Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

"Türkiye ile müzakerelere yeşil ışık yakıldı"


VİYANA

Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik ile uzun bir konuşma yaptık. Avrupa Birliğinin dönem başkanı olarak, bir süredir beklenen haberi verdi: Türkiye ile tarama sürecinin sonuna yaklaşıldığını ve resmi katılma müzakerelerinin başlaması için gereken resmi davet mektubunun Ankara'ya yollandığını, söyledi.
Şu sıralarda belki kimsenin gözü AB ile ilişkileri görmüyor. İlgi dağıldı, ancak çarklar dönüyor. Avusturya Dışişleri Bakanı ile bundan dolayı konuşmak istemiştim. Avusturya, Türkiye'nin tam üyeliğine ters bakanların başında gelen bir ülke ve aynı zamanda da, dönem başkanlığını yapıyor. Çok kimse, Avusturyanın başkanlığında işlerin zorlaşacağını ileri sürmüştü.
Oysa tam tersi çıktı.
Avusturya, AB konseyinin aldığı karara uydu. Topu taca atmadı, oyunu kurallarına göre oynadı. Plassnik'in yaptığı açıklama bu açıdan çok önemli.
Peki, Avusturya'nın Türkiye'nin tam üyeliğine bakışında değişiklik var mı ?
"Avusturya'lılar çok temkinli insanlardır. Yavaş adım atarlar. Her adımdan sonra durumu değerlendirirler. İşte böyle bir aşamadan geçiyoruz" diye yanıtladı.
Türkiye ile AB arasındaki tarama süreci beklenenden daha kolay geçiyor. Tabii daha önemlisi, müzakereler başladıktan sonraki gelişmeler sırasında yaşanacak. İlk müzakere kolay. Bilim ve Teknoloji başlığında bir sorun beklenmiyor.
Benim en çok merak ettiğim nokta, son karikatür krizinin Avrupadaki Türkiye imajını nasıl etkilediği idi. Bakana bunu uzun uzun sordum.
Plassnik'e göre, Türkiye kriz döneminde farklı bir davranış sergiledi. İslam ile Avrupanın önem verdiği değerler arasında bir denge kurabildi. İspanya ile birlikte olayların yatıştırılmasına yardımcı oldu.
Avrupanın önemli gözlemcileri de hemen hemen aynı noktalara dikkat çektiler. Karikatür krizinin Türkiye'yi Avrupadan uzaklaştırmadığını vurguladılar. Türkiye'yi aralarına almalarının ne kadar önemli olduğunun biraz daha iyi anlaşıldığının altını çizdiler.
Tabii, daha gidilecek çok uzun bir yol var.

* * *

HERKES AYNI SORUYU SORDU: ANKARA'DA NE OLUYOR ?
Viyana'da hem AB Komisyonu üst düzey yetkililerini gördüm, hem de gözlemcilerle konuşma imkanım oldu. Dünkü yazımda da söz etmiştim, Van savcısının girişimi AB başkentlerinde duyulmadı bile, ancak Türkiye'yi yakından izleyen kısıtlı bir çevrede büyük ilgi topluyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse, kimse bu olayın ne anlama geldiğini anlayabilmiş değil. Merakla izleniyor ve kimse konuşmak istemiyor. Hepsinin kulağı Ankara'daki gelişmelere dönük. Silahlı Kuvvetlerin bugüne kadarki tepkisi "ağırbaşlılık" diye nitelendiriliyor.
"Bizim beklediğimiz, eskisi gibi TSK'nın sert bir bildiri yayınlaması ve hükümeti sıkıştırmasıydı. Şikayetlerini ve rahatsızlıklarını bildirmenin ötesine geçmediler" diyen bir AB yetkilisi, bundan sonraki gelişmelerin beklendiğinin altını çizdi.
Plassnik ile söyleşi öncesinde konuşurken, benim Ankara'daki durum hakkında soru sorabileceğimi tahmin ettiğinden olacak "O konuda söyleyecek hiçbir şeyim yok. İsterseniz sorun, ancak yanıt alamayacaksınız" dedi.
Ben de sormadım.
Söyleşi bittikten sonra, hangi yetkiliyle karşılaşsam, onlar bana sordular. Benim de fazla söyleyecek birşeyim yoktu. Bizim de, onlar gibi izleyip işin nereye gittiğini anlamaya çalıştığımızı söylemekle yetindim.

