Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Mart 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nazmiye Hanım

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Benim hayatımı etkileyen en önemli kadınlardan biridir! Koyu kahverengi gözleri vardı. Saçları için sağdan soldan "koyu kestane" dendiğini duyardım. Bana sarıldığında içinin titrediğini hissederdim. Aradan zaman geçtikçe ve ben mukayese bilincimi zenginleştirdikçe daha iyi fark ediyorum ki, "Muazzam" bir kadındı. Öyleydi ya da bana öyle gelirdi. Ne fark eder? Güzel kadındı vesselâm...
1910 doğumluydu. O doğduğunda, daha "Birinci Büyük Savaş" patlamamıştı ama İtalyanların Libya'ya saldırmasıyla, Trablusgarp Savaşı başlamıştı. İki yaşındaydı, Titanik battı, filikalara önce kadınlar ve çocuklar bindirilmiş olsa bile bin 517 yolcu öldü. 1913'te kadınlar ilk kez devlet memuru olarak çalışmaya başladı. "İnas Darülfünûnu" adı altında kızlar için bir yüksek öğretim kurumu açıldığında 4 yaşına basıyordu.
5 yaşına geldiğinde "Çanakkale geçit vermiyordu", fakat ailesinden cepheye gidenler de geri dönmemişti... 1922'de yedi kız öğrencinin tıp fakültesine kayıt yaptırdığını duydu. Cumhuriyet ilân edilirken 13 yaşındaydı. 1925'te Kastamonu ve İnebolu'ya yaptığı seyahatlerde, Gazi halka şapkayı gösterirken oradaydı ... 1926'da "Medeni Kanun'un kabul edildiğini, kanunla erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemelerin kaldırıldığını, kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı ve malları üzerinde tasarruf hakkı tanındığı"nı söylediler.
Afet (İnan) Hanım'ın, partiye yazılan ilk kadın üye olduğu yıl, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile kadın ve çocukların korunmasına ilişkin ilk düzenlemeler yapılırken, Meclis, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını da tanıyan "Belediye Kanunu"nu kabul ederken, ilk Türk kadın yargıçlar Nezahet (Güreli) ve Beyhan Hanım asliye mahkemesi üyeliğine atanırken, "Edirne Muallim Mektebi"nden 1930'da mezun oldu. Geceleri yatakhanede, devrin moda şarkısı olarak "Senelerce aşkı anmış mahzun kalpler hep ağlarmış"ı terennüm ettiklerini anlatırdı, sesi güzeldi. Klâsik keman çalardı. Fransızca okumuştu, eski yazıyı da bilirdi. 1932'de anne oldu. Küçücük kızıyla bir köyden diğerine ulaşabilmek için at binmeyi, silah kullanmayı öğrendi. İyi poker oynardı. Rakı içerdi. Hayret edeceksiniz ama kitap da okurdu! O bir Cumhuriyet öğretmeniydi.
* * *
Sağlığında, "Kadınlar Günü" öyle gümbür gümbür filan kutlanmazdı memlekette. Yaşasaydı, onun böyle güdümlü, göstermelik ve sığ anılmalarla işi de olamazdı zaten. Hiçbir feminist hareketin içinde olmadı. Soroptimistlerle bile tanışmamıştı. Kendini tatmin eden çatal-bıçak kulüplerinin, bir aidatla satın alınan ucuz üyeliklerine ve gazoz kapağından yapılan unvanlarına da itibar etmedi. Hiç türban takmadı. Ülkesini yabancı bir ülkeye şikâyet etmedi. Kamusal alan tartışmalarının içinde bulunmadı. Hiçbir paparazzi programına malzeme olmadı. Renkli televizyonu gördü ama internete yetişemedi. Nüfus kâğıdında "Karne Devri"nin gölgeleri vardı. O sadece "ömrünü mesleğine verdi". 41 yıl ilkokul öğretmenliği yaptı. O sadece işini iyi yapmaya, iyi ama çok iyi yapmaya çalıştı. Yaptı da... Nur içinde yatsın! Nazmiye Hanım, 1960'larda da benim ilkokul öğretmenimdi. O benim anneannemdi efendim !

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Nazmiye Hanım
Seyyar satıcıları kimse engellemiyor
Medya ayna işlevini yapar aynada gözüken gerçektir
Manisa-İzmir hattında durum





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet