Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Bu çeteler tam bir kanser gibi


Bazılarımız konuyu pek ciddiye almıyorlar.
Belki de, adı Sauna Çetesine çıktığından dolayı Küre Operasyonunun ortaya çıkardıklarına yeterince tepki gösterilmiyor. Oysa tam tersine, medya'nın tümü ve Devletin ilgili kuruluşlarının ayaklanması gerekiyor. Zira ortaya çıkarılanlar, bu olayın Susurluk skandalından da derin ve ciddi olduğunu gösteriyor.
Sözü edilen çeteye baktığınız zaman ürperti duyuyorsunuz.
İçinde Askerler var.
Askeri bilgiler ellerinde.
İçinde üst düzey görev yapmış polisler var.
Telefon konuşmaları saptanmış. Devlet kurumlarını nasıl etkiledikleri açıkça anlaşılıyor. Demek ki, bu insanlar devletin içindeler. Devletin adeta bir parçası gibi çalışıyorlar.
Bu çetenin tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması şarttır.
Eğer TSK, aman saygılığımıza zarar gelir diyerek olayın üstüne gitmezse…
Eğer Polis, aynı kaygılarla işi yavaştan alırsa…
Ve en önemlisi, savcısı ve yargıcıyla, Türk adaleti çete efsanesini yok etmek üzere tüm gücüyle harekete geçmezse…
Türkiye bu yükü kaldıramaz.
Toplum boğazına kadar çetelere gömülmüş durumda. Türkiye adeta parsellenmiş ve her köşe başında bir başka çete oluşmuş. İşin kötü yanı, bunların büyük bir bölümü de "Vatanı koruma" adına hareket ettiklerini ileri sürüyorlar. "Durumdan görev" çıkarıyorlar. Bu şekilde Asker ve Polis ile yakınlaşma sağlayabiliyorlar. Ne yazık ki, belirli bir süre için dahi olsa başarı da kazanabiliyorlar.
Bu gidişe mutlaka, ancak mutlaka karşı çıkmalıyız.
Askeriyle, Polisiyle, Savcısı ve Yargıcıyla kolları sıvamalıyız.
Yoksa bu adamları bizi boğacaklar. Toplumun devlete güvenini daha da zayıflatacaklar.

