Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Mart 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kot pantolonla bale

Sahnede kot pantolonlu balerinler, baletler, 'Carmina Burana'ya hayat veriyor. Ünlü koreograf Robert North'un Carmina Burana'sı muzip, eğlenceli, hüzünlü, tempolu...

YASEMİN BAY Antalya

Modern dansın en önemli ustalarından biri olan Robert North, "Carmina Burana"yı ilk kez Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB) için sahneliyor. Eser önceki gün dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Dansçılardan Derya Tokgöz, Melih Mertel, Tolga Burçak, Evren İskender ve Murat Özdemir'in performanslarıyla büyülediği eser, izleyiciden de tam not aldı.
ANTDOB sahnelerinde izleyiciyle buluşan "Carmina Burana", 13. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali'nde de izlenebilecek. "Troy Game" adlı eseri "4 Bale" kapsamında İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde halen sahnelenen koreografi dehası Robert North'la konuştuk...

Kot ortak bir kostüm
İlk kez "Carmina Burana"yı sahneliyorsunuz. Neden bu eseri seçtiniz?
ANTDOB'un Bale Başkoreografı Elif Poyrazoğlu'nun fikriydi aslında. Ama her zaman "Carmina Burana"yı sahnelemek istemişimdir. Çünkü "Carmina Burana"nın müziğini dans için etkileyici bulurum. Güçlü ritimler ve anında reaksiyon verilebilecek bir müzik. Dansa çok uygun olduğunu düşünüyorum.

Nasıl bir yorum getirmeye çalıştınız?
Müziği tamamlayacak, müzikle beraber gidecek bir koreografi olmasını istedim. "Carmina Burana"nın bütünü bir fikri takip etmiyor. Fikirlerin bir araya gelişi daha çok. Ben de o küçük, kısa hikâyeleri bir araya getirdim.

Sahnede kot pantolonlu dansçıları izliyoruz. Neden böyle bir tercihte bulundunuz?
Eğer bu eser için bale ayakkabılarını ve tütüleri kullansaydım gerçekten garip duracaktı. Koreografimi müziği tamamlamak için yapıyorum. Şayet müziği klasik olarak duysaydım bale ayakkabılarını kullanırdım. Ama "Carmina Burana" klasik bir müzik değil. Zaten artık kot pantolon ortak bir kostüm hepimiz için. Bu yüzden kullandım. Bazen klasik bale çok egzotik ve gerçek hayatımızdan uzak olabiliyor. Bence Carl Orff direkt seyirciyle birlikte olmak istedi. Kot pantolonu tercih etmemin bir diğer nedeni ise sanıyorum bu.

Türklere özgü davranış biçimlerini de kullanıyorsunuz kimi yerde.
İçki içerken kadehi bardağa vurup "şerefe!" denilmesi, ardından masaya vurup gelecek olanlar ve son olarak da yere vurarak ölmüşler adına içki içilmesi ya da sağ eli kalbin üzerine koyarak selamlama gibi hareketleri aldık. Çok az kullanıyoruz aslında. Türk dansı bütün dünyada biliniyor. Ve bu yüzden bunu kullanmak çok zor değil. İçki içme ritüelini kullanmak eşim Sheri Cook'un fikriydi. Çok güzel bir hareket ve müziğe de uydu.

Maçoluğa karşı bir eser
Hitler'in en sevdiği bestecilerden biri Carl Orff. "Carmina Burana"nın faşizme övgü için yazıldığı iddia edilir...
Carl Orff'un faşizmle ilgilendiğini sanmıyorum. Ama Hitler'in Carl Orff'u sevdiği kesin. Fakat önemli olan müzik. Dedikodular, besteci bu anlamda önemli değil. Tabii ki bazı durumlarda gerçekten fark eder. Ama önemli olan müziktir, besteci değil.

İstanbul'da en beğenilen eserlerinizden biri olan "Troy Game" sahneleniyor.
"Troy Game"i 1974'te yaptım. Toplulukta 6 genç erkektik. Ve 6 genç erkek için koreografi yapmak istedim. Aikido, tai chi gibi şeyleri de çalışıyorduk. Tüm bunları kullanabileceğimiz bir koreografi yaptım. Erkeklerin maço olmanın saçmalığını fark etmeye başladığı yıllardı. Maço imajıyla da dalga geçtik.

Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde de bir koreografi gerçekleştireceksiniz.
Ankara'da da "Entre dos Agos"u yapacağız. Bu hafta başlıyoruz. Bir hafta orada kalıp koreografiyi göstereceğiz. Sonra devam edecekler. Sanırım 6 Nisan'da da sahnelenecek.

"Carmina Burana"

Carl Orff'un 1936 - 37 yılları arasında bestelediği "Carmina Burana"sı, neredeyse herkes tarafından bilinen ve Türkiye'de de çok sevilen bir eser. İlk kez 1937'de Frankfurt'da seslendirildi. Eser, sözlerinin kaynağını, Münih şehrinin güneyindeki Benediktin manastırında bulunan şarap, kadın ve aşk hakkında yazılmış olan, 13. yüzyıla ait elyazması şiirlerden alıyor. 20. yüzyılın en ünlü bestelerinden biri olan "Carmina Burana", filmlerde, reklamlarda kullanıldı. Birçok şarkıcı tarafından yeniden yorumlandı.





GÜNCEL
Üç suçlama daha
İstiklal Marşı sorusu için suç duyurusu
PKK'lılara 'af' gibi karar
Yolcuları indirip otobüsü yaktılar
Erzurum'da Humeyni fotoğrafları
Kot pantolonla bale
Viyana'da 'Türkiye'ye hayır' kampanyası
Yalman'a son görev
Jerry Lee Lewis İstanbul'da
3. Yıldız Kısa Film Festivali






Can Dündar
Ne yaptı bu Araplar bize?..
Başbakan yine esip gürlemiş önceki gün... ...
Hasan PULUR
Televizyonlarda seyredilenler...
BU takım, bir zamanlar "Türk filmleri"ne de t...
Çetin ALTAN
Burun
'Dil" karaktersiz ve kaypaktır. Yılan gibi so...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet