Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Mart 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Manisa-İzmir hattında durum

Bence / Fatih Tanfer

Başlıktan da anlaşılacağı gibi, geçtiğimiz cumartesi günü Manisa'da oynanan Vestel Manisaspor-Trabzonspor, pazar günü de İzmir'deki Altay-Telekom karşılaşmalarını izledim. Manisaspor, 57. dakikada 10 kişi kaldığı müsabakada Trabzonspor'a 2-1 mağlup oldu.
Trabzonspor, Türk futboluna damgasını vurmuş güçlü bir takım. Ancak Vestel Manisaspor, karşılaşma boyunca mücadele azmi ve temposundan hiç kopmadı. Tecrübe denilen birikim kuşkusuz kolay kazanılmıyor.

Kartlar sona ermeli
Vestel evinde Trabzon'u salladı, ama yıkamadı. Bunun bir çok sebebi vardı. Manisaspor, rakibinin çok etkili oyuncularının yaptığı kontrataklara karşı sıkıntılar yaşadı. Bu oyun tarzı için hızlı, teknik ve usta oyunculara ihtiyaç vardı.
Bu da Trabzonspor'un kadrosunda mevcuttu. Vestel'de başta Selçuk olmak üzere pek çok oyuncunun büyük çıkış içerisinde olduğunu kabul etmek gerekiyor. Selçuk bu tempo ile giderse, orta alanın vazgeçilmez yıldızı olacaktır. Johanna geçen yazımda da belirttiğim gibi yüreğiyle oyunuyor. Cesur ve iyi niyetli. Ancak gördüğü lüzumsuz kartlar artık sona ermeli.
Holosko biraz yorgundu ve Lee tarafından iyi marke edildi. Zelenka (kimse inkar edemez) usta bir oyuncu. Her maçta pozisyon yaratıyor. Meduna, statik santrfor tipinden sıyrıldığı takdirde verdiği mücadelenin sonucunu alacak. 30 puanı bulunan Manisaspor, Avrupa yolunda biraz geriledi. Hedefler çok önemli. Böyle bir hedefle yola çıkmak ve onu kovalamak bile alkışlanacak bir düşünce tarzıdır. Yine de puan cetvelinde alt sıraların çok karışık olduğunu hatırlatmak gerekir.
Altay'a gelince, Telekom ile oynanan maçlar adeta televizyon dizilerine döndü. Her müsabakada müthiş tempo, stres, kırmızı kartlar ve bol gollü müsabakalar serisi bu hafta da devam etti. Ancak kaybedilen bu iki puanın çok aranılacağı düşüncesindeyim.
Pazartesi günkü maç yorumumda da yazdım. Takımın başta orta sahasında müthiş bir düşme var. Hücuma devamlı cepheden ve hava topları yollandıkça pozisyon bulmakta zorluk çekiliyor. Orta alan defansa ve hücuma gerekli desteği veremiyor.

Sonuçlar ilgilendirir
Teknik adamlara saygım sonsuz. Ancak İsmail Kartal'ın maalesef bazı saplantıları var. Onları isimlendirmek istemem. İnanıyorum, İsmail Hoca herkesten çok bu takımın Süper Lig'e çıkmasını istiyordur. Görev verdiği oyuncular onu sahada mahçup etmemeli. Onunla aynı heyecanı paylaşmıyor veya istedikleri halde güçleri yetmiyorsa bunu saygıyla karşılarım.
O zaman futbolcular başta takımları ve hocaları için daha çok çalışmalılar. Artık çok koşan, pres yapan, kazandığı topu iyi kullanan takımların oyun tarzının ön planda olduğu gerçeğini kabul etmeli.
Kartal'ın elinde, bu özellikleri taşıyan oyuncular bulunduğuna göre eldekilerle devam etmeli. Beni sahada kimin görev yaptığı değil, tabelaya yansıyan sonuçlar ilgilendirir.
Kısacası sebep değil, sonuçlara bakmak gerek. İzmirli, Antalya maçı ile çıkışa geçen Altay'a inanıp destek veriyor. Başarıyı beklemek de destek verenlerin en doğal hakkı.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Nazmiye Hanım
Seyyar satıcıları kimse engellemiyor
Medya ayna işlevini yapar aynada gözüken gerçektir
Manisa-İzmir hattında durum





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet