|
 |
|
|
Döviz bolluğunda boğulmak
Çeşitleme / Selim Türsen
Ege, aşırı değerlenen Türk parasından olumsuz etkilenen bölgelerin başında geliyor. Yıllardan beri hazır giyim ve tekstilde üretim ve ihracatın ana üslerinden biri olan İzmir'de, Denizli'de bir dönemin yıldızları ard arda kayıyor. İhracat demek, döviz demek. Döviz kurları düştükçe Egeli tekstil ve hazır giyimcilerin karları azalıyor, maliyetine hatta zararına satışlar yapılıyor. Sonunda dayanamayan kapıya kilit vuruyor.
Tekstil ve konfeksiyonda KDV'nin yüzde 18'den 8'e indirilmesi tekstilcileri sevindirdi ama ihracata çalışan hazır giyim üreticileri
"Bizi kurtarmaz, bizim derdimiz kurla" diyor. Düşük kurla çok ucuza gelen ithal mallarla baş edemeyen tekstil dışındaki yerli küçük ve orta imalat sanayilerinde de kur krizi yaşanıyor.
* * *
Kurları ekonomideki güven ortamıyla Türkiye'ye oluk oluk akan akan fazla miktardaki döviz aşağı çekti. Hem güven ortamı, hem cazip faizler parayla oynayan yerli ve yabancı yatırımcıları adeta bir sürü psikolojisiyle Türkiye'ye çekti.
Bunun üzerine rekorlar kıran ihracat ve turizm gelirleri, özelleştirme gelirleri, yabancı satın almalar gelince ekonomi dövize boğuldu. Şimdi de sanayinin bir kesimi döviz bolluğu içinde boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Bu tehlikeye bugünkü ekonominin mimarlarından Kemal Derviş de dikkat çekti. Egeli ihracatçı ve sanayicilerin ufkunu açabilecek önemli ipuçları verdi. Döviz cinsi borçların tümünün ödenerek piyasada dövize talep oluşacağından ve kurun artacağından söz etti. Aslında Derviş bir yıl kadar önce de yurtdışından gelen sıcak paraya vergi getirilmesini önermiş ama aldıran olmamıştı. Derviş şimdi "Ekonomide psikolojik beklenti yönetimi çok önemlidir. Merkez Bankası tek günlük müdahaleler yerine, 'Biz bu kurdan rahatsızız. Rekabet gücümüzü artırabilmek için belli bir süre içinde düzelteceğiz' mesajı vermeli" diyor.
* * *
Böyle bir beklenti yaratılmasının Türkiye'deki cazip faize gelen yabancı yatırımcıyı frenleyerek ince bir ayar yapılabileceğini düşünüyor.
Önemli ama iyi yönetilemezse, sürü psikolojisiyle davranan yabancı yatırımcıların kısa sürede kaçmaya kalkıp büyük tehlikeler yaratabileceği bir öneri. Derviş ve IMF programıyla bugünlere gelen AKP bakalım bu önerileri ne kadar dikkate alacak? Bir yanda yok olan sanayiler diğer yanda risk yaratabilecek bir girişim.
Tire çiçek açıyor
Geçen hafta yolum, arkadaşlıklarımız kısa pantalondan kurtulmaya başladığımız yıllara uzanan dostlarımdan biriyle Tire'ye düştü.
Pamuk tarlalarının, birbirinden ilginç şekillere girmiş gövdeleriyle zamana meydan okuyan zeytin ağaçlarının arasında doğayla iç içe bir yolculuk yaptık.
Ovada, pamuk tarlalarının ortasına yeni yeni kurulmaya başlayan hayvancılık tesisleri ve çiçek seralarındaki fazlalık dikkatimi çekti.
Nitekim Tireli olan arkadaşım ve ailesi de bir süredir pamuk ekmeyi bırakıp hayvancılığa yönelmiş.
Bir yıl önce de peyzaja yönelik süs bitkileri ve çiçek işine girmişler. Mehmet U-ğurbil Çiftliği gerçekten örnek bir çiftlik olmuş. Hijyenik modern ahırları, bilgisayar kontrollü süt sağma tesisleriyle bir bölümü hayvancılığa ayrılan çiftlikte seracılık fikri de şu an için sayıları 500'ü a-şan hayvanlardan elde edilen gübrenin değerlendirilmesi amacıyla ortaya çıkmış. Sonuç sayıları milyonları aşan envai çeşit bitkiden oluşan muhteşem bir çiçek çiftliği olmuş.
* * *
Tarım Türkiye'de kabuk değiştiriyor. Artık dededen, babadan öğrenilenlerle sadece ekip, biçmeye dayalı çiftçilik devri bitiyor. Katma değeri yüksek ürünler için modern işletmelerin sayısı giderek artacak. Antalya çiçekçilikte bugüne kadar çok yol aldı. Ege ise pamukta, tütünde devlet desteği azalınca diğer üretim biçimlerine yöneldi. Sanırım gelecek beş on yılda tarım sanayiinde çok farklı bir Ege göreceğiz.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|