|
İlk raunt Fener'in
Yağmurla karışık kar fırtınası içinde oynanan bir derbide futbolun alkışlara layık bir mücadele çıtası vardı dün gece Kadıköy'de...
Galatasaray, deplasmanda oynaması gibi bir meselesi olmadığını daha oyun başlar başlamaz Fenerbahçe kalesine yaptığı sayısız seri ataklarla ortaya koyarken, genç Aykut tek Fenerbahçe atağına uzanmak gereğinde dahi kalmıyordu uzun süre kalesinde...
Cim-Bom geri dörtlüsü, orta alanı ile tam bir paslaşma dengeleri oluşturuyor, Fenerbahçe ise içine kapanmış kirpi grubu gibi uçta sadece Anelka'yı bırakarak tüm gücüyle korunurken, top kaparak karşı dengeleri kurmak için varını yoğunu koyuyordu ortaya kendi seyircisi önünde... Fenerbahçe, Cim-Bom'un hücum bombardımanlarından 20. dakikalarda sıyrılıyor, orta alandaki güçlü paslaşma yeteneklerini oyuna dökmeye başlıyor, işte bu silkiniş ve dikkatli oyun gerilerden koparak golünü Galatasaray filelerine çakan Luciano'nun sayısını getiriyordu. İşte karşılıklı hücumlarla geçen dünkü kapışma, böyle bir havada Fenerbahçe'nin galibiyetiyle kapatıyordu ilk yarı perdesini...
Doğru tertip
Evet Gerets, kalede Mondragon gibi önemli gücünü genç Aykut ile değiştirebilecek kadar gerçekçi bakabiliyordu kupadaki iki oyunlu elemenin deplasman gibi önemli olanına... Daum ise, Servet ve Deniz gibi iki ismi birden ağır sahanın gereği olarak ilk tertipte oynatırken, çok da doğru davranıyordu bizce...
İkinci yarıya da Cim-Bom hızla giriyor, bilinen ahenkli paslaşma gösterilerini kolayca sürebiliyordu oyunun gösteri vitrinlerine... Necati, Hasan Şaş, Volkan, Hakan, Ümit Karan gibi isimler bu paslaşma dengelerinin baş aktörleri oluyorlar ve yine böyle kombine bir çıkışta aradıkları beraberlik sayısına Ümit Karan ile ulaşıyorlardı...
Turdan çıkmak adına kazanması gereken taraf ev sahibi Fenerbahçe'ydi tabii... Tek forvette Anelka ile sıkışıp kalmak, kazanmak adına riskli bir taktik olsa da, Tuncay'ın hızlı çıkışları ve her alana hızır gibi yetişmesi, Appiah, Aurelio, Ümit Özat'ın müthiş verimli çalışmaları, Fenerbahçe'nin oyun viteslerini yükseltiyor, ancak bütün bu isimler gerek kanatlardan, gerekse göbekten yaptığı önemli bindirmelere rağmen özellikle Song ve Tomas'ı aşamıyorlardı bir türlü... Anelka önüne aldığı 7-8 çok önemli pasta niçin çabuk davranmayıp, eveleyip geveliyordu topları anlamak zordu doğrusu...
Özetlersek Kadıköy'de iki taraf da kendine özel bilinen futbol kimlikleriyle taraftarlarına zevk dağıtıyorlardı... Ancak Alex'in Fenerbahçe'de niçin sürekli forma giydiğini sorup duranlara gerekli cevabı bu büyük oyuncu ölü toptan müthiş vuruşuyla veriyor ve sarı-lacivertliler kendi sahasında istediği sonucu güçlü rakibinden adeta kopararak alıyordu.
esenay@milliyet.com.tr
|
|