|
 |
|
|
AKP ihale düzenini laçkalaştırmaya devam ediyor
İktidarın Kamu İhale Yasası'nı laçka edip taraftarlarına para kazandırmayı kolaylaştırma kampanyası devam ediyor.
Başbakan'ın emriyle hazırlanan yeni bir değişiklik tasarısı, Kamu İhale Kurumu'nu hadım etmeyi ve gayri ciddi müteahhitlerin devletten iş almasını kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Dört yıl önce Meclis'ten geçen Kamu İhale Yasası belki de Meclis'in tarihinde en çok değişikliğe uğrayan, etkinliği zayıflatılan yasadır.
Yasa bu güne kadar sekiz defa değiştirildi. Bu değişikliklerin biri hariç, hepsi AKP iktidarında yapıldı.
Yasadan kaçış
AKP'nin çıkardığı yirmiden fazla yeni yasa çerçevesinde öngörülen kamu ihale ve satın almaları da İhale Yasası'nın dışında bırakıldı.
"Yasadan kaçış eğilimi son derece kuvvetli" diye konuştu bu konuda Türkiye'nin önde gelen uzmanlarından biri. "Mazeret olarak, yasanın iş yapmayı engellediğini ileri sürüyorlar. Oysa yasa işleri engellesin diye yapılmadı. Doğru dürüst yapılsın diye yapıldı."
Yeni tasarı, Meclis'e gelene kadar değişebilir. Ama mevcut haliyle en önemli amacı ilk bakışta belli oluyor: Kamu İhale Kurumu'nu etkisizleştirmek.
Kamu İhale Kurumu, tıpkı diğer kurumlar gibi, Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde Dünya Bankası tarafından önerilmişti. Ecevit koalisyonunun çıkarmak zorunda kaldığı ihale yasaları da öyle. Doğru dürüst yapılmayan ihaleleri iptal edip durması karşısında hükümet kurumun etki alanını daraltmaya karar verdi. İptallerden özellikle Eğitim Bakanlığı etkileniyordu.
İhale kurumu şimdiye kadar sadece şikâyet üzerine inceleme yapmıyordu. İhbarlar ve duyurular üzerine de harekete geçiyordu. Kurum buna "iddia incelemesi" demekteydi. Değişiklik taslağı "Kurum itirazen şikâyet başvurularını başvuru sahibinin iddiaları ve idarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirtilen hususlarla sınırlı inceler" demekle, bu yolu tümüyle kapatıyor.
Yetkileri gidiyor
Ayrıca şikâyet üzerine yapılacak incelemelerin alanını da büyük ölçüde daraltıyor.
Bir örnekle durumu açıklayalım. Bir kamu kuruluşu, evrakları eksik olduğu gerekçesiyle bir müteahhidi ihale dışı bırakmış, fakat yine evrakları eksik bir başka müteahhide işi vermiş olsun.
Evrakları eksik olan müteahhit "Hayır, benim evraklarım tamamdı" diye İhale kurumuna şikâyette bulunsun. Şimdiye kadar, kurum bu şikâyeti incelerken, başvuru sahibini haksız bularak onun şikâyetini reddediyor, fakat ihaleyi kazananın da evraklarının eksikliğini gördüğünden, ihaleyi yine de iptal ediyordu.
Artık bu mümkün olmayacak. Kurum şikâyetçiye ret yanıtı verecek, ama eksik evrakla yapılmış olan ihaleyi iptal edemeyecek.
Şimdiye kadar, kuruma şikâyette bulunan, sonradan "bazı nedenlerle" şikâyetini geri alsa bile kurum başlattığı incelemeyi sürdürüp sonuçlandırıyordu. Taslak yasalaştığında bu da mümkün olmayacak. Şikâyetçi vazgeçtiğinde kurum incelemeyi kesmek zorunda kalacak. Şikâyet, ihaleyi batıl kılacak bir hususu ilgilendiriyor olsa bile.
Dahası var. Şimdiye kadar, ihaleyi iptal eden komisyon kararlarına ilişkin şikâyetlere de bakabilen kurum, bundan böyle bu tür kararları da denetleyemeyecek.
Tasarı, şikâyet başvurusu yapanlardan teminat alınmasını öngörmekte. Bu teminat, ihale bedelinin on binde beşi oranında. Tutar küçük gibi görünse de bir kez böyle bir hüküm yasaya girdi mi, zamanla nereye kadar artabileceğini kimse bilemez. Teminat miktarı artırılırsa şikâyet etmek zorlaşacak.
Dilencileştiriyor
Tasarı, yetkilerini elinden almakla kalmıyor, kurumu dilencileştirip iktidarın buyruğuna sokarak bağımsızlığını ortadan kaldırıyor.
Tasarı mevcut haliyle yasalaşırsa, kurum, bültenlerinde yayımladığı ihale ilanlarından gelir elde edemeyecek.
Oysa şimdiye kadar kurumun en önemli gelir kaynağı bu ilanlardı. Kurum ilan gelirlerinden giderlerini karşıladığı gibi, Hazine'ye her yıl 3-5 trilyon TL aktarırdı.
Tasarı yasalaşırsa, kurumun "mali özerkliği" son bulacak. Kurum başkanı tıpkı Anadolu'nun adı duyulmamış belde belediye başkanları gibi Maliye Bakanı'nın kapısında "nöbet tutmaya" zorlanacak.
Tasarının, ihale düzenini düzeysizleştiren bir hükmü de var.
Şimdiye kadar, ihalelerde aşırı düşük teklif verenlerin teklifleri ciddiye alınmazdı. Tasarı yasalaşırsa, aşırı düşük, yani ciddiyetsiz teklif sahipleri ihaleleri alabilecek.
Uzmanımıza göre "Müteahhitler arası anlaşmalar zaten var. Bu hüküm böyle kalırsa, olağanüstü artacak."
Özetle, AKP, Türkiye'yi, ihale düzeninde belki hiçbir konuda olmadığı kadar AB müktesebatından uzaklaştırdı.
mmunir@milliyet.com.tr
|
|
|

|