|
 |
|
|
Babacan: Gevşeme beklemeyin, taviz yok
Devlet Bakanı Babacan, dalgalı kur ve enflasyonla mücadeleye odaklı para politikasında değişiklik olmayacağını söyledi. Babacan, "Çok sıktınız, gevşetin diyenler var. Bu hevesi unutsunlar" dedi
ANKARA Milliyet
Devlet Bakanı Ali Babacan, para politikasının tavizsiz sürdürüleceğini kaydetti. Babacan, "Çok sıktınız, biraz gevşetin gibi söylemler var. Bu yönde beklentileri olanlar heveslenmesin" dedi.
Dünya Bankası ve Hazine Müsteşarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen "Türkiye Ülke Ekonomik Raporu (CEM): Sürdürülebilir Büyüme ve Avrupa Birliği'ne Yakınsama" konulu konferans dün Ankara'da yapıldı.
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, konuşmasında para politikalarına ilişkin kuşkular olduğuna işaret ederek, "Biraz da kasıtlı olduğunu düşündüğüm yaklaşımlar var. Enflasyonla mücadele ekonomik programımızın temelidir. Asla taviz yok. Hiçbir söylentiye, duyuma prim vermeyeceğiz. Ana ilkelerden nasıl taviz vermediysek, bundan sonra da öyle olacak" dedi.
Seçim ekonomisi yok
Babacan, şöyle konuştu:
"Çok sıktınız, biraz gevşetin" gibi söylemlerin bulunduğunu vurgulayarak, "2004'te yerel seçimler yapıldı. 'Program gevşeyecek, seçim ekonomisi yürütülecek' diye yaygaralar yapıldı. Ama yüzde 6.5 olan faiz dışı fazla hedefi yüzde 7'nin üzerinde oldu. Artık Türkiye'de seçim ekonomisi tabirini kesinlikle unutmamız gerekiyor. 2007'nin sonunda yapılacak seçimde de kimse mali disiplinden taviz verileceğini aklına getirmesin. Bu yönde beklentileri olanlar, o heveslerini unutsunlar."
2014'te olur
AB'ye uyum gösterirken, AB'nin hatalarına düşmek istemediklerini belirten Babacan, "AB, geçmişte uyguladığı pekçok politikadan şimdi kurtulmak istiyor. Herşeyi aynen almamız gerekmiyor. Bugünden uyalım diye çaba göstermemize gerek yok" dedi.
AB Komisyonu Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Hansjörg Kretschmer ise, Türkiye'nin 2012'de AB ile müzakereleri sonuçlandırması ve gerekli tedbirleri alması halinde, 2014'te AB'ye tam üye olabileceğini söyledi.
Türkiye'nin performansınn kayda değer olduğunu vurgulayan Kretschmer, "Siyasi ve ekonomik alanda Türkiye başarılara imza attı. Ama yapılması gereken çok şey var" diye konuştu.
Ekonomide kaydedilen gelişmeye karşın bir takım sorunların bulunduğunu, "işsizliğin hâlâ çok yüksek oranlarda" olduğunu belirten Kretschmer, "Türkiye, AB üyesi ülkelerle benzer oranlara sahip ama gizli işsizlik tahminlerin üzerinde. Büyüme çözüme katkıda bulunmadı. Türkiye'de istihdam oranı yüzde 50. Ama 15 AB ülkesi ortalaması yüzde 65 civarında" dedi.
Vorkink: İstihdam artışı çok düşük
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink de, Türkiye'nin son birkaç yıl içinde ekonomi, istikrar ve AB'ye giriş konusunda gerçekleştirdiği büyük ilerleme nedeniyle taktiri hak ettiğini söyledi.
Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinde en önemli sorunlarından birinin işgücü piyasası olduğunu kaydeden Vorkink, istihdamın son 10 yıl içinde yüzde 1'den daha az oranda büyüdüğünü, bu oranın çok düşük olduğunu belirtti.
Vorkink, bu oranın AB'nin kabul ettiği 2010'a kadar çalışma yaşındaki nüfusun yüzde 70'ine iş olanağı sağlanmasına öngören, "Lizbon Gündemi'ni" karşılama hedefinden uzak olduğunu kaydetti.
Dünya Bankası'nın Türkiye raporu:
Cari açık ve işsizliğe dikkat
ANKARA Milliyet
Dünya Bankası Baş Ekonomisti Aristomene Varoudakis, Türkiye'nin son yıllarda güçlü bir ekonomik performans sergilediğini, ancak cari işlemler açığı ve işsizliğin zayıf alanları oluşturduğunu söyledi.
Varoudakis, cari işlemler açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 6'yı geçtiğini, güçlü bir büyümeye rağmen işsizliğin yüzde 10'lar düzeyinde bulunduğunu, bu orana gizli işsizliğin de dahil olmadığını vurguladı.
Varoudakis, yavaş yakalama senaryosuna göre Türkiye'nin 2014'e kadar AB'nin kişi başına gelir ortalamasının yüzde 25-30'una, normal senaryoya göre yüzde 30-35'ine, hızlı senaryoya göre yüzde 40'ına, en hızlı senaryoya göre yüzde 50'si ve üstüne çıkacağını açıkladı.
Cari işlemler açığı baskısının hızlı büyüme senaryosuna göre devam edeceğini kaydeden Varoudakis, bu çerçevede yüksek enerji fiyatlarının cari açığa katkıda bulunacağını ancak AB uyum sürecinde Türkiye'ye sermaye akışının da gerçekleşeceğini ifade etti.
İstihdam vergisi
Sürdürülebilir bir büyüme ve cari işlemler açığının belli koşullarının olduğunu vurgulayan Varoudakis, bunun için başta yüksek bir faiz dışı fazla ile birlikte sürekli mali disiplin gerektiğini söyledi.
Varoudakis, istihdam üzerindeki vergi yükünün azaltılmasının kayıt dışını da önleyerek sosyal güvenlik finansmanına katkıda bulunacağını belirtti.
|
|
|

|