Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Mart 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Çocukken babam bana 'it ağası' derdi"

"Ben Pako" adlı kitabını köpeği Pako'nun ağzından yazan gazeteci Bekir Coşkun: "Çocukken önde ben, arkada 20 köpek dolaşırdık. Babam bu yüzden bana 'it ağası' derdi"

FATİH TÜRKMENOĞLU

Ankara yollarında yürüyoruz, adım başında birisi durdurup elini sıkıyor. Hürriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun durumdan memnun, "Benim okurum nur yüzlüdür" diyor. Aslında eşi Andree'ye göre, okumayı seven herkeste nur var. "Ama ben okuyucularımı uzaktan tanırım" diye diretiyor. "Onlar aydınlıktır, sevecendir, kültürlüdür..." Mesleğe foto muhabiri olarak başladığı zamandan, Şanlıurfa'da geçen çocukluk yılları sonrasında üniversite için geldiği Ankara'da gece kulüplerinde müzisyenlik yapışından, Pako'dan, eşi Andree'den, mecburen politikadan konuştuk. "Fotoğraf sanatın kralıdır" dedi. Hiç naz etmeden poz verdi. Köpeklerden, çocuklardan, doğadan bahsederken gözleri doldu. Ayrılırken, "Ankara'ya geldiğinizde bana mutlaka uğrayın, burada bir abiniz var" dedi. Biliyorum ki bunu içten söyledi.


"Ben Pako" kitabınızda köpeğiniz yaşadıklarını anlatıyor.
Bu kitap Pako'nun yazıları. Hayvan hikayeleri yayımlanır, takma köpek adıyla yazılar yazılır fakat 13 kiloluk hırpani bir köpeğin medyaya düzenli olarak yazı yazması dünyada bir ilk. Pako, Türk toplumunu çok etkiledi. Öldüğünde Hürriyet'in telefonları kilitlendi. TV'ler altyazı ile duyurdu. Evimizin önüne 500 kişi toplandı. Bakanlar taziyeye geldi.

Neden sizce?
Biz bunun cevabını bulamadık. Neden? Bir köpeğin yazı yazamayacağını herkes bilir. İnsanlar niye ağlıyorlardı? Deniz Baykal yazılı açıklama yaptı, cumhurbaşkanı taziye bildirdi. Bir TV muhabiri arkadaş, "Pako'nun ölümünden çok etkilendiniz mi?" diye sormuştu. Etkilenmek ne demek? Ben haftada iki gün Pako oluyordum zaten! Bu yazıların kaybolmaması gerektiğini düşündüm, Pako yazılarını kitap yaptım. Doğan Kitap'tan çıktı. Çocukların bu kitabı okumasını çok istiyorum. Kitaptan alacağım telifle, Ankara'da bir barınakta 2 bin köpeğin bakımına katkıda bulunuyoruz.

"Çocuklar okusun istiyorum" dediniz...
Biz yetişkinler günahkar bir kuşağız. Cumhuriyet'e ihanet etmekle kalmadık, doğaya da çok ihanet ettik. Bu kadar hızlı tükeniş dünyada başka memlekette yoktur. Hızla da devam ediyor. Bu kitapta çocuklara mesaj var. Onlar bizim gibi yetişmesin. Bütün tanıdığım çocuklara hediye ediyorum.


"Sevdanın kesiştiği yer"

Yazılarınızda zaman zaman Türkiye'yi dışardan gözlemleyip geniş pencereden bakıyorsunuz. "Bakın AB'yi nasıl da dize getirdik" falan diye yazıyorsunuz. Hani bizim küçük gurur okşayışlarımıza, medyanın buna alet olmasına alaycı bir üslupla yaklaşıyorsunuz. Bu dışarıdan bakabilme nasıl gerçekleşiyor?
Bizim ev enteresan bir ev. Bir Fransız ile bir Urfalı yaşıyor. Biri Katolik, biri Müslüman. Gelenekler, dünyaya bakış, o kadar farklı ki. Orta bir yerde buluşuyoruz. Çok uyumlu, 18 yıllık sevdalı bir evliliğimiz var. Evliliklerde aşk kısa ömürlüdür. 1-2 yılda biter. Devamlı bir arada yaşayan insanların arasında da o heyecanın bitmesi doğaldır. Sevdayı, saygıyı yerine koyabilirseniz, ilişki çok güzel devam eder. Ortak hobiler bulmak gerekir. Pako da bunlardan birisi. Hep şunu söylüyorum: Sevda yoksa hemen bir kedi veya köpek edinin. Ben buna "sevdanın kesiştiği yer" diyorum. Bak ne anlatacağım: Birbirini sevmeyen iki insan, biri Meclis Başkanı Bülent Arınç, diğeri gazeteci Bekir Coşkun. Bir gün gazetede fotoğrafını gördüm, kuşu ölmüş, ağlıyor. Burnumun direği sızladı.
O anda onunla sevgide kesiştiğimizi hissettim. 7 yaşında okurlarım var, muhtemelen kedi-köpek seviyorlar. Bir yerde kesişiyoruz. Toplumlar için de bu böyle. Sevgi kesişmesi noktaları bulmalıyız.