* * *

TÜRKİYE'DEN KÜRDİSTANA İNCE AYARLI YAKLAŞIM
Türkiye geçen yıldan bu yana, Kuzey Irak Kürdistan'ına yönelik bakışında ve genel yaklaşımında ince ayar yapıyor.
Eskiden bu politika, sivil yönetimler tarafından, genelde Askere bırakılmıştı. Risklerini de Askerin yüklenmesini isteyen politikacılarımız, PKK ile mücadele çerçevesinde, Kuzey Irak'ta uygulanacak politikalara pek karışmazlardı. Hele bir ara, bırakın Dışişleri Bakanlığını, MİT dahi devre dışı kalmıştı.
Irak'ın istilasından itibaren hem içerde, hem de dışarıda dengeler değişti.
Türkiye'de sivil hükümet konuya yaklaşımını farklılaştırdı.
Kuzey Irak'ta da -tezkerenin reddedilmesinden sonra- Türkiye'nin etkinliği kayboldu. Amerikan askerlerinin bölgeye gelmesi dengeleri Kürtler lehine bozdu. Eskiden, Türkiye'ye destek vermek için PKK'ya karşı savaşan Irak Kürtleri "Kürt kardeşlerimize silah çekmeyiz" yaklaşımını benimsediler. Aralarında (PKK-KDP) ittifak kuruldu. Kürtler de, lehlerine gelişen bu durumu iyi kullandılar ve Türkiye'yi tümüyle devre dışı bıraktılar.
Ankara, bütün bu değişimleri gerçekçi şekilde değerlendirdi. Eski tutumunu değiştirdi. Bir yandan "Kuzey Irak'ın bağımsızlığı kırmızı çizgimizdir ve savaşa neden olur" ezberini bıraktı. Ancak öte yandan da "Bizim de duyarlıklarımız var, onlara da dikkat etmek zorundasınız" mesajlarını sürdürdü.
Türkiye'nin yeni Irak Özel Temsilcisi Oğuz Çelikkol'un, Kuzey Irak'a yaptığı son ziyaret ardından çıkan haberleri de, işte bu çerçevede okumak gerekiyor.
Türkiye'nin henüz bu aşamada "Kuzey Irak Kürdistanını" tanıması söz konusu değil. Zira henüz böyle bir Devlet yok. Anayasalarındaki isimleri "Kürdistan Bölgesel Hükümeti" şeklinde. Türk temsilcinin söylediği de bu gerçeği kabul etmenin ötesine gitmiyor: Anayasa onaylandıktan sonra, Türkiye için Barzani, Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başbakanı olacak.
Yani, Irak Anayasasına saygı gösterilecek.
Bu, Ankara'nın yolladığı havuç…
Ancak, Özel Temsilcinin sözlerinin ikinci bölümü okunduğunda, Kuzey Irak yönetimine birde sopa gösterdiği anlaşılıyor: Bizim de, sizin gibi duyarlıklarımız var. Kerkük başta olmak üzere, bu konulara sizde uzlaşıyla yaklaşırsanız sorun çıkmaz…
Yani, eğer Türkiye'nin duyarlıkları karşılık alırsa, ilişkilerimiz daha da rahatlar…Aksi halde zorlaşır mesajı veriliyor.
"Herkes yerini bilsin…Herkes ayağını yorganına göre uzatsın" denmek isteniyor.
Ne olursa olsun, hem Türkiye hem de Kuzey Irak Kürtlerinin çıkarları, birbirleriyle iyi geçinmeyi gerektiriyor. Ne Kürtlere sopa göstermek bir işe yarıyor, ne de Kürtlerin bizi görmezden gelmeleri.
Artık bütün bu gerçekler , çok net şekilde ortaya çıkıyor.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
AKP, beklenti ve yıpranma
KAMUOYU, AKP'nin oy kaybetmediğini, bir ölçüd...
Çetin ALTAN
İşsizliğin nedeni, "meslek sevgisi"nden yoksunluk...
"Ülke sorunları", yahut "Türkiye'nin sorunlar...
Melih AŞIK
Bonjur Kıbrıs
Hükümetin aktif (hatta hiperaktif) dış politi...
Fikret BİLA
Türkiye GOP'un lideri
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, dün k...
Hasan CEMAL
İpin ucu kaçıyor!
Irak'ta Samarra, Sünnilerin çoğunlukta olduğu...
Yılmaz ÇETİNER
'İsterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz!'
Her dönem aynı şikâyette bulunuruz ama bu def...
Güneri CIVAOĞLU
Eşik
New York Üniversitesi İktisat Profesörü Jess ...
Hurşit GÜNEŞ
İhracata bakalım, nefes alalım
Önceki akşam ocak ayını içeren dış ticaret ve...
Doğan HEPER
Türkiye büyük, hükümet küçük
Türkiye'nin dış politikası var mı?
Semih İDİZ
Türkiye, Kürt fobisiyle Irak'ta yapıcı rol oynayamaz
Hamas ziyareti gibi, Irak'ın geçici Başbakanı...
Sami KOHEN
Bölgesel rol tutkusu
IRAK Başbakanı İbrahim Caferi'nin Ankara ziya...
Hasan PULUR
Mezhep, nesep ve "Remzi Abi!"
BAZI yazıları, bazı deyimleri okudukça aklımı...
Derya SAZAK
Medyasız demokrasi
AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in Ma...
Meral TAMER
Çocuğunuza İstanbul Modern'de doğum günü
Küçükken kızıma, büyüdüğünde aklında kalabile...
Yaman TÖRÜNER
Yine kredi kartı
Geçen hafta yazdığım yazıda, kredi kartlarıyl...
Güngör URAS
Bütçe fazla verdi kandırmacası
Bütçenin ocak ayında 2 milyar YTL fazla verme...
Serpil YILMAZ
Şişli Terakki arsası sonunda devredildi
Uzun yıllar altın sektöründe yer almalarına k...
M. Ali BİRAND
Bu çeteler tam bir kanser gibi
Bazılarımız konuyu pek ciddiye almıyorlar.

© 2006 Milliyet