Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Mart 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Krizden 5 yıl sonra (3)
Revizyon gerekli ama çok riskli


Bu mini dizinin ilk iki yazısında, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin, 2002 sonunda devraldığı "güçlü ekonomiye geçiş programı"na sadık kalarak Türkiye ekonomisini 5 yıl öncekinden çok daha olumlu bir noktaya getirdiğini kaydetmiş, ancak bugün gelinen noktada hükümetin, ekonomi politikasında bir revizyona zorlanabileceğini belirtmiştim.
Türkiye ekonomisinde "her şeyin yolunda" olduğunu ve yaşanmakta olan dönüşümün ekonominin önünü açacağını ileri sürenlere göre böyle bir revizyona gerek yok. Hükümetin, "öldük - yandık" feryatlarına kulak tıkayıp, mevcut politikasını sürdürmesi gerekli onlara göre.
Ben farklı düşünenlerin kampındayım. Bana öyle geliyor ki YTL'nin değerlenmesine yol açan bu politikada bir revizyona gidilmezse sanayideki sorunlar daha da ağırlaşacak ve bu sorunların yarattığı baskılar hükümeti bir politika revizyonuna zorlayacak.

Revizyon ve güven
Bu lafı eden birinin, "revizyon gerekliyse nasıl olmalı" sorusuna da bir cevap bulması gerekiyor ve işte bu noktada işler karışıyor, çünkü bu sorunun hazır ve kolay bir cevabı yok. Var diyenlerin ortaya attığı çözümler de beni tatmin etmiyor. Hep, birileri bir şeyi düzeltmeye çalışırken başka bir şeyleri de bozacak diye korkuyorum.
Geçen akşam fikirlerine değer verdiğim dört ekonomist dostumla bir araya geldiğimizde derdimi açtım ve şu soruyu attım önlerine: İçerde ve dışarıda ekonomimize duyulan güveni sarsmadan YTL'deki değerlenmeyi nasıl durdurabiliriz; reel sektörün ve ekonominin önünü açacak bir kur düzeyine nasıl erişebiliriz?
İki saat tartıştık, kamu kesiminde de görev yapmış olan ekonomist dostlardan ilginç öneriler geldi ama bunların çoğunun, 'güveni sarsmadan' uygulanması kolay değildi. Bugün işbaşında olan siyasi ekibin farklı bir politika setini nasıl uygulayacağı da ayrı bir soru işareti oluşturuyordu.
Sonunda içimizi rahatlatacak bir sonuca varamadan dağıldık. Mucize çözümü biz de bulamamıştık. Belki de benim soruyu formüle ediş biçimim çözümü olanaksız hale getirmişti.

Güvensiz çözüm
Gerçekten de Türkiye ekonomisine duyulan güveni, geçici olarak da olsa, kaybetmeyi göze alırsanız, YTL'nin aşırı değerlenmesine çözüm bulmak hayli kolaylaşıyor çünkü YTL'nin değerlenmesine yol açan şey, gelen paraya sağlanan getirinin yanı sıra, zaten bu güven faktörü. Siz şu ya da bu nedenle bu güveni erozyona uğratıp sermayenin Türkiye'den kaçması için gerekli ortamı yaratırsanız, YTL'nin değerlenmesini de tersine çevirebilirsiniz.
Ancak hemen belirteyim ki bunu yapmak da 5 yıl önce olduğu kadar kolay değil. Bir kere Türkiye'nin konumundaki ülkeler, uluslararası piyasaların gözünde sınıf atladı, ikincisi Türkiye son yıllardaki performansıyla göze girdi. Bu izlenimi silmek ve paranın Türkiye'den kaçacağı ortamı yaratmak için bayağı çaba harcamak gerekiyor. TC Merkez Bankası'nı farklı bir anlayışa teslim etmek bu yöndeki bir çabanın ilk etkili adımını oluşturabilir.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Saklambaç, seksek, çelik çomak, koşmaca...
İktidardaki belediye siyasetçilerinin alınabi...
Melih AŞIK
Veda latifesi...
Bu hafta Kenan Evren haftası... Günlerden paz...
Fikret BİLA
Yılmaz'a savunma hakkı tanınmalıdır
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, eski ...
Hasan CEMAL
Şiddet ve siyaset!
Ankara'da, Bilkent Üniversitesi'ndeki "Türkiy...
Güneri CIVAOĞLU
Dem kazanmak...
Türkiye'nin tekstil devlerinden, yurtdışı bağ...
Can Dündar
Teksas 50 yaşında mı? Hay dedemin köse sakalı!
Başbakan Erdoğan Kuran öğretimi için resmi k...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenciyken kopya çekmeyeniniz var mı?
Öğrenci olup da kopya çekmeyen, dayak yemeyen...
Metin MÜNİR
Dünyanın en eski mesleğinin ekonomisi
Dünyadaki en eski meslek fahişeliktir derler....
Hasan PULUR
Mal mülk üzerine...
HALK ne güzel söylemiş:
Derya SAZAK
Yüce vicdan
Türkbank davasından Yüce Divan'da yargılanmak...
Meral TAMER
8 Mart kapıdan baktırır
Siyaset bilimci Doç. Dr. Ayşe Kadıoğlu'nun Ra...
Ece TEMELKURAN
Yoksul kapansın, zengin açılsın!
Henüz kimse yüksek sesle söylemiyor. Oysa baz...
Tamer HEPER
Ne dilerseniz onu yapın
Biraz kredi kartı probleminden uzaklaşıp koop...
Osman ULAGAY
Revizyon gerekli ama çok riskli
Bu mini dizinin ilk iki yazısında, Adalet ve ...
Güngör URAS
'İstanbul Modern'de fotoğraf ve heykel var
İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde şu günlerde ...
Serpil YILMAZ
Sıra geldi turizmin KDV'sine
Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) Başkanı Ok...

© 2006 Milliyet