Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çıplak kadın bacağı ve takke çatışması...


Özellikle "takkeler dünyası"nda ölenlerle öleceklerin sayısı, her gün kefen fiyatlarını biraz daha artırmasa; kolayından rastlanmayacak enfes bir sınıf çatışması yaşanmakta; hem de "sınıf bilincinden" yoksun, "onlar ve İslam" görünümü arkasında...
***
Sanki 1730'da III. Ahmet'le, 1807'de III. Selim dönemlerinde İstanbul'da yaşanmış olan çatışmalı olaylar; günümüzde tüm dünya sahnesinde ortaya çıkmakta...
1789'da tahta çıkan III. Selim, 1791'de "Nizam-ı Cedit-Yeni Düzen" diye, devlet yapısını çağdaşlaştırmak amacıyla, yeni bir atılım başlatmıştı.
Fransa'dan ordu ve tersane işlerinde çalışacak uzmanlar getirilmiş ve yeniçeri ocağı dışında, topçu ve istihkam subayı yetiştirmek için, "Mühendishane-i Berri-i Hümayun" kurulmuş, modern Selimiye Kışlası inşa edilmişti.
***
III. Selim'in çağdaşlaşma girişimleriyle birlikte, camilerde de şu tür vaazlar yaygınlaşmaya başladı:
"Askere setre pantol giydirip imanına halel getiren, önlerine muallim diye frenkleri düşüren padişaha Allah yardımını çok görür."
***
En sonunda III. Selim'in tahttan indirilip öldürülmesi, şöyle özetlenebilir:
1- İstanbul Boğazı'ndaki hisar ve kalelere, Trabzon dolaylarından 2 bin kadar "yamak asker" getirilip yerleştirilmişti. "Nizam-ı Cedit üniformasını giymez, kâfir kılığına girmeyiz", diye önce onlar ayaklandı. İçlerinden Kabakçı Mustafa'yı başlarına lider seçtiler.
***
2- Kabakçı Mustafa, ayaklanmanın nedenlerini halka şöyle açıklıyordu:
"Ey ahali, meramımız Nizam-ı Cedit belasını kaldırmaktır. Başka niyetimiz yoktur. Müslüman olanlar, kendilerini ocaklı bilenler, bizimle beraber olsunlar.
***
3- III. Selim'in yeğeni, veliaht Mustafa ile Şeyhülislam Topal Ataullah Efendi, Kabakçı'yı tutuyorlardı.
Vezir-i azam vekili Köse Mustafa Paşa da, "yamaklar ayaklanması"nı bastıracağına, "basit bir iş, fasa fiso" diye padişahı uyuttu. Nizam-ı Cedit askerinin ayaklanmayı bastırmasını engelledi.
***
4- III. Selim, "Nizam-ı Cedit"in kaldırıldığına dair bir "hatt-ı hümayun" yazdı. Vezir-i azam vekili Köse Mustafa Paşa, el altından Kabakçı'ya, 11 kişilik bir "kurban" listesi gönderdi. Kabakçı da öldürmek için, "kurban" listesindekilerin teslimini istedi.
5- III. Selim, listede adları olanları, Kabakçı Mustafa ile adamlarına teslim etti. İsyancılar, 11 kurbanı, korkunç işkencelerle paramparça ettiler.
***
6- Bu kez de III. Selim'in tahttan indirilmesi sorunu getirildi gündeme. İstanbul Kadısı, yeniçerilerle şu sorunu tartışıyordu:
"Bundan sonra bu padişaha emniyet olmaz. Sultan Selim'in saltanatta istiklali yok. Hükümeti birtakım zalimlerin eline verdi. Kendisi zevk-u sefa ile meşgul. Devlete getirdikleri de, fukaraya ve reaya zulüm yapıyorlar; böyle bir padişahın hilafeti sahih midir?"
***
7- Şeyhülislam Topal Ataullah Efendi "değildir" cevabını verdi ve "Hal fetvası"nı yazdı.
***
8- İsyancılar, "Sultan Selim'i istemiyoruz. Sultan Mustafa efendimizi istiyoruz" diye bağırıp çağırıyorlardı.
Ve III. Selim padişahlıktan çekildiğini açıkladı; 1807...
Bir yıl sonra, Alemdar Mustafa Paşa'nın Babıali'yi basması sırasında da, Saray'da hançerlenerek öldürüldü.
***
Günümüzde de "küreselleşme" süreci; özellikle aşiret ve tarikat yapılanmaları içindeki, "köylülüğü" aşamamış; yoksullara sadece, "ölüm sonrası bir ödüllenme vadeden", çağ dışı "devlet" modellerini zorluyor.