Zeki Müren'in sizi müzisyen yönünüzle keşfettiği doğru mu?
Ben üniversite okurken, geceleri de gazinolarda kanun çalıyordum. Sene 1968-70 falan. Bir kulüpte Zeki Müren'le tanıştık. Bana "Daha kaliteli yerlerde müzik yapmalısın, erken yatmalısın ve erken kalkmalısın çünkü okula gidiyorsun" dedi. Bana iş buldu. Ben bunu yazdım fakat denk getiremedim. Hasta olduğunu duymuştum, tam yazımı vereceğim gün Zeki Müren öldü...

Müzisyenliğiniz nereden geliyor?
Her Urfalı biraz müzisyendir, ille de.

Neden acaba?
Sarayın sürgün yeri. Çok ünlü müzisyenler gitmiş Urfa'ya. Bu benim teorim, doğru olmayabilir. Urfa'da birçok evde kuyruklu piyano vardı mesela... Sonra her yer gibi orası da yozlaştı.

Siz sekiz kardeşsiniz, değil mi?
Evet, o konuda çok şanslıyım. Sekiz kardeş bu kadar mı uyumlu olur, bu kadar mı birbirini sever... Mimar var, avukat var, öğretmen var, Mülkiyeli var... Babam küçük bir memurdu ama hepimizi okuttu. 87 yaşında şimdi, Urfa'da yaşıyor.

Çocuğunuz var mı?
İlk eşimden bir oğlum, bir de kızım var.

Andree ile çocuk yapmama kararını siz mi verdiniz?
Evet, dünya çok kalabalık. Ayrıca çocuklarım Andree ile çok iyi anlaştılar.
Bir de evde çok canlı var. Kediler, köpekler, kuşlar, sincaplar... Zengin bir aileyiz. Andree'nin annesi de bizle yaşıyor.

Şimdi sadece köpek Gorbi var ama...
15 yaşında. Ayrılık vaktinin geldiğini hissediyorum. Kötü bir bekleyiş bu... Sanki o da hissediyor. Bana daha çok ihtiyaç duyuyor. Arka ayakları tutmuyor, ben onun arka ayakları oldum. Koltuklara çıkmak istediği zaman ben çıkartıyorum. Gazete ve ev dışında hiçbir hayatım yok. Her gün "Akşamı çıkartır mıyız?" korkusu var. Canım yanıyor, anlatabiliyor muyum?

"Evde hayvan sağlıklıdır"

Umarım rahat bir ayrılık olur.
Pako çok acı çekti, inşallah Gorbi acısız gider. Bir hayvanın sorumluluğunu alabilen bir kişi, bir insana haydi haydi bakacaktır. Abdullah Öcalan'ın köpeği olsaydı, bu kadar çok insanı öldürebilir miydi? Teröristlerin kuşları olsaydı, insanlara kıyabilirler miydi? Bizde ibadet evin kuzusunu kesmek. Türk geleneği kan akıtmak. Oysa çocuklar hayvanlarla büyürse, bu eğitimin bir parçasıdır. Tabii ki veterinerin kontrolünde. Sağlıksız diyorlar; Fransızlar, İngilizler 90 yaşına kadar yaşıyor. İşte kanıt.

İlk köpeğiniz Pako muydu?
Çocukken babam bana "it ağası" derdi. Önde ben, arkada 20 köpek, öyle dolaşırdık. Bana köpeklerin de ağlayabileceğini Andree öğretti. Ona minnet duyuyorum. Gelirken bir kaniş köpekle geldi. Çeyizi oydu...

Şimdi kuş gribi de Türkiye'de farklı yaptırımları beraberinde getirdi...
Fransa'da bütün kanatlı hayvanları aşıladılar. Bizde de Tarım Bakanlığı yetkilileri canlı ördekleri tutup ateşe atıyor! İlkellikle çağdaşlık arasındaki fark bu.
10 sene sonra "Türkiye AB'ye girsin mi?" diye referandum yapılacak. Canlı canlı ateşe atılan ördeklerin görüntüsünü kimse unutmayacak...


