Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Mart 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şiddet ve siyaset!


Ankara'da, Bilkent Üniversitesi'ndeki "Türkiye'nin Siyasal Hayatı ve Tarihi Merkezi."
Hafta içinde bir gün.
Siyaset Bilimi Bölümü'nün, öğretim üyeleri ve doktora öğrencileri için düzenlediği seminerde konuşuyorum.
Uzun bir konu başlığı var:
"Anılar ışığında Türk siyasal yaşamına ilişkin gözlemler ve analizler..."
27 Mayıs'ı anlatıyorum.
Daha 1960'ta nasıl cephelere bölündüğümüzü, askeri darbeyi neden sevinçle karşıladığımı, babamla ters düşüşümü, bir lise öğrencisiyken Menderes-Zorlu-Polatkan idamlarına nasıl olup da üzülmediğimi anlatıyorum.
Konuşuyorum, kafam başka yerde.
Evren'in 12 Eylül'de idam kararlarını tasdik ederken elinin hiç titremediğine ilişkin sözleri ve bazı üniversiteli gençler tarafından alkışlanması... Demirel'in liderliğindeki Adalet Partili milletvekillerinin, 12 Mart'ta Gezmiş-Aslan-İnan idamlarını Meclis'te tasdik ederken, 27 Mayıs'ın intikamını anlatan, "Üçe üç!" sloganları...
Konuşmaya devam ediyorum.
Ötekini düşman bellemek!
Mülkiye yıllarında böyleydik. Sadece kendi görüşlerimize özgürlük isteyen bir fanatizm içindeydi kafalarımız...
1960'ların ikinci yarısındaki Almanya yıllarımda şiddet fikriyle daha çok tanışmaya başlamıştım. Franz Fanon'un "Bu Dünyanın Lanetlenmişleri" adını taşıyan kitabı. Bir gün tesadüfen görüp almış, bir solukta okumuştum, devrimcilik adına şiddeti yücelten bu kitabı...
Adakale Sokağı'nı da anlattım.
Devrim dergisi bürosunu...
Eski bir 27 Mayısçı'nın özel arabasının bagajında gelmişti dinamit lokumları... Sonra, sokağın köşesindeki Mason Derneği binasının bahçesinden gelen patlama sesleri...
Ne mi amaçlanıyordu?
Önce askeri kışkırtmak!
Bir darbeyle parlamentonun, partilerin kapısına kilit vurmak, askerin darbesiyle de devrime giden yolu açmak... Dinamit lokumları fırlatılırken, bombalar patlatılırken elimiz titremiyordu, kutsal davamız vardı çünkü...
Şiddet, şiddeti getirdi!
Hangisi hangisini getirdi, o kadar önemli mi?.. Ama şiddet şiddeti getirmeye başlayınca, yaşanan acılar belki de olgunlaşma kapısını araladı.
Ayılmaya, siyasetle şiddet arasına duvar çekmeye başladım. Demokrasiyi sadece kendi görüşlerime özgürlük olarak gören yanlış anlayıştan koptum. Demokrasilerde sivil-asker dengesini, bu açıdan Türkiye'deki yanlışları yerli yerine oturtmaya koyuldum.
Bu konuları tartıştık Bilkent'te.
Yön-Devrim çizgisinden, Cumhuriyet gazetesinden söz açıldı. Cumhuriyet-demokrasi, din-siyaset ilişkisini, Kemalizmi, sol radikalizmi tartıştık. Bizdeki asker-siyaset ilişkisini eleştirel biçimde ele aldık.
28 Şubat gündeme geldi.
Bu konuda ben de sorgulandım.
İçim ısındı. Tartışmaların düzeyi ve üslup çıtası yüksekti çünkü...
Bir kez daha gördüm:
Çeyrek yüzyıl sonra bugün hâlâ idamları nasıl eli titremeden tasdik ettiğini söyleyen Evren'e, bugün hâlâ eli titremeden Evren'e alkış tutanlara, bugün hâlâ eli titremeden askeri darbeleri savunanlara, bugün hâlâ eli titremeden linç kültürü ile hukuk dışılığı pohpohlayanlara rağmen, askeri kışkırtanlara rağmen Türkiye kötüye değil, iyiye gidiyor.
Olgunlaşıyor!
Bilkent Üniversitesi'nde geçirdiğim saatler de beni iyimser kıldı.
İyi pazarlar!

h.cemal@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Saklambaç, seksek, çelik çomak, koşmaca...
İktidardaki belediye siyasetçilerinin alınabi...
Melih AŞIK
Veda latifesi...
Bu hafta Kenan Evren haftası... Günlerden paz...
Fikret BİLA
Yılmaz'a savunma hakkı tanınmalıdır
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, eski ...
Hasan CEMAL
Şiddet ve siyaset!
Ankara'da, Bilkent Üniversitesi'ndeki "Türkiy...
Güneri CIVAOĞLU
Dem kazanmak...
Türkiye'nin tekstil devlerinden, yurtdışı bağ...
Can Dündar
Teksas 50 yaşında mı? Hay dedemin köse sakalı!
Başbakan Erdoğan Kuran öğretimi için resmi k...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenciyken kopya çekmeyeniniz var mı?
Öğrenci olup da kopya çekmeyen, dayak yemeyen...
Metin MÜNİR
Dünyanın en eski mesleğinin ekonomisi
Dünyadaki en eski meslek fahişeliktir derler....
Hasan PULUR
Mal mülk üzerine...
HALK ne güzel söylemiş:
Derya SAZAK
Yüce vicdan
Türkbank davasından Yüce Divan'da yargılanmak...
Meral TAMER
8 Mart kapıdan baktırır
Siyaset bilimci Doç. Dr. Ayşe Kadıoğlu'nun Ra...
Ece TEMELKURAN
Yoksul kapansın, zengin açılsın!
Henüz kimse yüksek sesle söylemiyor. Oysa baz...
Tamer HEPER
Ne dilerseniz onu yapın
Biraz kredi kartı probleminden uzaklaşıp koop...
Osman ULAGAY
Revizyon gerekli ama çok riskli
Bu mini dizinin ilk iki yazısında, Adalet ve ...
Güngör URAS
'İstanbul Modern'de fotoğraf ve heykel var
İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde şu günlerde ...
Serpil YILMAZ
Sıra geldi turizmin KDV'sine
Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) Başkanı Ok...

© 2006 Milliyet