|
Konfeksiyon / Bedene özel
Erbakan'a "çok özel" yasa Çankaya'dan geri döndü.
Cumhurbaşkanı Sezer'in gerekçeleri ve yorumumuz şöyle: 1- Yasa, hukukun "genellik" ilkesine aykırıdır. "Kişiye özel" olarak çıkarılmıştır. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa, 1.6.2005'te yürürlüğe girdiği halde aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra aynı yasada değişikliği öngören yeni yasa, Erbakan'a mahkûmiyet kararıyla örtüşmektedir. "Zamanlama örtüşmesi" 81 yaşındaki Necmettin Erbakan'ı kurtarmak amacını neredeyse gözümüzün içine sokuyor.
2- Değişiklik, "75 yaşını bitirenlerden 3 yıl daha az süreli hapis cezası verilenlerin cezalarının konutta çektirilmesini" öngörmektedir.
75'ini aşmış bir kişi için "İlla hapis yatsın" gibi sadik bir tavrım yok.
Cezaların "caydırıcılığı" ve özellikle "terbiye ederek topluma kazandırıcı" işlevlerinin bu yaşa gelmiş kişiler için söz konusu olmayacağı açık.
Bu infaz maddesine insani nedenlerle karşı olmamak mümkün.
3- Ancak... Maddede var olan "evde infaz için tıp raporu" alınamazsa, hapis, "kocamış" kişi için cezadaki "caydırıcılık" ve "topluma kazandırma" işlevlerini sağlar mı?
Asıl önemlisi; işlenen suç nedeniyle "doğan zararın tazmini" koşulunun çıkarılmış olmasıdır.
Savcı iddianamesine göre devletin Hazine'sinden 11 trilyon lira parti yardımı olarak verilmiş ama parti liderinin cebine girmişse, bu parayı devlete geri ödemeden lüks villada, yazlığında güya -hapis- cezası kamu vicdanını kanatır.
Bu milletin vergilerinden kesilerek Türkiye'ye hizmet etmesi için yasa gereği siyasi partiye verilmiş deve yüküyle, hatta kervan yüküyle para, Erbakan ve ailesinde kalacak, hapse girmeyecek, villasında, yalısında zorunlu ikamet edecek.
Çift katlı ekmek kadayıfı buna derler.
.............................
Ancak... Yasada "zarara ilişkin hukuksal sorumluluğun saklı tutulduğu" maddesi de var.
Erbakan'ın "hukuksal sorumluluğu" 11 trilyon liranın faiziyle birlikte ödenmesi zorunluluğudur.
O halde ev hapsine başlamadan, bu parayı neden ödemiyor?
Çünkü... Erbakan hakkında 2 dava açılmış.
Birincisi ceza davası. Suçlu görülmüş hapse mahkûm edilmiş.
İkincisi ise, 11 trilyon lira ve faizini geri ödemesi için Maliye Bakanlığı tarafından açılan hukuk davasıdır. Bu dava sürüyor.
Erbakan'ın avukatları, -sanıyorum- daha bu "kişiye özel" yasa hazırlanırken "işlenen suç nedeniyle doğan zararın ödenmesi" koşulu nedeniyle Maliye Bakanlığı'na gidiyorlar, "Madde bu haliyle çıkarsa, Erbakan kaç para ödeyecek belli değil" diye yakınıyorlar.
Maliye Bakanlığı ise, uğranılan zararı hesaplamış ve davayı zaten açmış. Ancak... Bu dava henüz kesinleşmediği için rakam belli değil. Zorunlu olarak davanın bitmesi beklenecek.
O yüzden -gene sanıyorum ki- maddeye "zarara ilişkin hukuksal sorumluluğun saklı tutulacağı" hükmü konuyor. "Önce zararın ödenmesi" koşulu ise kalkıyor.
Yasaların genelliği konfeksiyon üretimine benzetilebilir. "Kişiye özel" yasa hazırlığı ise, işte böyle kişinin ölçülerine göre bedene oturacak "ısmarlama" elbise gibidir.
.............................
Peki ne olacak?
Erbakan, ceza süresini konutlarında kalarak geçirecek. Mahkûmun gösterdiği iyi hal gerekçesiyle belki cuma namazlarına gitmek için özel izinler de verilebilir.
Hukuk davası devam edecektir.
11 trilyon lira borç ve faizlerini rahatlıkla karşılayacak Erbakan'a ait 18 gayrimenkule Maliye Bakanlığı tarafından ihtiyati haciz konmuş bulunmaktadır.
Satamaz, kaçıramaz.
Dileriz ki, dava, yılan hikâyesine dönüp zamanaşımına sokulmasın.
Bu "kişiye özel" yasanın AKP'ye yararı ise, Erbakan'ın süren dava nedeniyle kendini ipotek altında hissetmesi ve dilini tutacak olmasıdır.
Ayrıca... Onu hapse göndermemekle AKP, Erbakan Hoca'nın muhafazakâr tabanından epeyce oy derleyebilir.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|