Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ABD'nin Kürt sorunu


Türkiye, Irak, İran ve Suriye için, "Kürt sorunu"ndan söz etmek yeni değil ama ABD için yeni...
Kürt sorunu ABD'nin 1991 Körfez Savaşı'ndan sonra gündemine girmiş, 2003'te Irak'ı işgalinden sonra ise önemli sorunlarından biri haline gelmiştir.
ABD'nin sadece Irak sorunu değil, "Kürt sorunu" da vardır.
Irak'ın ABD ve İngiltere tarafından işgali, bölgedeki dengeleri değiştirdi.
Birinci Dünya Savaşı sonrasından itibaren bugünlere kadar Türkiye-Irak-İran ve kısmen Suriye tarafından, "yönetilen" bu sorunla ilgili olarak küresel güçteki devletlerin konjonktüre göre değişen Kürt politikaları olmuştur.

Kürt isyanları
Sorunun bugünkü boyutuna girmeden önce tarihi anımsamakta fayda var. Türkiye dahil Birinci Dünya Savaşı sürecinde ve sonrasında bölge ülkelerinin tümünde Kürt isyanları çıkmıştır. Türkiye, Irak ve İran'daki bu isyanlarda nitelik farkı olsa da hedef Kürtlerin bağımsızlığı olmuştur.
Genel olarak ifade etmek gerekirse, İran'da kurulan ve çok kısa ömürlü olan Mahamad Cumhuriyeti (1946) dışında bağımsız Kürt devleti ortaya çıkmamıştır. Üç ülkede de isyanlar bastırılmıştır.
En belirgin biçimde merkezi otoriteden bağımsız (özerk) bir statü oluşturabilen Kuzey Irak olmuştur.
Türkiye, İran ve Irak'ın, "Kürt sorunu"na bakış konusunda uzun yıllar görüş birliği ve işbirliği içinde sorunu yönettikleri söylenebilir. Ankara-Tahran-Bağdat üçgeni, "Irak'ın toprak bütünlüğü" politikasında ortak davranmışlardır. Bu görüş ve işbirliğinin yanında bu ülkelerin Kürtleri birbirlerine karşı kullanmaları da bir diğer politikalarıdır.
Birinci Dünya Savaşı döneminde bölgede İngiltere'nin yerini ve işlevini bugün ABD'nin aldığını söyleyebiliriz.
ABD'nin Irak'a müdahalesi, Kuzey Irak'taki statüyü güçlendirmiştir. Bugün Talabani, Irak'ın Cumhurbaşkanı'dır, Barzani de Kürt Bölgesi Başkanı. Nihayet Irak Anayasası'nda Federe Kürt Bölgesi net biçimde yer almış ve Kerkük'ü de bu bölge idaresine katacak bir açık kapı bırakılmıştır.

ABD'nin kararı
ABD'nin Irak müdahalesi, büyük devletlerin de zımnen onayladığı ve bugüne kadar işleyen, Ankara-Bağdat-Tahran hattından Bağdat'ı düşürmüştür. Tahran ve Şam da ABD'nin hedefleri arasındadır. Reel politik açıdan Ankara da rahat değildir. Bağdat-Tahran'dan daha çok Washington'la politika oluşturmak zorunda kalmış, ancak çıkar farklılıkları iki ülke politikalarında tam bir örtüşme sağlanmasına engel olmuştur.
Bugün de Türkiye, İran ve Suriye'nin bağımsız Kürt devletine karşı oldukları bilinmektedir. Ancak, ABD karşısında üç ülkenin de politika dayatma güçleri yoktur.
Bu nedenle bugün ABD'nin, "Kürt sorunu" vardır. Kuzey Irak'ta, güçlenen fiili Kürt devletinin bağımsızlık için uygun konjonktür beklediği gerçektir. Yoksa Kürtlerin, "Irak'ın toprak ve ulus birliği" diye esaslı bir sorunları yoktur. Hedefleri bağımsızlıktır.
İşte bu noktada, ABD'nin vereceği karar belirleyici olacaktır. ABD koruması olmadan bağımsız Kürt devleti ilanı zordur.
Washington'un zorluğu ise sorunlu ilişkileri de olsa Türkiye, İran ve Suriye'ye rağmen bağımsız Kürt devleti kararı verip veremeyeceğidir

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Mezhep ve siyaset
IRAK sadece mezhep ve etnik kimliklere göre p...
Çetin ALTAN
Çıplak kadın bacağı ve takke çatışması...
Özellikle "takkeler dünyası"nda ölenlerle öle...
Melih AŞIK
Tezkere yıldönümü
Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulü...
Fikret BİLA
ABD'nin Kürt sorunu
Türkiye, Irak, İran ve Suriye için, "Kürt sor...
Hasan CEMAL
Utanç!
Önce Ahmet Altan'ın satırları: "Biz acıklı ma...
Güneri CIVAOĞLU
Grupta grizu
AKP "duralama" sürecinde. Hatta "inişte..." A...
Abbas GÜÇLÜ
Evren, Muğla Üniversitesi ve Gençler (1)
Türkiye'nin yakın tarihi, önceki gece Genç Ba...
Hurşit GÜNEŞ
IMF'nin ikinci tasarım hatası
Türk ekonomisi bundan tam 5 yıl önce belki de...
Sami KOHEN
Nükleer "bonus"...
HİNDİSTAN 1998'de ilk nükleer silah denemesin...
Metin MÜNİR
Konut kredisinde cevapsız sorular
Eğer ortalama bir Türk'seniz, bankaya paranız...
Faik ÖZTRAK
İktisat politikalarının başarısının ölçütü işsizliktir
İşsizlik rakamları bir ülkede iktisat politik...
Hasan PULUR
"Kemal Abi" daş gibidir daş...
YOLDA çevirip soruyorlar:
Derya SAZAK
İran kaygısı
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Çek meslekta...
Meral TAMER
Artık en güçlü silah enerji
Bir yanda petrolün yanı sıra zengin doğalgaz ...
Ece TEMELKURAN
Kalp yiyen
Güngör URAS
İki yakamız bir araya geldi mi?
Hükümetimiz bu yıl 168 milyar YTL iç ve dış b...
M. Ali BİRAND
Belçika, nihayet doğruyu gördü...
Fehriye Erdal 1996 yılında, Özdemir Sabancı b...

© 2006 Milliyet