Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Gül, iddianame konusunda rahatsızlığını saklamıyor


Viyana'daki son akşam, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile uzun uzun konuştuk. Tahmin edebileceğiniz gibi, en çok üzerinde durulan konu Van savcısının iddianamesiydi.
Gül rahatsız.
İddianamenin sanki AK parti tarafından teşvik edildiği konusundaki iddialara çok tepkili. Hele Org.Büyükanıt'ın önünün kapatılması için bir komplo kurulduğu yolundaki yorumları sorduğunuzda ne kadar sinirlendiği açıkça görülüyor. Ayrıntılara girmemekte çok direndi. Tek verdiği ipucu, yargı reformunun ne kadar gerekli olduğu ile ilgiliydi. Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok'un yargıya siyasetin karıştırılması konusundaki sözlerini hatırlattım. Yine rengini değiştirmedi. Ancak, herhalde geçmişteki bazı kötü anıları aklına gelmiş gibi, yeni bir sayfa açılması gerektiği anlamına gelen ve yargı reformunun önemine işaret eden açıklamalar getirdi.
Unutmamak gerekir ki, Abdullah Gül zamanında bu tip iddianamelerle çok karşı karşıya kalmış siyasetçilerden biridir.
Gül'ün sert biçimde reddettiği iddialardan bir diğeri de, Org.Büyükanıt' ın Genelkurmay Başkanlığının engellenmesiyle ilgiliydi. Büyükanıt'ın yerine gelecek diğer komutanların genel tutumlarının farklı olmayacağına dikkat çekti.
Dışişleri Bakanı ile konuşmamın bence en ilginç yanı, İran ile ilgili olanıydı.
Sizlere özetleyerek şu başlıkları verebilirim. Gül aşağıda bulacağınız kelimeleri aynen kullanmadı, ancak aynı anlama gelecek şekilde konuştu:
- Nükleer silaha sahip olmuş bir İran görmek istemeyiz…Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bazı kısıtlamalar getirdiği taktirde, bunlara bizde uymak zorunda kalırız… Bu konu bizim için çok önemli, zira İran yanıbaşımızdaki bir ülke. Türkiye'nin 70 bin kamyonu her yıl Orta Asya Cumhuriyetlerine geçmek için İran topraklarındam yararlanıyor. Türkiye'ye yılda yaklaşık 1 milyon İran'lı turist geliyor, enerji ihtiyacımızın bir bölümünü bu ülkeden karşılıyoruz ve aramızdaki ticaret 4 milyar dolar civarında.
- Bugünkü koşullarda Kıbrıs gemilerine limanlarımızı açamayız…Kendimizi, eski genişleme komiseri Verheugen'in dediği gibi, bizde aldatılmış gibi hissediyoruz.
- Avrupa Birliği belki farkında olmadan kendini Kıbrıs batağına sürüklüyor.
Abdullah Gül, genel gidişten memnun.
Avrupa Birliği ile ilişkilerin rayında gittiğine inanıyor. Reformlarda bir duraklama olmadığına dikkat çekiyor ve Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu ve reformların yavaş yavaş uygulanmasının doğal karşılanması gerektiğinin altını çiziyor.
Gazeteciler, Ankara'daki gelişmeler hakkında sorularla karşılaşıp karşılaşmadığını sordular. Anlaşılan, hiç kimse ağzını açmamış.
Avrupanın gündemiyle Türkiye'ninki birbirinden öylesine farklı ki, siyasi istikrar sürdükçe, bu tip olaylar kimsenin umurunda değil.

