Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Mart 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hükümetin bir şeyler vermesi mümkün mü?


Hükümete önce beyaz et üreticileri gitti. Onların gidiş nedeni farklı idi. Başları "kuş gribi"nden belaya girmişti. Hükümet beyaz et üreticileri için bir şeyler vermeye çırpındı. Ama doğru dürüst bir yardım yapamadı. Çünkü "vermeye" gücü yoktu.
Daha sonra Başbakan tekstilcileri dinlemek zorunda kaldı. Tekstilciler sektörün güç durumda olduğunu anlattı. Vergi kolaylığı, ucuz enerji, döviz kuru desteği istedi. Ama bir gerçek var. Tekstilcilerin istediklerinin faturasını bu hükümetin karşılayacak parası yok.
Şimdi sırada turizmciler var... Onlar da vergi indirimi istiyor. Onlar da ucuz enerji istiyor. Hükümetin bunu yapma imkânı yok.
Otomotivciler ve daha sonra elektronik eşya üreticileri sırada...
Neden bu yatırımcılar, bu üreticiler Başbakan'dan randevu istiyor? Neden dertlerini anlatmak için hükümetle toplantılar yapılıyor?
Çünkü sektörlerde sorun var... Sanayi kesiminde yatırım yapanlar üretim yapanlar, turizmciler güçlü örgütlere sahip olduğundan Başbakan'a ulaşabiliyor. Hükümet üyeleriyle toplantılar yapılmasını sağlayabiliyor...

Dert çok dertli çok
Ama Türkiye'de başka kesimler de var... Esnaf var, küçük sanayici var, çiftçi var... Onların da sorunu var... Memur var, emekli var, işçi var, işsiz var... Onların da derdi var... Ama onlar örgütsüz olduğu için sorunlarını dertlerini anlatmak için Başbakan'dan randevu alamıyor, hükümet üyelerinin katılacağı toplantılarda konuşamıyor.
Nedir olup biten? Bu insanların derdi ne?
  • Yatırımcı ve üretici uygulanan ekonomi politikası güç durumda. Yatırım, üretim yapamıyor. Bırakınız yeni insanları işe almayı, mevcut çalışanlarının ücretini ödeyemiyor. İç piyasada ithal mallarıyla rekabet edemiyor. Dış piyasaya, ihracat yapamıyor.
  • Esnaf, küçük sanayici, çiftçi ekonomideki daralmadan olumsuz etkilendi.
  • Dar ve sabit gelirli memur, emekli, işçi, enflasyonun düşmesine karşın, gelirlerini enflasyon kadar bile artıramadıklarından pahalılıktan yakınıyor. İşsizler iş bulamıyor.

  • Demek ki, uygulanan ekonomi politikaları yatırımcıyı, üreticiyi, halkı mutlu edemiyor.

    Reçete doğru, hasta komada
    İyi ama, IMF çevreleri ve de yabancı finans çevreleri "Türkiye ekonomisi çok iyi durumda" diyor... Onlar Türkiye ekonomisindeki iyilikleri görüyor da biz neden göremiyoruz?
  • IMF ve yabancı finans çevreleri için ekonomideki iyilik, Merkez Bankası'nın para arzını kısması, yüksek faizle piyasadan YTL'leri toplaması. Yüksek faizle ülkeye döviz girişini sağlamasıdır.
  • IMF ve yabancılar için ekonomideki iyilik, Hazine'nin iç ve dış borçları kazasız belasız (her ne pahasına olursa olsun) çevirmesidir.
  • IMF ve yabancılar için ekonomideki iyilik, Maliye'nin halktan daha çok vergi toplaması, hükümetin hiçbir hizmet yapmaması, toplanan vergilerin ve özelleştirme gelirlerinin borç faizi ödemesinde kullanılmasıdır.
  • IMF ve dış finans çevreleri için iyilik, dövizin ucuzlaması, Türkiye'nin daha çok ithalat yapması, Türk tarımının ve sanayiinin çökmesi, Türkiye'nin daha çok kredi kullanmasıdır.

  • Bunlar IMF ve yabancılar için iyi ama bizler için kötü. Bizde yatırımı, üretimi, refahı engelleyen uygulamalar.
    İçeride yatırımcı, üretici, işçi, halk hükümetin derdine yardımcı olması için bir şeyler vermesini bekliyor. Hükümetin bir şey verme gücü yok. Ama hükümetin uygulanan ekonomi politikasının yanlış olduğunu anlayarak, düzeltme yapma imkânı var.

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Kemal Derviş'i dinlemek
    KEMAL Derviş bugün saat 12.10'da CNN Türk'te ...
    Çetin ALTAN
    Burun
    'Dil" karaktersiz ve kaypaktır. Yılan gibi so...
    Fikret BİLA
    Büyükanıt: Sözlerim başka yere çekiliyor
    Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
    Yasemin CONGAR
    ABD'nin İran uyanışı
    Son anda bir değişiklik olmazsa, ABD'nin İsta...
    Can Dündar
    Ne yaptı bu Araplar bize?..
    Başbakan yine esip gürlemiş önceki gün... ...
    Abbas GÜÇLÜ
    Günde en az kaç soru çözmek gerekir?
    Evet, günde kaç soru çözmek gerekiyor? 100 mü...
    Semih İDİZ
    Hem Rusya hem de Hamas kazançlı çıktı
    Hamas'ın Moskova ziyaretinin önemli bazı boyu...
    Metin MÜNİR
    AKP ihale düzenini laçkalaştırmaya devam ediyor
    İktidarın Kamu İhale Yasası'nı laçka edip tar...
    Faik ÖZTRAK
    Döviz fiyatı düşerken içeride artan fiyatlar sorunu
    Hafta sonunda açıklanan şubat ayı fiyat endek...
    Hasan PULUR
    Televizyonlarda seyredilenler...
    BU takım, bir zamanlar "Türk filmleri"ne de t...
    Tuba AKYOL
    İşkence mi, idam mı, kaç kişi gözaltına alındı dedin; atıyo'sun...
    Nokta dergisiydi galiba, iki yıl önce gençler...
    Yaman TÖRÜNER
    Vize, büyüme, cari açık ve futbol
    Türk vatandaşları dünyanın 130 ülkesinden sad...
    Osman ULAGAY
    Hükümeti bekleyen tehlikeler
    Türkiye ekonomisinin sağlıklı bir dönüşüm geç...
    Güngör URAS
    Hükümetin bir şeyler vermesi mümkün mü?
    Hükümete önce beyaz et üreticileri gitti. Onl...

    © 2006 Milliyet