Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Mart 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yılmaz'a savunma hakkı tanınmalıdır


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, eski Başbakan Mesut Yılmaz hakkında Yüce Divan'da görülen davanın düşürülmesini talep etti. Başsavcı, eski bakanlar Güneş Taner ve Yaşar Topçu için de aynı talepte bulundu.
İlk bakışta bu talep, Yılmaz, Taner ve Topçu açısından lehte bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Başsavcı'nın talebine Yüce Divan da uyarsa, davalar düşmüş olacaktır. Ancak, Mesut Yılmaz için de, diğer bakanlar için de bu lehte bir sonuç değildir. Yüce Divan'da yargılanan siyasiler için Yüce Mahkeme'nin kararıyla aklanmak esastır. Davanın düşmesi Yılmaz ve bakanların zamanaşımına sığınarak kurtuldukları gibi bir izlenim yaratacaktır ki, bu siyasi kişilikler için iyi bir durum değildir.
Nitekim Mesut Yılmaz, Başsavcı'nın talebine sarılmamış ve yargılanmak, savunma yapmak istediğini açıklamıştır. Doğrusu da budur.
Yüce Divan'daki davaların bu aşamasında iki açıdan sorun görülmektedir. Sorunlardan biri hukuki, diğeri de siyasi alandadır.

Hukuki sorun
Başsavcı Ok, davanın sonuna gelindiğinde, esas hakkındaki mütalaasını verirken, davaların düşürülmesini istedi ve bu talebini zamanaşımına bağladı.
Bu durumda şu soru akla gelmektedir:
Zamanaşımı söz konusu idiyse davalar bugüne kadar neden görüldü? Ok, davanın başladığı ilk celsede bu görüşünü Yüce Mahkeme'ye sunup dosyanın düşürülmesini baştan isteyemez miydi? Veya Yüce Mahkeme, TBMM'nin gönderdiği dosya ve kararı aynı gerekçeyle iade edip davayı başından reddedemez miydi?
Davanın zamanaşımı nedeniyle açılamayacağı yeni mi anlaşıldı?
Başsavcılık, davanın ihaleye fesat karıştırmadan açıldığını, ancak yeni Türk Ceza Yasası'na göre bu suçun oluşması için hile şartı arandığını belirtiyor. Hile saptanamadığı için de bu suçun oluşmadığını kaydediyor. Davanın ihaleye fesat karıştırmaktan değil, görevi kötüye kullanmaktan açılması görüşünde olduğunu, ancak bu suç açısından da zamanaşımı nedeniyle dava açılamayacağını savlıyor.
Bu durumda Başsavcılık'ın, bu saptamaları daha önce neden yapmadığı sorusu gündeme geliyor.

Siyasi sorun
Başsavcı'nın talebinin kabul edilmesinde ortaya çıkacak siyasi sorun belki hukuki sorundan daha önemlidir. Bir Başbakan'ın ve bakanın Yüce Divan'a gönderilmesi, sanık sıfatıyla görüntü vermesi bir siyasi için zaten ceza niteliğindedir. Sanık olarak verdiği görüntü ve izlenimden yeterince rahatsız olur. Beraat etse bile sıkıntılı bir süreçtir. Yargılama sonunda Yüce Divan kararıyla aklanma dışındaki bir sebepten davadan kurtulması siyasinin tercih edeceği bir yön değildir. Çünkü esasa girilmemiş olmaktadır. Dava usulden düşürülmektedir.
Bu nedenle Mesut Yılmaz'ın yargılanmak, savunma yapmak istemesi siyasi açıdan doğru bir tutumdur. Bir Başbakan'ın, "görevini kötüye kullanması" Yüce Divan'a gönderilecek kadar ciddiye alınmış bir iddia ise töhmet altında bırakılan Başbakan'a savunma yapma hakkı tanınmalıdır.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Saklambaç, seksek, çelik çomak, koşmaca...
İktidardaki belediye siyasetçilerinin alınabi...
Melih AŞIK
Veda latifesi...
Bu hafta Kenan Evren haftası... Günlerden paz...
Fikret BİLA
Yılmaz'a savunma hakkı tanınmalıdır
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, eski ...
Hasan CEMAL
Şiddet ve siyaset!
Ankara'da, Bilkent Üniversitesi'ndeki "Türkiy...
Güneri CIVAOĞLU
Dem kazanmak...
Türkiye'nin tekstil devlerinden, yurtdışı bağ...
Can Dündar
Teksas 50 yaşında mı? Hay dedemin köse sakalı!
Başbakan Erdoğan Kuran öğretimi için resmi k...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenciyken kopya çekmeyeniniz var mı?
Öğrenci olup da kopya çekmeyen, dayak yemeyen...
Metin MÜNİR
Dünyanın en eski mesleğinin ekonomisi
Dünyadaki en eski meslek fahişeliktir derler....
Hasan PULUR
Mal mülk üzerine...
HALK ne güzel söylemiş:
Derya SAZAK
Yüce vicdan
Türkbank davasından Yüce Divan'da yargılanmak...
Meral TAMER
8 Mart kapıdan baktırır
Siyaset bilimci Doç. Dr. Ayşe Kadıoğlu'nun Ra...
Ece TEMELKURAN
Yoksul kapansın, zengin açılsın!
Henüz kimse yüksek sesle söylemiyor. Oysa baz...
Tamer HEPER
Ne dilerseniz onu yapın
Biraz kredi kartı probleminden uzaklaşıp koop...
Osman ULAGAY
Revizyon gerekli ama çok riskli
Bu mini dizinin ilk iki yazısında, Adalet ve ...
Güngör URAS
'İstanbul Modern'de fotoğraf ve heykel var
İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde şu günlerde ...
Serpil YILMAZ
Sıra geldi turizmin KDV'sine
Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) Başkanı Ok...

© 2006 Milliyet