"Sevginin kesiştiği yer, kaçak villalar olurdu"


Başbakanı ve AKP'yi sık sık eleştiriyorsunuz. İster misiniz Tayyip Erdoğan'la yolunuz sevgide kesişsin bir gün?
Tabii ki isterim. Ona kedi yavrusu hediye etmişlerdi, "Tamam barışıyoruz herhalde" dedim. Fakat o kadar acımasız çıktı ki, kediyi Fatih Altaylı'ya verdi! Bu sefer bizim yolumuz Fatih'le kesişti. Şimdi Türkiye'de bir Atatürk'te kesişen sevgi var, bir de dinde. Oysa doğru değil bu. İkisinin birleşmesi lazım. Anadolu kahvelerinde iki kişiye laf söyletmezler: Atatürk'e ve Hz. Muhammed'e.

Başbakan Monako'ya sizi yine davet etmedi.
Doğrusu telefonun başında bekledim. Bir yanda başbakan, bir yanda Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, ne güzel bir motif olurdu. O zaman sevginin kesiştiği yer, kaçak villalarda olacaktı. Gizli dosyalarda, ihale işlerinde kesişiyor onların sevgisi. Uçakta mescit de varmış. Uçaktan korkarım ama secdeye kapanıp Monako'ya inerdik.

Unakıtan'ı da hiç beğenmiyorsunuz.
İntihar ediyor. Sokakta insanlara sorun, bir kişi bile Unakıtan'ın dürüst olduğunu söylemez. Bir başbakan nasıl böyle bir şeye sahip çıkar? Nasıl kendi kendini vurur? Bence işin başka bir gizemi var. Unakıtan aslında muhasebeci. Başbakanla yıllardır süren bir dostluğu var, hesabını kitabını iyi biliyor. Başbakan onu başkasının önüne atmadan, aniden çözecek. Ben şimdi beklemedeyim. Kemal Unakıtan kazara bakan oldu, "Ne yapsam kârdır" diye düşünüyor.

Siz parlamento muhabirliği de yapmıştınız, değil mi?
Yıllarca... Bu yüzden de siyaseti çok iyi bilirim. Unakıtan kazara bakanlığının farkında, siyaseten intihar ediyor. Ama siyasette ölürken özel sektörde diriliyor. Bir bakan nasıl kendi soyadıyla likit yumurta reklamı verebilir?


"Avrupa'ya, Laila'ya gidiyoruz ama köylüyüz"


Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptırım gücü çok fazla. Neden bazı konularda halkı eğitme yolunu seçmiyor? Neden "Sokaklara çöp atmayın, ormanlara inşaat molozu bırakmayın, hayvanları usülüne uygun kestirin" demiyor?
Biz köylü bir toplumuz. Ben de köylüyüm. Avrupa'ya gidiyoruz, Laila'ya gidiyoruz ama köylüyüz. Kentliliğe atlamak istiyoruz ama yapamıyoruz. Türkiye'de insanlar ağaç gördü mü, doğayla yakınlaştı mı, köyünü hatırlar. Başıboş köpek görünce belediyeyi arar. O dediğin duygu başbakanda da yok. Yürümesine, konuşmasına bak; hemen köyüne geri dönecek gibi bir hali var. Turgut Özal da inanılmaz bir köylüydü. Süleyman Demirel tam bir köylü.

Aslında bunun artıları da vardır.
Kesinlikle. Yücelikleri, altın kadar değerli hoşlukları da var. Sokakta yere düşen bir adama yardıma koşmak, kalan arabayı toplanıp itmek gibi. Bunları Avrupa'da göremezsin.

Tabii aynı insan suyunu içtikten sonra boş şişeyi sokağın kenarına bırakabiliyor.
Hah işte, iyi köylülük meziyetleri, iyi bir kentli olmaya yetmiyor. Bizim kentlilikle hâlâ kavgamız var.




PAZAR
"Bu işi para kazanmak için yapmadım"
"Ben siyasetçi ya da tarihçi değil yazarım, benim derdim insanla"
"Çocukken babam bana 'it ağası' derdi"
"O bir insan çapkınıydı"
"Roman kitaba denir;
onun aslı Çingene"

Belçika'da çikolata turu
Oscar'lar kime gidecek?
Gönüllerin fatihi huzurunuzda
İstanbul sanat hayatına ünlülerden destek
İnce işler
Cannes rüzgârı yelkenli getirecek
Oscar ziyafetinde altın tozlu kereviz çorbası
Hurraaa Cebelitarık'a!
Teksas 50 yaşında mı? Hay dedemin köse sakalı!
Merkür geri gidiyor
Miss Pizza'nın pizzaları nefis
Fenerli Beyler
Hangi besine ne zaman başlamalı?
Aynur teyzemi özledim
Votkanın şaheserleri





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet