Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bize enerji mimarlığı çok lazım

Ekolojik olmak, aslında doğaya uyumlu yani ekonomik olmak, dolayısıyla daha az enerji harcamaktır


Enerji darboğazı, alt üst olan ekolojik dengeler ve açlık, günümüzde insanlığı tehdit eden en önemli 3 sorun. Ve maalesef bu sorunların üçü de, aslen var olmayan, insan eliyle yaratılmış dertler.
Tepemize kâbus gibi çöken bu sorunları görmezden gelen; malzeme, çatkı ve form arasına sıkışmış mimarlık, iflas etmiştir. Ancak bu iflas "borsaya!" yansıyan bir şey olmadığı gibi, TEFE - TÜFE hesabına da hiç girmemiş, dolayısıyla kamuoyuna yeterince duyurulamamıştır.
"Günümüzün en etkili silahı enerji" başlıklı yazım üzerine yukarıdaki hatırlatmaları yapan Bursalı yüksek mimar okurum Çelik Erengezgin, enerji mimarlığı konusunu gündeme getirerek mimarlara sorumluluklarını hatırlatıyor.
Bugün ülkeler için en kolay erişilebilir enerji kaynağının enerji tasarrufu olduğu ısrarla vurgulanırken, okurumuzun mimarlara anlamlı seslenişini sizlerle paylaşmak istedim:

Özeleştiri zamanı
"Bu gidişle 2020'de Kuzey Kutbu tamamen eriyecek. Bu noktada biz mimarlar da özeleştiri yaparak, mimari yaklaşımlarımızın dünyanın geleceğini hangi istikamette etkilediğini sorgulamak durumundayız. Çünkü enerjinin tüketildiği mekânları bizler kurguluyoruz.
Dünyada üretilen enerjinin % 25'i ulaşımda, % 25'i sanayide, % 50'si ise binalarda tüketilmektedir. Ülkemiz her yıl yurtdışına 20 milyar dolar enerji bedeli ödemektedir. Bu enerjinin yarısı mimari mekânlarda tüketildiğine, bunun da yarısı sadece "doğru tasarım" ile tasarruf edilebileceğine göre, yılda 5 milyar dolarlık kazançtan bahsediyorum.
Enerji mimarlığı, bir anlamda alternatif mimarlıktır. Fakat geleneksel mimarlıkla çatışmayan, onu destekleyen ve tamamlayan bilgileri kullanacaktır. Enerji mimarlığı, kalıcı olmayı doğal olanaklarda arar. Geri dönüşümlü ve yenilenebilir olmayı öngörür. Güneş, rüzgâr gibi zaten var olan enerjilerin ve yağmur gibi yaşamsal kaynakların bize aşırı gelen boyutlarından sadece korunmak değil, yararlanmaktır niyeti.
Son zamanların modası enerji müsrifi cam yüzeylerin cephe estetiğine bel bağlamaz. Beton teraslarda, petrol türevi izolasyonlar üzerine biraz toprak taşıyıp günah çıkartmak ya da metal saksılarda doğallık aramak değildir temel kaygısı.

Çirkin çiçek yoktur
Estetik mi? Elbette...
Siz bugüne kadar çirkin bir çiçek ya da ağaç, işlevi olmayan bir organ taşıyan canlı, uyumsuz bir bulut kümesi, oransız ve anlamsız bir doğa parçası gördünüz mü?
Hiç korkmayın. Doğal kurguyu ve döngüyü kavramak ve ona uyumlu hizmeti üretmek, beraberinde evrensel "yeni estetiği" de getirecektir.
Her türlü doğal devinim, enerji içerir. Enerji mimarlığı, doğal döngünün enerjisini yapı ölçeğinde insanların hizmetine sunan, seçtiği malzemelerden yapının ömür sürecindeki ekolojik uyumuna kadar giden uzun yolda gayret gösteren bir bilim dalı olacaktır. Ekolojik olmak, aslında doğaya uyumlu yani ekonomik olmak, daha az enerji harcamaktır.
Geleceğin mimarisine, enerji öncelikli projeler ve enerji mimarlığı tartışmalarının biçimlendirdiği tasarımlar damgasını vurmak zorundadır. Çünkü başka çaremiz yok."

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Pakistan'da Amerika ve Türkiye
DEPREMDE en çok zarar gören Muzafferâbad bölg...
Çetin ALTAN
Demokrasimizin de bağı var, üzümü yoksa da yaprağı var...
Çarşamba gecesi, "insan hakları"na hiç mi hiç...
Melih AŞIK
Bağımsız yargı...
Duygulu ve demokrat açıklamalar okuyoruz... "...
Fikret BİLA
Büyükanıt iddianameye nasıl taşındı?
Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın hazırladığı Ş...
Hasan CEMAL
Bomba!
Dizginler bazen boşalır. Siyaset kendi deli m...
Güneri CIVAOĞLU
Beyaz gömlek
Büyükbabam askeri doktordu.
Abbas GÜÇLÜ
TEV, Güher -Süher ve Jacques Loussier
Sanatçı unvanını gerçek anlamda hak edenler, ...
Hurşit GÜNEŞ
Kur ve sanayi üretimi düşüyor: Tekstil nasıl kurtulacak?
Önceki gün Türkiye İstatistik Kurumu imalat s...
Sami KOHEN
Bu sefer başkaları söylüyor
Uluslararası Kriz Grubu (ICG), adının da beli...
Metin MÜNİR
(1) KKTC ekonomisi: Rüküşten çıkışa
Çin'den sonra dünyada en hızlı kalkınan ülke ...
Faik ÖZTRAK
Sermaye hareketlerini yönetmek ve dalgalı kur
Bu yılın ocak ayında cari açık geçen yıla gör...
Hasan PULUR
Vergiyi ödemek mi zor, ödememek mi?
BUYURUN size 1000 puanlık bir soru: "Bu memle...
Derya SAZAK
CHP'li Canan'dan Savcı'ya destek
Şemdinli iddianamesi nedeniyle Genelkurmay, h...
Meral TAMER
Bize enerji mimarlığı çok lazım
Enerji darboğazı, alt üst olan ekolojik denge...
Ece TEMELKURAN
Aliye ve işçi sınıfı
Yurt sathında bir gerçeklik krizi yaşanıyor. ...
Güngör URAS
Bankalar 'gazlamadıkça' döviz fırlamayacak
Döviz fiyatının ucuzluğundan şikâyet edilirke...
M. Ali BİRAND
Gül, iddianame konusunda rahatsızlığını saklamıyor
Viyana'daki son akşam, Dışişleri Bakanı Abdul...

© 2006 Milliyet