Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Mart 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Aklanmak istiyor

Yılmaz, 'zamanaşımı' gerekçesiyle davanın düşürülmesi talebine itiraz edeceğini, aklanma yöntemiyle ilgili kamu vicdanında oluşabilecek soru işaretlerini önlemeye çalıştığını söyledi

BÜLENT SARIOĞLU Ankara

Yüce Divan'da yargılanan ilk başbakan olan Mesut Yılmaz, Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok'un "zamanaşımı" gerekçesiyle davanın düşürülmesi talebine itiraz edeceğini açıkladı. Yılmaz, yargılanmasına karar veren milletvekillerini de "Hukuka karşı hile yaptılar. Savcı bu hileye alet olmadı. Mahkemeye çıkarmanın da bir ceza olduğunu düşünerek hareket ettiler" diye eleştirdi.
Ok, Türkbank'ın Korkmaz Yiğit'e satılması konusunda "ihaleye fesat karıştırma" gerekçesiyle açılan davada suç vasfını "görevi kötüye kullanmaya" dönüştürüp davanın zamanaşımından düşürülmesini talep ederek, yargılamanın yönünü değiştirmişti. Yargılama sürecini Milliyet'e değerlendiren Yılmaz, 20 Nisan'da yapacağı savunmayla ilgili olarak şunları söyledi:

Kamu menfaatını düşündük
"Savcının görüşlerinin hiçbirini kabul etmiyorum ve burada herhangi bir görev kusuru olmadığı üzerine savunmamı yapacağım. Ne ihaleye fesat karıştırma ne de görevi kötüye kullanma suçunun burada olmadığını, tamamen kamunun menfaatlarını gözeterek davrandığımı belirleyecek bir savunma yapacağım."

'Savcı alet olmadı'
Yılmaz, suç vasfının değişmesini yorumlarken de TBMM soruşturma komisyonu üyelerini şöyle suçladı:
"Beni Yüce Divan'a gönderirken bunu komisyon da biliyordu. Burada bu suçun varit olmayacağını biliyorlardı. Bunu yapmalarının sebebi, sadece dava açılmasını sağlamaktı. Diğer maddelere dayandırsalardı zaten dava açılamıyordu. Sırf bunun görülebilmesini sağlamak için bu yola gittiler. Bu açıkça hukuka karşı bir hileydi. Bile bile yaptılar. Savcı alet olmadı. O kadar göz göre göre hukuku çiğneyemezdi. Şimdi biz bunun varit olmadığı üzerine savunma yapacağız."

Kamu vicdanı
Yılmaz, "Bu dava zamanaşımı gerekçesiyle düşerse kamu vicdanında tam aklanmayacağınızı, soru işaretleri kalabileceğini mi düşünüyorsunuz!" sorusuna da şu yanıtı verdi: "Ben de işte onu önlemeye çalışıyorum. Beni Yüce Divan'a gönderenler bunu bildikleri için bunu yaptı. Mahkemeye çıkarmanın da bir ceza olduğunu düşünerek hareket ettiler. Bunun için sadece zamana oynamaya çalıştılar."
Yılmaz, Türkbank ihalesiyle ilgili görevi kötüye kullanma suçlamasıyla yargılanmasının mümkün olmadığını, bunun ayrıntılarını 20 Nisan'da mahkemede ortaya koyacağını söyledi.

Siyasete açık kapı
Kamu vicdanında soru işareti bırakmayacak bir aklanmayı yeniden siyasete girmek amacıyla mı önemsediğine yönelik bir soru üzerine, "Onlara giremem şimdi" demekle yetinen Yılmaz, "Şimdilik kaydıyla mı?" sorusuna "Evet" yanıtını verdi.

Karar Yüce Divan'ın

Yüce Divan sanıkları Yılmaz ve eski Devlet Bakanı Güneş Taner, 20 Nisan'da ek savunma ve esas hakkındaki savunmalarını yapacak. Yılmaz ve Taner, savunmalarında, davanın zamanaşımına girmesini kabul etmeyeceklerini söyleseler bile, bu Yüce Divan'ın bu yöndeki olası kararını etkilemeyecek. Yüce Divan, Ok gibi dosyanın zamanaşımına girdiği yönünde karar oluşturursa dava düşecek. Türk hukukunda, zamanaşımına giren dosyalarla ilgili yargılama sürdürülemediğinden, Türkbank davası da böylece herhangi bir karar verilmeksizin rafa kalkacak.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek:
'Zamanaşımı af gibi'

ANKARA Milliyet
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, zamanaşımının af gibi bir etkisinin olduğunu söyleyerek, "Bu durum kamu vicdanını rahatsız ediyor" dedi. Mesut Yılmaz ile Güneş Taner ve Yaşar Topçu'nun Yüce Divan'daki davalarının zamanaşımına girdiğine yönelik Yargıtay Başsavcılığı'nın görüşüne ilişkin soruları yanıtlayan Çiçek, zamanaşımı konusunun sadece Yüce Divan'la ilgili olmadığını ifade ederek, şunları söyledi:
"Oradaki dosyaları bilmiyorum. Ama Ceza Kanunu'nu yaparken eski kanundaki sürelerin soruşturmalarda çok ciddi sorunlar çıkardığını gördük. Bu yüzden de artırdık. Bugün en düşük zamanaşımı süresi 8 yıldır. Ancak geçmişte işlenmiş suçlar konusunda, 2004'te tüm savcılıklara gönderdiğim bir genelge var. Özellikle yolsuzluk gibi suçlarda, zamanaşımının dolmasına bir ay kala savcılıklar dosyaları mahkemelere gönderiyor. Dosyalar böyle gelirse, amiyane tabirle bu çöp torbasını yargının önüne koymaktır. Zamanaşımı af gibi bir tesir icra ediyor. Bu da kamu vicdanını rahatsız ediyor."





GÜNCEL
Aklanmak istiyor
Savcıdan şok suçlama
Brüksel'de DHKP-C bürosuna baskın
Doktor gitti, diyaliz hastası öldü
Pornocu öğretmene 16 yıl hapis
Fotoğraftaki müdüre 'kınama'
Asıl hedefi Çiçek'ti
Görülmemiş eserleriyle Burhan Uygur
Müdürlere rotasyon
'Muhammen fiyat' tartışması
El arabasıyla bomba attılar
'Mikailimin kanı yerde kalmasın'
Kadınlara bu yıl karanfil
Çelik: 'Yaradılış' kitapta kalıyor!
Almanya'da bir Türk üniversitesi
Komisyona sansürlü rapor
Org. Büyükanıt'a Hamas yanıtı
Üstün zekâlı çocuklara müjde
Zanlı psikiyatrik muayeneden geçirildi






Melih AŞIK
Veda latifesi...
Bu hafta Kenan Evren haftası... Günlerden paz...
Can Dündar
Teksas 50 yaşında mı? Hay dedemin köse sakalı!
Başbakan Erdoğan Kuran öğretimi için resmi k...
Hasan PULUR
Mal mülk üzerine...
HALK ne güzel söylemiş:
Çetin ALTAN
Saklambaç, seksek, çelik çomak, koşmaca...
İktidardaki belediye siyasetçilerinin alınabi...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet