Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Mart 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Asimetri korkusu

ABD'nin saygın gazetesi The Washington Post, İran'ın nükleer silah geliştirme çalışmalarının, bu ülkenin bölgede hâkim güç olmasından çekinen Türkiye'yi de aynı yola yöneltebileceğini yazdı

DIŞ HABERLER SERVİSİ


Uluslararası topluluğun İran'ın nükleer programını tartıştığı bir dönemde, Türkiye'nin de şimdiye kadar 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesi temelinde yürüttüğü dış politikasında önemli bir değişikliğe gidebileceği ve nükleer programa yönelebileceği dile getirildi.
ABD'nin prestijli yayın organlarından Washington Post'ta Karl Vick imzasıyla yer alan haber-yoruma göre, Türkiye uzun süreden beri ertelediği nükleer güç arayışını yeniden canlandırıyor. Bunda iki etken rol oynadı. İlk olarak Enerji Bakanı Hilmi Güler'in geçen ay Virginia'da yaptığı açıklamada belirttiği gibi, yükselen petrol fiyatları ile enerji kaynaklarını çeşitlendirme ihtiyacı nükleer enerjiyi en öncelikli hedef haline getirdi.
İkinci olarak, komşu İran'ın nükleer silah geliştirme çabaları da Türkiye'yi bu yönde adımlar atmaya itiyor. Haberde, nüfus ve ekonomik güç bakımından hemen hemen birbirinin ikizi durumundaki İran ve Türkiye'nin bölgede eşit güçler olduğu vurgulandı.

İran öne geçer
Washington Post, Emekli Büyükelçi Özdem Sanberk'in, "Nükleer bir İran, hâkim güç olur" şeklindeki sözlerini aktardı. Sanberk, böyle bir durumda Türkiye ile İran arasındaki güç ilişkisinin de "asimetrik olacağını" söyledi.
Gazete, Sanberk'in daha önce bir yazısında dile getirdiği, "Türkiye'nin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme (NPT) Anlaşması çerçevesinde, kendi nükleer programını geliştirmekten başka çaresi olmadığı" şeklindeki görüşüne atıfta bulundu. Washington Post muhabiri, Emekli Büyükelçi'nin, "Gelecek kuşaklara bağımsız bir ülke bırakmak istiyorsak, nükleer çalışmaları erteleme lüksümüz yok" diye yazdığını hatırlattı.
Bilkent Üniversitesi Nükleer Silahsızlanma Uzmanı Mustafa Kibaroğlu da, "Türkiye'nin dış politikası her zaman oyunu kuralına göre oynamak şeklinde olmuştur. Fakat İran nükleer güç olursa o zaman ne olur bilinmez" dedi. Geçmişte Türkiye'nin nükleer endüstriye sahip olması gerektiğini savunan Kibaroğlu, şimdi aynı görüşte olmadığını belirterek, "Artık Türkiye'nin nükleer enerji programını desteklemiyorum. Çünkü bunda gerçek niyetin ne olduğu konusunda tam emin değilim" diye konuştu.
Karl Vick haberinin devamında, ABD'nin Ankara'nın güç ilişkisinde İran'a karşı geriye düşme endişesini algıladığını ve bunu Türkiye'yi İran'ın nükleer programından vazgeçirme çabalarına daha etkin katkıda bulunması amacıyla kullandığını öne sürdü. ABD'nin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndaki (UAEA) Temsilcisi Greg Schulte'nin geçen ay Türkiye'ye yaptığı 2 günlük ziyaretin İran sorunu üzerinde "çok yoğun diyalog ve işbirliği" çerçevesinde cereyan ettiğini belirtti. Haberde, İslami kökleri dolayısıyla belirli bir oranda Tahran'la yakın temas imkânlarına sahip AKP hükümetinin İran'ın nükleer programıyla ilgili itirazlarını yüksek sesle dile getirdiğine dikkat çekilerek, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, "İran'ın yeniden uranyum zenginleştirmeye başlamasından üzüntü duyuyoruz" dediği belirtildi.




DÜNYA
Asimetri korkusu
Tahran 2 yıl erteleme önerisini kabul etmiyor
İsrail: Terör sürerse Haniye de vurulabilir
'Zengin olmak için beni örnek alın'
Azeri ve Ermeni birlikleri çatıştı
Papadopulos Kıbrıs için Atina'da






Sami KOHEN
Sorun sadece nükleer değil...
Viyana'dan çelişkili haberler geliyor... Bir ...


 2003 yılında dünyada yaşananlar...

© 2006 Milliyet