|
 |
|
|
Ege olmasa Türkiye'de organ bağışı oranı dibe vuracak
Satır Arası / Deniz Sipahi
Çok sevdiği eşinin beyin ölümü gerçekleştikten sonra organlarını bağışlayan bir kişi duygularını şöyle dile getirmiş:
" Ölümünün bir yıkım ve kayıp olduğunu, acısına ise zor katlanabileceğini düşünmüştüm. Oysa şimdi öğrenmeye başladım ki; senin hayatın bana bir hediye ve büyümeye devam eden bir aşktı. Ölümün gerçeği sevginin varlığını yok etmişti ama; tek başına ölüm verilmiş olan bir şeyi yıkamazdı. Şimdi ise ölümünün ve gidişinin ardından, senin hayatına yeniden bakmayı öğreniyorum..."
* * *
Geçen gün gazetelerde yayınlanan bir vefat ilanını okuduğumda işte daha önce not ettiğim bu cümle aklıma geldi.
Kalp yetmezliği yüzünden yaşam mücadelesi veren makine mühendisi adayı biricik oğulları Cemil için umut içinde organ bağışı beklerken kaybeden anne Ayla Binlik ile baba Erden Binlik yaşadıklarını gazete ilanıyla duyurmaya çalışmışlardı. Binlik ailesi Cemil gibi organ bekleyen çok hastanın olduğunu bir kez daha hatırlattı bizlere...
Cemil, yirmi beş yaşındaydı.
Cemiller'in ölmemesi için bizlere önemli görevler düşüyor. Geçen gün Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Çitim Dontlu'yu dinlerken bazı notlar aldım. Bugün o bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
* * *
Öncelikle 2002-2005 yıllarında Aydın, Bursa ve Antalya en çok bağış yapan iller arasında ilk sırada yer almışlar. Araştırmaya göre Ağrı, Bingöl, Bitlis, Hakkari, Siirt, Şanlıurfa ve Batman'da bugüne kadar hiç organ bağışı yapılmamış.
Avrupa Birliği'nde bağış oranı milyonda 15 iken; bu düzeyi yakalayan Türkiye'de sadece iki şehir bulunuyor. İzmir ve Aydın... Ege Bölgesi'nden gelen bağışlar Türkiye ortalamalarını yükseltiyor.
Avrupa'da da en yüksek oran İspanya'da; milyonda 34.6...
2005 yılında; İzmir'de Ege Üniversitesi 21, Dokuz Eylül Üniversitesi 11, Tepecik 12, Bozyaka 10, Kent Hastanesi 1 olmak üzere toplam 55 donör bulunmuş.
Ege Bölgesi'nin diğer bölgelerinden; Fethiye Devlet Hastanesi 1, Aydın Devlet Hastanesi 4, Denizli Devlet Hastanesi 5 olmak üzere 10 donör bulunmuş. Ege'den çıkan toplam donör sayısı 65.
* * *
Yine Sağlık Bakanlığı 2003 yılı verilerine göre...
Diyalize giren hasta sayısı Türkiye'de 30 bini geçiyor.
Bugüne kadar 750 böbrek nakli yapılmış, 7 bin kişi bekliyor.
159 karaciğer nakli yapılmış, 430 kişi bekliyor.
20 kalp nakli yapılmış, 146 kişi bekliyor.
15 kalp kapağı yapılmış, 9 kişi bekliyor.
Kalp akciğer nakli yapılmamış, 27 kişi bekliyor.
Akciğer nakli yapılmamış, 4 kişi bekliyor.
Pankreas nakli yapılmamış, 16 kişi bekliyor.
Bin 538 kornea nakli yapılmış, 4 bin 958 kişi bekliyor.
443 kemik iliği nakli yapılmış, 282 kişi bekliyor. Tablo bu... Ölüm bir yıkım kabul ediyorum. Ama... Bana göre organ bağışı da koşulsuz sevgi anlamına geliyor.
Turkey, Turkay Turkish Republic Turkland
Türkiye'nin İngilizce karşılığı olan "Turkey" sözcüğünün bu dilde aynı zamanda "hindi" anlamına gelmesi nedeniyle birkaç yıl önce bir kampanya başlatılmıştı. "Turkey" yerine "Türkiye" nin kullanılması önerilen kampanyanın başarıya ulaşma olasılığının bulunmadığını düşünmüştüm. Ne yazık ki öyle de oldu.
Başarısızlığın ana nedeni alternatif olarak seçilen "Türkiye" sözcüğüydü. Uluslararası yazışmaların büyük bölümü bilgisayar aracılığı ile yapılırken klavyesinde "ü" harfi bulunmayan ülkelerde yaşayanların "Türkiye" yazabilmeleri çok güçtü. Ayrıca o ülkelerin Atatürk'ü olmadığından sözcükler yazıldıkları gibi okunmuyordu ve "Türkiye" sözcüğünün nasıl telaffuz edileceği ise ayrı bir sorundu. Bugünlerde öne sürülen "Republic of Türkiye"nin de aynı nedenlerle başarı şansı yok.
* * *
Geçmişte ilk düşündüğüm alternatif sözcük "Turkay" (söylenişi "Törkey") olmuştu. Bu sözcüğün avantajı Almanca'daki "Türkei" ve Fransızca'daki "La Turquie" ile benzer olması iken, tıpkı Hungary-hungry (Macaristan-aç) ilişkisinde olduğu gibi, sadece bir harf olan farkın zor ayırt edilebilmesi dezavantajını taşıyordu.
Sonradan "Turkish Republic" seçeneği üzerinde durdum. Bu tamlama Turkish Republic of Northern Cypress (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) nedeni ile zaten kullanılıyordu ve gerektiğinde Fransızca ve Almanca gibi dillerde de benzer değişik uygulanabilirdi; ancak İngilizce'de "-ish Republic" yerine "Republic of-" kalıbı daha sık kullanılmaktaydı. Geçtiğimiz günlerde e-posta yoluyla öğrendiğim "Turkland" önerisi de hayli ilgi çekici. Öneriyi yapan Doç. Dr. Yalçın İzbul "Turkey" sözcüğünün "hindi" dışında İngilizce argoda "aptal, beceriksiz, başarısız proje, kolay hedef" gibi birçok olumsuz anlam taşıdığını bildiriyor. England, Finland, Greenland, Ireland, Poland, Scotland, Switzerland, Thailand gibi benzer örnekler veren İzbul, sınırlarımıza koyacağımız "Welcome to Turkland" (Türklerin ülkesine-topraklarına hoş geldiniz) yazısının kalplerde saygı uyandıracağını öngörüyor. Bu önerinin kanımca tek dezavantajı diğer dillerdeki karşılıkları ile farklı bir yapı göstermesi.
* * *
Yabancı dildeki bir sözcüğün değiştirilmesi, dilimizdeki bir sözcüğünkine oranla çok daha güç olacaktır. Ancak, ilgili ve bilgili kişi ve kurumların (belki de internet veya SMS yoluyla yapılacak bir halk oylaması sonrasında) başarı şansı yüksek Turkish Republic veya Turkland gibi bir öneri üzerinde uzlaşmalarının ardından, hükümetin ve diplomatlarımızın çabaları sonucunda bu değişimin sağlanabileceğini düşünüyorum.
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok'un kaleminden)
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|