|
Umut tacirliğinden artık vazgeçin!
AKP iktidarı, üniversite adaylarıyla oynamaktan artık vazgeçmelidir. Milli Eğitim Bakanı Çelik, sadece kamuoyunu ve öğrencileri yanlış yönlendirmekle kalmıyor, hükümetini de, partisini de, Milli Eğitim Bakanlığı'nı da doğru bilgilendirmiyor. Tam aksine, her defasında olması mümkün olmayan konuları gündeme taşıyarak, bir bardak suda fırtına kopartılmasına ortam hazırlıyor.
Hükümetin, daha doğrusu Milli Eğitim Bakanlığı'nın ÖSS mağdurlarına yönelik yaklaşımı, hiçbir zaman çözüme yönelik olmadı. Atılan her adım tribünlere yönelik. Bakın biz çok şeyler yapmak istiyoruz ama YÖK, yargı, basın ve üniversiteler müsaade etmiyor izlenimi yaratılmaya çalışılıyor.
Bu bir olur, iki olur. Ama Çelik tarafından hazırlanıp da yargıdan dönen reform(!) sayısı kırkı aştı.
Hepsinde de mi yargı, Çankaya ve YÖK yanlış düşünüyor? Kızılcıhamam'daki AKP zirvesinde bu konu mutlaka gündeme gelmeli ve Bakan Çelik'in uygulamaları masaya yatırılmadır. Yoksa yıpranan sadece kendisi değil, partisi de oluyor.
Bu elbette Sayın Bakan'ın ve partisinin bileceği bir iş. Ne yaptıklarına, ne yapacaklarına elbette karışmayız. Ama söz konusu olan, kamuoyu ve özellikle gençlerse, bizim de söyleyecek bir çift sözümüz olmalıdır. Çünkü işimiz bu.
Bu konuda YÖK'ün de Bakan Çelik gibi tribünlere oynadığını defalarca dile getirdik. Onlar da çözüm peşinde değil. Hele hele gençler hiç umurlarında değil.
Öğrenciler mağdur olmuş, hayata küsmüş, aileleriyle birlikte yaşamları altüst olmuş, zerre kadar ilgilenmiyorlar.
Peki, bu sorun nasıl çözülecek?
Mağduriyet nasıl giderilecek?
Meslek liselerinin sorunları, ne iktidarın tribünlere verdiği yanlış görüntü gibi ne de YÖK'ün iddia ettiği gibi sadece imam hatiplerle sınırlı...
Daha önceki hükümetlerin düştüğü tuzağa, AKP iktidarı da düştü. YÖK'ü en fazla eleştiren kesimleri bile YÖK'ü savunur hale getirdi. Çünkü amaçları hiçbir zaman çözüm olmadı. Hep intikam peşinde koştular. Duygularının esiri oldular. Bu konuda, kamuoyunu karşılarına almalarının nedeni de bu.
Hazırlanan ilk YÖK yasa tasarısından, açık liselere yönelik düzenlemeye kadar hemen her konuda başarılı bir performans sergilediklerini söylemek yanıltıcı olur.
Bakan Çelik ve arkadaşlarının yapıcı eleştirilere dahi tahammülleri kalmadı. İçlerine kapanmalarının önemli gerekçelerinden biri de bu denilebilir. Ama oturup kamuoyuna doğruları anlatmak yerine ya parlamentodaki güçlerine dayanarak, yargıdan döneceğini bile bile tartışmalı icraatlara yöneliyorlar ya da biz yaptık oldu mantığıyla dayatma içerisine giriyorlar.
Ama her seferinde de yarattıkları umut boşa çıkıyor.
İşte bu yüzden, ne olur artık ÖSSzedelere yönelik bir yasa ya da yönetmelik çıkarmasınlar. Bugüne kadar yarattıkları hayal kırıklıkları yeter...
YÖK'e gelince: Anayasa'ya göre, yükseköğretime geçişi siz düzenliyorsunuz. Tamam bunu biliyoruz. AKP de herhalde anlamıştır artık. Anayasa'yı değiştirebilecek güçleri olduğu dönemde yapamadıklarını şimdi gerçekleştirmeleri çok zor. Geriye kala kala sizlerin bu konuda tansiyonu düşürücü bir adım atmanız kalıyor.
Ama burnunuzdan kıl aldırmıyorsunuz. Bu daha nereye kadar devam edecek? Olayı salt imam hatiplere indirgemeniz, meslek liselerinin tümünü karşı büyük bir haksızlıktır. Hele hele hiçbir konuda uzlaşmaz tutumunuz ve kamuoyunu tek yönlü olarak bilgilendirmeniz anlaşılır gibi değil.
Özetin özeti: Öğrenciler şu anda fillerin kavgasındaki çimenden farksızlar. AKP de, YÖK de artık bu konuda kendini sorgulamalıdır. O makamlara, umut tacirliği ve eziyet için değil, hizmet için geldiler. Hakkını da vermeliler...
aguclu@milliyet.com.tr
|
|