır, ama yazarsanız, ya doğrusunu öğrenip yazmak, ya da bir bilene sormak zorundasınız.
***
HAKKI Devrim'e de bir çift lafımız var.
Üstat böyle şeyleri atlamazdın, ne oldu?
Galiba, Okan Bayülgen'in televizyon programına kendini fena kaptırdın. Bizim seyretmeye gücümüz yetmiyor, gözlerimiz kapanıyor, sen maşallah, günün ilk saatlerine kadar "Pişekâr"ı pek güzel oynuyormuşsun.
Bu yüzden, senin meydana destursuz daldık, kusura bakma!

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AKP, beklenti ve yıpranma
KAMUOYU, AKP'nin oy kaybetmediğini, bir ölçüd...
Çetin ALTAN
İşsizliğin nedeni, "meslek sevgisi"nden yoksunluk...
"Ülke sorunları", yahut "Türkiye'nin sorunlar...
Melih AŞIK
Bonjur Kıbrıs
Hükümetin aktif (hatta hiperaktif) dış politi...
Fikret BİLA
Türkiye GOP'un lideri
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, dün k...
Hasan CEMAL
İpin ucu kaçıyor!
Irak'ta Samarra, Sünnilerin çoğunlukta olduğu...
Yılmaz ÇETİNER
'İsterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz!'
Her dönem aynı şikâyette bulunuruz ama bu def...
Güneri CIVAOĞLU
Eşik
New York Üniversitesi İktisat Profesörü Jess ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracata bakalım, nefes alalım
Önceki akşam ocak ayını içeren dış ticaret ve...
Doğan HEPER
Türkiye büyük, hükümet küçük
Türkiye'nin dış politikası var mı?
Semih İDİZ
Türkiye, Kürt fobisiyle Irak'ta yapıcı rol oynayamaz
Hamas ziyareti gibi, Irak'ın geçici Başbakanı...
Sami KOHEN
Bölgesel rol tutkusu
IRAK Başbakanı İbrahim Caferi'nin Ankara ziya...
Hasan PULUR
Mezhep, nesep ve "Remzi Abi!"
BAZI yazıları, bazı deyimleri okudukça aklımı...
Derya SAZAK
Medyasız demokrasi
AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in Ma...
Meral TAMER
Çocuğunuza İstanbul Modern'de doğum günü
Küçükken kızıma, büyüdüğünde aklında kalabile...
Yaman TÖRÜNER
Yine kredi kartı
Geçen hafta yazdığım yazıda, kredi kartlarıyl...
Güngör URAS
Bütçe fazla verdi kandırmacası
Bütçenin ocak ayında 2 milyar YTL fazla verme...
Serpil YILMAZ
Şişli Terakki arsası sonunda devredildi
Uzun yıllar altın sektöründe yer almalarına k...
M. Ali BİRAND
Bu çeteler tam bir kanser gibi
Bazılarımız konuyu pek ciddiye almıyorlar.

© 2006 Milliyet