Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bankalar 'gazlamadıkça' döviz fırlamayacak


Döviz fiyatının ucuzluğundan şikâyet edilirken, döviz fiyatı biraz kıpırdadı. Bu defa "Eyvah döviz fiyatı tırmanışa geçti" telaşı başladı.
Doğru olan, döviz fiyatının "makul bir şekilde" yükselmesidir. Çünkü (1) Döviz fiyatı, olması gereken çizginin altında kaldı. Hem de uzun süre kaldı.
(2) Hiçbir mal ve hizmet (arz ve talep bakımından döviz de bir maldır. Onun da bir maliyeti vardır) uzun süre olması gereken çizginin altında satılamaz.
(3) Dövizi alan ucuz alıyor da, satan, ucuz satmış görünse de, ucuz satmıyor. Kimse dövizini ucuz (maliyetinin altında) satmaz. Satana devletimiz prim (yüksek reel faiz) ödüyor. Satan (döviz karşılığı YTL + reel faiz) yüksek getiri sağlıyor. Gerçekte dövizi satan piyasa fiyatının çok üzerinde satmış oluyor. Açık anlatımıyla, alan memnun, satan memnun. İşte bunun için ucuz dövize talep büyüyor. İşte bunun için (pahalı getiri nedeniyle mutlu olan döviz satıcıları), oluk oluk döviz gönderiyor. (
4) Bu çarkın dönmesi için devletin ödediği yüksek faiz halkın cebinden vergi olarak çıkıyor. Bu faiz yüzünden devlet halka hizmet götüremiyor. (
5) Ucuz döviz nedeniyle ithalat coşuyor. İhracat artamıyor. Ucuz döviz nedeniyle tarım ve sanayide üretimin yapısı bozuluyor.

Ucuzluk sürdürülemez
(6) İç piyasada ithalatla rekabet edemeyen, dış pazara ucuz döviz nedeniyle ihracat yapamayan üretici, yatırımı, üretimi, istihdamı kısıyor.
(7) Üretimin duraklaması, yatırımın, istihdamın artmaması, ülkenin büyümesini, halkın refaha kavuşmasını engelliyor.
İşte bunun içindir ki, döviz fiyatının "makul bir şekilde" yükselmesi gerekiyor. Makul yükselme nedir? Makul yükselme (1) Uygulanan dalgalı kur sistemini terk etmeden, hazmedilebilir yavaşlıkta, hazmedilebilir rakama kadar döviz fiyatının artmasıdır.
(2) Bir gün, bir hafta içinde dolar fiyatının 1.30'dan 1.35 YTL'ye çıkmasını, bir yıllık dönem içinde yavaş yavaş 1.50 YTL'ye yükselmesini bu ekonomi hazmedebilir. Ama dolar fiyatı bir günde 1.35'ten 1.75 YTL'ye fırlarsa, bu tür değişim ekonomide çalkantıya (krize değil, çalkantıya) yol açar.
Dalgalı kur sisteminde döviz fiyatının yükselmesi için, ya talebin düşmesi ya da arzın düşmesi gerekir. Ucuz dövize talebi kısmak çok zordur. Devlet yüksek reel faiz ödemekten vazgeçerse, döviz girişi (döviz arzı) yavaşlayacak.
Döviz arzı yavaşlayınca dalgalı kur sistemi içinde döviz fiyatı yavaş yavaş normal çizgiye ulaşacak.

Paniğe gerek yok
Bugüne kadar herhangi bir tetiklemenin, yerli ve yabancıların ve özellikle bankaların Türk lirasından dövize geçmelerine yol açacak bir paniğe neden olmasından korkuluyordu. Kemal Derviş'in tetiklemesi karşısında bizim bankalarımız, "soğukkanlı" ve akıllı pozisyon aldı. Döviz alımına geçmedi. Çünkü bankalarımız biliyor ki, dövizde "makul olmayan bir fiyat tırmanışı" bütün ekonomiye zarar verir ama öncelikle bankaları üzer...
Bu haftanın "panik"siz sona ermesi önemlidir. Ancak şunu kabul etmek gerekir ki, Kemal Derviş'in çektiği tetikten sonra, önümüzdeki dönemde eski "rehavet" devam edemeyecek.
(1) Yerliler ve yabancılar, "Bu döviz fiyatı ne olacak?" bekleyişine girdi.
(2) Merkez Bankası'nın yeni yönetimi, hükümet ve IMF, ucuz dövize yol açan politikaları gözden geçirme zorunluluğu duyacak.
(3) Döviz fiyatı, faiz fiyatı, enflasyon konusunda daha önce kabul edilen hedefler değişebilecek.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Pakistan'da Amerika ve Türkiye
DEPREMDE en çok zarar gören Muzafferâbad bölg...
Çetin ALTAN
Demokrasimizin de bağı var, üzümü yoksa da yaprağı var...
Çarşamba gecesi, "insan hakları"na hiç mi hiç...
Melih AŞIK
Bağımsız yargı...
Duygulu ve demokrat açıklamalar okuyoruz... "...
Fikret BİLA
Büyükanıt iddianameye nasıl taşındı?
Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın hazırladığı Ş...
Hasan CEMAL
Bomba!
Dizginler bazen boşalır. Siyaset kendi deli m...
Güneri CIVAOĞLU
Beyaz gömlek
Büyükbabam askeri doktordu.
Abbas GÜÇLÜ
TEV, Güher -Süher ve Jacques Loussier
Sanatçı unvanını gerçek anlamda hak edenler, ...
Hurşit GÜNEŞ
Kur ve sanayi üretimi düşüyor: Tekstil nasıl kurtulacak?
Önceki gün Türkiye İstatistik Kurumu imalat s...
Sami KOHEN
Bu sefer başkaları söylüyor
Uluslararası Kriz Grubu (ICG), adının da beli...
Metin MÜNİR
(1) KKTC ekonomisi: Rüküşten çıkışa
Çin'den sonra dünyada en hızlı kalkınan ülke ...
Faik ÖZTRAK
Sermaye hareketlerini yönetmek ve dalgalı kur
Bu yılın ocak ayında cari açık geçen yıla gör...
Hasan PULUR
Vergiyi ödemek mi zor, ödememek mi?
BUYURUN size 1000 puanlık bir soru: "Bu memle...
Derya SAZAK
CHP'li Canan'dan Savcı'ya destek
Şemdinli iddianamesi nedeniyle Genelkurmay, h...
Meral TAMER
Bize enerji mimarlığı çok lazım
Enerji darboğazı, alt üst olan ekolojik denge...
Ece TEMELKURAN
Aliye ve işçi sınıfı
Yurt sathında bir gerçeklik krizi yaşanıyor. ...
Güngör URAS
Bankalar 'gazlamadıkça' döviz fırlamayacak
Döviz fiyatının ucuzluğundan şikâyet edilirke...
M. Ali BİRAND
Gül, iddianame konusunda rahatsızlığını saklamıyor
Viyana'daki son akşam, Dışişleri Bakanı Abdul...

© 2006 Milliyet