|
ABD'nin İran uyanışı
Son anda bir değişiklik olmazsa, ABD'nin İstanbul'daki diplomatlarına yakında bir yenisi eklenecek. Hayır, olağan rotasyon kapsamında bir görevlendirmeden değil, açılacak yepyeni bir diplomatik kadrodan söz ediyorum.
ABD Dışişleri geçen hafta aldığı karar gereği, artık İstanbul'da "İran'dan sorumlu" bir Amerikan diplomatı bulunduracak. Bu diplomat Farsça bilecek ve asıl işi Türkiye'deki İranlılar ile ilişki kurmak, rejim muhalifleriyle ve İran konusunda çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarıyla diyalog sürdürmek olacak.
İstanbul'daki bu yeni kadro, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın İran üzerinde çalışacak 15 kadar yeni diplomat görevlendirme planının parçası.
Bu kapsamda, bakanlık bünyesinde sadece İran üzerinde çalışacak yepyeni bir büro kuruluyor. Ayrıca Dubai'de, bütün işi İran'ı izlemek olacak bir bölgesel merkezde en az dört ABD'li diplomat görev alacak. İstanbul gibi Londra, Frankfurt ve Bakü'de de birer ABD'li diplomat, sürgündeki İran'lılarla bağlantı kurmakla görevlendirilecek.
Rejimi değiştirmek
ABD Dışişleri Sözcüsü Adam Ereli'nin şu labirentvari cümleleri, Washington'daki İran uyanışının da habercisi: "İran çok önemli bir ülke ve böyle olmayı sürdürecek. Farsça konuşan, bölgeyi anlayan, sadece İran'ı değil, İran'ın nüfuz sahip olduğu, erişebildiği ve İran'ı anlayan bölgeyi de anlayan diplomat kadroları geliştirmeye ihtiyacımız var."
Konuyla ilgili dışişleri yetkililerine, "Çeyrek yüzyıl sonra kabaran ilginin amacı rejim değişikliği mi" diye sorunca, "İran'ın politikalarında ve eylemlerinde değişiklik hedefliyoruz" diyorlar.
Zaten Bakan Rice, İran'da demokrasiyi destekleme amaçlı kültürel değişim programları ve radyo-tv yayınları için Kongre'den 75 milyon dolarlık bütçe talep etmişti. Şimdi Senatör Rick Santorum, bu paranın 100 milyon dolara yükseltilmesine çalışıyor.
Dahası, Santorum'un da sponsorları arasında bulunduğu "İran Özgürlük ve Destek Yasası" kabul edilirse, bu ülkeye uygulanan Amerikan ambargosu, halı ve fıstık ithalatı gibi tek tük istisnaları da kapsayacak şekilde genişletilecek, İranlı muhaliflere siyasi ve mali yardımın yolu açılacak.
İran'ı anlamak
Washington, "İran'ı ve İran'ı anlayanları anlamaya" nasıl başlayacak? Bir ABD'li diplomat, Tahran'da dizginleri ellerinden bırakmayan mollalar ile en az onlar kadar radikal bir söyleme sahip Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın kimi sözlerini kavramanın "seküler Batı için her zaman kolay olmadığını" söylüyor.
Nitekim Bush yönetiminin, İran müfredatını Ahmedinecad üzerine özel derslerle genişlettiği, Beyaz Saray'ın bir dizi uzmana, İran Cumhurbaşkanı'nın demeçlerini incelettiği yönünde haberler var.
Ahmedinecad'ın dinsel söylemini inceleyenler, 12'inci İmam'ın (Mehdi) dünyaya döneceğine inanan, geçen eylülde BM Genel Kurulu'na hitap ederken çevresinde bir ışık halesi oluştuğunu ve salondaki liderlerin büyülenmiş halde gözlerini kırpmadan kendisini dinlediğini anlatan bu adamın sözlerinde ne kadar ciddi olduğunu saptamaya çalışıyormuş.
Baltimore İbrani Üniversitesi'nden Robert Freedman'a göre, Ahmedinecad'ın mahşerin, dolayısıyla Mehdi'nin gelişinin şiddet yoluyla hızlandırılabileceğine inanması, Bush yönetiminde bazılarının ilgisini çekiyormuş!
Etnik istihbarat
Washington'ın İran için kolları sıvamasında asıl etken "nükleer Tahran" korkusu. İran nükleer silah yolunda "dönüşü olmayan noktaya" vardığı anda, ABD'nin 11 Eylül sonrası tehdit algılamasının merkezinde yer alan senaryo gerçekleşmiş, "radikalizm ile kitlesel imha teknolojisi birbirine kavuşmuş" olacak.
Bu gidiş nasıl engellenebilir?
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun bugün Viyana'da yapacağı toplantının da göstereceği gibi, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi beşleri ve Almanya, İran'ı uyarmayı sürdürse de, Tahran'a geri adım attırmaya yönelik yaptırımlar ufukta yok.
Bu durum, Bush yönetiminde "İş, eninde sonunda askeri seçeneğe gelip dayanabilir" diyenlerin sayısını artırıyor.
Pentagon'un işin oraya varması olasılığına yönelik hazırlıkları arasında en dikkat çekici olanlardan biri ise, Amerikan Deniz Piyadeleri bünyesindeki istihbarat biriminin "Hicks and Associates" adlı şirkete hazırlattığı rapor. 2005 sonunda tamamlanan raporun konusu, İran'daki etnik gruplar. Aynı şirketin, Irak'ın etnik yapısı üzerine bir raporu da, 2003'te ABD Deniz Piyadeleri'ne teslim ettiğini belirterek bitirelim.
ycongar@erols.com
|
|