|
Belçika, nihayet doğruyu gördü...
Fehriye Erdal 1996 yılında, Özdemir Sabancı başta olmak üzere 3 kişiyi öldüren DHKP-C örgütünün tetikçisiydi. İnsanları öldürmenin adı cinayettir. Hiçbir gerekçe, insanları öldürmeyi haklı gösteremez. Ne din, ne de ideolojiler gerekçe olamaz.
Erdal, cinayeti işledikten sonra Belçika'ya kaçtı. O günden bu yana da, Belçika yasalarındaki çeşitli açıklardan yararlandı.
Belçika yargısı tamamen bağımsızdır. Yasaları, kendi anlayışına göre uygular. Siyasi otorite veya dış kaynaklardan gelecek baskıları reddeder.
Belçika yargısı, Fehriye Erdal'ı uzun süre bir terörist olarak görmedi. Fikir Özgürlüğünden tutun, cinayetin terör olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine kadar varan farlı görüşlerle hareket etti.
Şimdi, bu genel yaklaşımın giderek değişmeye başladığını görüyoruz. İlk defa, eski yorumlar yerine yenileri ön plana çıkıyor.
Belçika Yargısı dahi artık, "benim teröristim seninkinden daha iyi" izlenimini veren görüşünü değiştiriyor.
Avrupa'nın genelinde bu hastalık vardı. Kendi toplumlarındaki terör olaylarına sert tepkiler verirler, ancak özellikle Türkiye gibi "insan haklarına saygı göstermediği" izlenimi veren ülkelerin "terörist" diye nitelediği kişilere daha "anlayışlı" davranırlardı. Bu sayede, köktendinciler Avrupada yer bulabildiler, terör grupları korunabildiler ve bugünlere kadar geldik.
Belçika başta olmak üzere, Avrupa sonunda uyandı. Artık "fikir özgürlüğü" şemsiyesinin altına sığınmak zorlaşmaya başladı.
Belçika mahkemesinin Fehriye'yi "izinsiz silah bulundurmak ve sahte kimlik taşımak" nedeniyle 4 yıla mahkum etmesi önemli. Hele mahkemenin DHKP-C'yi "terörist bir grup" olarak nitelemesi, daha da önemli.
Bu karar geç geldi.
Fehriye kaçtı, ancak eninde sonunda yakalanacaktır. İşte Belçika yargısında gerçek bir tutum değişikliği olup olmadığı asıl o zaman anlaşılacak. Eğer Fehriye Türkiye'ye iade edilirse, yepyeni bir dönem başlayacak,.
Aksi halde, Avrupa hala teröristlerin saklanabildiği bir yer olarak kalacak.
* * *
M.ALİ AYBAR TRT'Yİ AFFETMEZ
Gazetelerde okudum.
TRT. Türk solunun en unutulmaz isimlerinden biri sayılan M.Ali Aybar'ı anmak için bir begesel yayınlayacakmış.
Eğer M.Ali Aybar bu haberi duysa, helhalde fena halde sinirlenirdi. TRT'nin (tabii devletten aldığı emirler doğrultusunda) yıllar boyunca nasıl gaddar bir lekeleme kampanyası yaptığını, hem ona, hem de Türk soluna hayatı nasıl zehir ettiğini hatırlar ve "Kendinizi bir belgeselle affettiremezsiniz. İstemiyorum sizin jestinizi" diyebilir.
TRT, devletin borozanı olarak, geçmişte çok can yaktı. Çok insanı lekeledi. Sırf, remsi görüşe karşı çıktığı için çok düşünürü yok etti.
TRT, şimdi "anma belgeselleri" yaptıkça, akılma eski günler geliyor. Bu kurumun, sırf ideolojilerden dolayı, yeteneksiz kişilerin elinde nasıl rezil edildiğini düşünüp hayıflanıyorum.
* * *
GÜL, DOĞRU BİR SAPTAMA YAPMIŞ
Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cyril Svoboda, hafta başında katıldığı Chatham House toplantısında, Abdullah Gül'ün son görüşmelerinde paylaştığı Irak konusundaki kaygılarını anlatmış.
Amerikan UPI ajansına göre, Gül şunları söylemiş:
"Koalisyon güçleri Irak'ı terk ederse ülke siyasetine İran damgalı yeni İslam'ın egemen olmasından korkuyorum. Bu anlayışın Türk elitine sızmasını da kimse engelleyemez".
Medyamız bu sözleri "müthiş itiraf" diye yayınladı.
Neden itiraf?
Gül, uzun süredir yakınlarıyla paylaştığı ve inandığı bir gerçeği tekrarlamış.
Evet, dua edelim de Irak'ta iç savaş çıkmasın. Ancak bu tehlike sürdükçe de, yine dua edelim de ABD Irak'tan ayrılmasın.
Washington'un Irak'ı bırakması demek, İran'ın bölgeye hakim olması, Türkiye'nin ağırlığını büyük ölçüde kaybetmesi ve dinci akımların şahlanması anlamına gelir.
Bu gerçeklere bakınca, Gül doğru söylememiş mi? Kapalı kapılar ardında, Çek Bakana söylese ne olur, açıktan söylese ne değişir? Önemli olan gerçekleri görmesi...
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|