|
 |
|
|
Korkarım!..
Fenerbahçe, kontrollü ve de dikkatle oyuna giriyordu Kayseri deplasmanında... Kayseri'yi kendi alanına çekip, kaptığı topları uzun kulllanarak Nobre, Anelka ve Tuncay'a gol pozisyonları yaratmaktı maksatları... Buna karşın Kayseri ise orta alanı kalabalık tutarak, Fener'i bu önemli bölgede presleyerek göğüslüyor ve karşı ataklarla da gole ulaşmak üzerine kurmuş görünüyordu puan kapma planlarını...
İki taraf da kendi planlarında haklı olabilirdi... Ama Fenerbahçe, ligin zirvesinde patron olan takımdı, bu maçı kazanmak sarı-lacivertli ekip adına "olmazsa - olmaz" bir durumdu puan cetvelinin zirvesindeki ismini yaşatması adına... Kayseri, Fenerbahçe'nin orta alandaki en belalı ve yaratıcı isimlerinin Appiah, Aurelio ve Alex olduğunu iyi bildiği için onları dar alanda yakın markaja alıyor, bu durumda Fenerbahçe öne top yapmakta zorlanıyor ve uzun yan paslarla gol adına çıkış yolları arıyordu kendine göre... Halbuki hemen oyunun daha ikinci dakikasında Nobre yakaladığı müthiş pozisyonda kalecinin üstüne vurmak yerine sağ ayağıyla topun altına girmeyi düşünebilse, sarı-lacivertli ekibin gole kavuşması çok kolay olacaktı... Bu arada Kayseri'nin ilk yarıda Rüştü'nün çevresinde yakaladığı pozisyonlarda sarı-lacivertli yüreklerin de ağızlara geldiği gerek tribünlerde, gerek ekran başındakiler adına tartışılmazdı doğrusu...
Rüştü'nün önce sakatlığı, sonralarda ise kalesini terketmekte gösterdiği sakarlıklar Fener'in ikinci yarıda kalede Volkan ile başlamasını gerektirmekteydi... Daum da öyle yaptı... Ancak Kayseri'nin ikinci 45'te ilk devreden daha rahat ve saldırgan bir şekilde oyuna sarılması maça bir tempo artışı getiriyor, ama iki takım da golü yakalamak adına gereken son hareket ustalıklarını bir türlü koyamıyorlardı zevkli mücadelenin vitrinine... Bu arada Anelka ile Johnson arasındaki pozisyonda penaltı var mıydı derseniz, Fransız düşerken topla arası iyice açıldığı için o harekete penaltı kararı vermek her babayiğit hakeme yakışmazdı doğrusu...
Tuncay inceleme konusu
Evet Anelka ve Nobre, Kayseri defansı arasındaki her deliğe girip çıkıyor, gol üretmek için oldukça görkemli bir mücadele örneği yaratıyorlardı arkadaşlarına... Ama Tuncay meselesi gerçekten bir inceleme konusu sarı-lacivertli formada... Olağanüstü çalışkan, iyi niyetle dolu... Ancak futbolda son hareketi yaparken hedefiniz doğru değilse, işte dünkü gibi hep "karavana vuruşlar" yaparsınız böyle hayati puan maçlarında...
Maçın sonucunu 90. dakikadaki vuruşuyla ilan eden Gökhan, Kayseri'yi ayağa kaldırırken, bacak arasından o golü yiyen Volkan'nın aklı o esnada nerelerdeydi merak ederim... Fenerbahçe yenilgiye kızmakla bir yere varamaz... Bizce bu takımın sağlam bir orta saha dengesi ve çabuk kapanan savunma bloklarına karşı bilimsel pas çareleri, ani kanat çıkışlarıyla rakibin göbekteki kilitlenmesini dağıtıcı çabukluğu gündeme gelmediği sürece, sarı-lacivertlilerdeki çöküntüler "KORKARIM" devam edecektir.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|