21. yüzyılın evrensel bir burjuvalaşmaya dönük yeni rüzgârları ile; yoksul yığınların tepesinde, "egemenlik saltanatı"na çöreklenmiş, takkeli politika çatışıyor ve çatışma, daha bir hayli büyüyerek süreceğe benziyor.
***
Türkiye'ye gelince...
Şayet bizde de okullarda okutulan tarih, bilimsel ve objektif bir berraklıkta olsaydı da; Cumhuriyet kuşaklarının kafası, "şanlı tarih" edebiyatıyla, anlamsız bir "megalo" dopinglenmesine uğramasaydı; küreselleşme sürecinin nirengileri, çok daha sağlıklı bir tepsi içinde değerlendirilebilirdi.
***
Dünkü Hürriyet'tin sürmanşeti; Türkiye'nin de içeride, politik demagojilerle hızlandırılan bir salıncakta sallanıp durması sağlanırken; asıl kaygıların neler olduğunu çıkarıyordu su yüzüne...
Hürriyet'in sürmanşeti şöyleydi:
"Kapılar ardında müthiş itiraf"
"Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cyril Svoboda: 'Abdullah Gül kapalı kapılar arkasında bana dedi ki...'"
Ne demiş olduğu da şöyle açıklanıyordu:
"Amerikan kuvvetleri Irak'tan asla çekilmemeli. Çekildiği takdirde, İran'daki yeni İslam bütün bölgeye hâkim olur.
Amerikan askerlerinin çekilmesi durumunda, İran'ın İslam devrimini Türkiye'ye de ihraç etmesine artık kimse mani olamaz."
Haberi dünyaya, ABD haber ajansı UPI yayımlıyordu.
***
Fantasizt bir yaklaşımla, çağdaş burjuva sınıfının simgesi, bikinili ayrık kadın bacakları...
Üst düzey makamlarda, saltanat düşkünü hırslı liderlerin yönetmeye çalıştıkları yoksul İslam âleminin de simgesi, sakal ve takke...
***
21. yüzyılın küreselleşme sürecinde, çıplak kadın bacakları mı daha hızlı evrenselleşecek, yoksa sakalla tekke mi?
Yanıtını genç kuşaklar ne kadar düşünürse, o kadar daha az ziyan zebil olurlar...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Mezhep ve siyaset
IRAK sadece mezhep ve etnik kimliklere göre p...
Çetin ALTAN
Çıplak kadın bacağı ve takke çatışması...
Özellikle "takkeler dünyası"nda ölenlerle öle...
Melih AŞIK
Tezkere yıldönümü
Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulü...
Fikret BİLA
ABD'nin Kürt sorunu
Türkiye, Irak, İran ve Suriye için, "Kürt sor...
Hasan CEMAL
Utanç!
Önce Ahmet Altan'ın satırları: "Biz acıklı ma...
Güneri CIVAOĞLU
Grupta grizu
AKP "duralama" sürecinde. Hatta "inişte..." A...
Abbas GÜÇLÜ
Evren, Muğla Üniversitesi ve Gençler (1)
Türkiye'nin yakın tarihi, önceki gece Genç Ba...
Hurşit GÜNEŞ
IMF'nin ikinci tasarım hatası
Türk ekonomisi bundan tam 5 yıl önce belki de...
Sami KOHEN
Nükleer "bonus"...
HİNDİSTAN 1998'de ilk nükleer silah denemesin...
Metin MÜNİR
Konut kredisinde cevapsız sorular
Eğer ortalama bir Türk'seniz, bankaya paranız...
Faik ÖZTRAK
İktisat politikalarının başarısının ölçütü işsizliktir
İşsizlik rakamları bir ülkede iktisat politik...
Hasan PULUR
"Kemal Abi" daş gibidir daş...
YOLDA çevirip soruyorlar:
Derya SAZAK
İran kaygısı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Çek meslekta...
Meral TAMER
Artık en güçlü silah enerji
Bir yanda petrolün yanı sıra zengin doğalgaz ...
Ece TEMELKURAN
Kalp yiyen
Güngör URAS
İki yakamız bir araya geldi mi?
Hükümetimiz bu yıl 168 milyar YTL iç ve dış b...
M. Ali BİRAND
Belçika, nihayet doğruyu gördü...
Fehriye Erdal 1996 yılında, Özdemir Sabancı b...

© 2006 Milliyet