* * *

" KIBRIS ,TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ KAPATAMAZ"
Türkiye-AB müzakerelerinin kesilmeden sürmesinin önündeki tek engel Kıbrıs gibi görünüyor.
Plassnik'te aynı noktaya dikkat çekti. "Türkiye'nin, Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde limanlarını Rum gemilerine açma konusunda bir sözü var ve hukuken bu kurala uymak zorunda"dedi. Yani, bu mantığa gore Türkiye'nin 2006 sonuna kadar limanları açması gerekiyor.
Avusturya dışişleri bakanı başta olmak üzere, kimle konuşsam "Hiçbir Türk hükümeti bunu yapamaz. Siz, verdiğiniz hiçbir sözü tutmadınız. Rumların tezini Kabul ettiniz."dedim ve şu soruyu sordum:
"AB, limanlarını açmadığından dolayı Türkiye ile müzakereleri askıya alabilir mi ?"
Kimse böyle bir adımın alınabileceğini söyleyemedi. Avrupa Birliği yetkilileri, Kıbrıs'ın tam üyeliğinden çok rahatsız olduklarını saklamıyorlar ve köşeye sıkıştıklarını da kabul ediyorlar. Çıkış noktası da henüz görülmüyor.
Bu arada, AB Komisyonunun üst düzey bir yetkilisinin şu sözleri çok ilgiçti:
"Şikayet etmekte belki haklısınız, ancak bu arada unutmayın ki AB Türkiye'yi de kolluyor. İlk defa, tam üyelik müzakeresi yapan bir ülke (Türkiye), AB'ye tam üye konumundaki bir başka ülkeyi (Kıbrıs) resmen tanımamayı sürdürüyor ve müzakereleri kesilmiyor. Bu, ilk defa oluyor. İkinci nokta da, Kıbrıs'a veto hakkı kullandırılmıyor. Bunları unutmayın."
İşte sizlere, değerlendirilmesinde yarar olan, farklı bir bakış açısı.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Pakistan, kara gün dostu
8 EKİM 2005 günü 7.6 şiddetindeki deprem, Pak...
Çetin ALTAN
Teleskop
Köyceğiz gecesinde, önce göklerde zikzaklı bi...
Melih AŞIK
Bir skandal daha...
Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın Şe...
Fikret BİLA
Çiçek: Açılan davanın Büyükanıt'la ilgisi yok
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Şemdinli iddianame...
Hasan CEMAL
Arızi istikrar!
Bir gün sohbet sırasında, "Şark ile Garp aras...
Yılmaz ÇETİNER
Van yöresinin atan sigortaları!
İsmet Paşa'nın cumhurbaşkanlığı döneminde ve ...
Güneri CIVAOĞLU
Kriz yönetimi
Türkiye'de bazı kurumlarla çatışmak "tekin" d...
Can Dündar
Ya doğruysa?
3 hafta önce yargılanan Prof. Baskın Oran sa...
Hurşit GÜNEŞ
Cari işlemlerde sorun büyüyor
Dün akşam Merkez Bankası ocak ayına ait ödeme...
Doğan HEPER
'Arapsaçı' derler ya, öyle
Van Savcısı, Şemdinli iddianamesinde, Orgener...
Semih İDİZ
Sorun medyada değil, gerçeklerde
Medyaya saldırmak zorda kalan siyasetçilerimi...
Hasan PULUR
Gündemdeki üç isim...
NE oldu Kemal Unakıtan'a? Günlerdir gazeteler...
Derya SAZAK
Şemdinli davası
Dün yazı günüm değildi, 'Şemdinli iddianamesi...
Meral TAMER
Son kullanma tarihi olmayan kadınlar
Biri aktris.
Yaman TÖRÜNER
Aman dikkat
Merkez Bankası Başkanı değişiyor.
Güngör URAS
Derviş'in mesajı piyasayı etkiliyor
Kemal Derviş TV ekranından yerli ve yabancı y...
Serpil YILMAZ
Hoş geldiniz çiçekler!
Dün sabahın ilk mesaisini çiçekler yaptı. 8 M...
M. Ali BİRAND
"Türkiye ile müzakerelere yeşil ışık yakıldı"
Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik il...

© 2006 Milliyet