TÜRKİYE ARTIK AVRUPANIN GÜNDEMİNDE
Hiç unutamam, eskiden Avrupanın gündeminde Türkiye diye birşey yoktu. Sanki mevcut değilmiş gibi davranırlar ve görmezden gelirlerdi. Ne zaman ki büyük bir kriz patlayacak veya bir askeri müdahele veya dünyayı ayağa kaldıracak bir işkence olayı yaşanacak, işte o zaman hemen Türkiye'den söz edilmeye başlanırdı. Tabii doğal olarak, sadece olumsuz haberler ve yorumlarla gündemde yer bulurduk.
Zaten uzun yıllar bu kısır döngüden kurtulamadığımızdan dolayıdır ki, bugün ülkemizin imajı böylesine kötü. İnsanlar Türk gördüklerinde, umacı gibi bakıyorlar. Avrupa medyasının eli, doğru dürüst olumlu bir şey yazmaya gitmiyor.
Ancak bu genel eğilim artık değişme yolunda.
Özellikle Avrupa Birliğine katılma başvurusundan bu yana Türkiye yeniden keşfedilmeye başlandı. Bazıları hala ters yerlerde bizi araştırıyor, ancak olumlu açıdan bakanların sayıları da artıyor.
Viyana'daki toplantıda bunu daha net bir şekilde görebildim.
Artık, Orta Doğu sorunu dendiğinde hemen Türkiye düşünülüyor. Hristiyan dünyası ile İslam dünyasının ilişkileri ele alındığında,Türkiye devreye giriyor.
Özetlemem gerekirse, Türkiye'nin Avrupaya verebileceği o kadar çok şey var ki, işin bu yanı yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Yavaş yavaş dahi olsa insanlar farkımıza varıyorlar.
Göreceksiniz, ilerde Türkiye'nin tam üyeliği daha fazla istenir olacak.Belki de o zaman Türkiye bu tam üyeliği istemeyecek. Bugünden 10-15 yıl sonrası hakkında bir tahminde bulunmak çok güç. Ancak unutmayalım ki, 10-15 yıl dediğiniz de çok çabuk geçiveriyor.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Pakistan'da Amerika ve Türkiye
DEPREMDE en çok zarar gören Muzafferâbad bölg...
Çetin ALTAN
Demokrasimizin de bağı var, üzümü yoksa da yaprağı var...
Çarşamba gecesi, "insan hakları"na hiç mi hiç...
Melih AŞIK
Bağımsız yargı...
Duygulu ve demokrat açıklamalar okuyoruz... "...
Fikret BİLA
Büyükanıt iddianameye nasıl taşındı?
Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın hazırladığı Ş...
Hasan CEMAL
Bomba!
Dizginler bazen boşalır. Siyaset kendi deli m...
Güneri CIVAOĞLU
Beyaz gömlek
Büyükbabam askeri doktordu.
Abbas GÜÇLÜ
TEV, Güher -Süher ve Jacques Loussier
Sanatçı unvanını gerçek anlamda hak edenler, ...
Hurşit GÜNEŞ
Kur ve sanayi üretimi düşüyor: Tekstil nasıl kurtulacak?
Önceki gün Türkiye İstatistik Kurumu imalat s...
Sami KOHEN
Bu sefer başkaları söylüyor
Uluslararası Kriz Grubu (ICG), adının da beli...
Metin MÜNİR
(1) KKTC ekonomisi: Rüküşten çıkışa
Çin'den sonra dünyada en hızlı kalkınan ülke ...
Faik ÖZTRAK
Sermaye hareketlerini yönetmek ve dalgalı kur
Bu yılın ocak ayında cari açık geçen yıla gör...
Hasan PULUR
Vergiyi ödemek mi zor, ödememek mi?
BUYURUN size 1000 puanlık bir soru: "Bu memle...
Derya SAZAK
CHP'li Canan'dan Savcı'ya destek
Şemdinli iddianamesi nedeniyle Genelkurmay, h...
Meral TAMER
Bize enerji mimarlığı çok lazım
Enerji darboğazı, alt üst olan ekolojik denge...
Ece TEMELKURAN
Aliye ve işçi sınıfı
Yurt sathında bir gerçeklik krizi yaşanıyor. ...
Güngör URAS
Bankalar 'gazlamadıkça' döviz fırlamayacak
Döviz fiyatının ucuzluğundan şikâyet edilirke...
M. Ali BİRAND
Gül, iddianame konusunda rahatsızlığını saklamıyor
Viyana'daki son akşam, Dışişleri Bakanı Abdul...

© 2006 Milliyet