|
Her iki kurum da yara almamalı
Bir haftadır gündem Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın suçlanması olayına kilitlendi. Elbette gündemi meşgul edecek çok yönlü bir olay. Konu hakkında çok görüş var, herkes bir yorum yapıyor, yapıyor ama gördüğüm kadarıyla Sayın Büyükanıt'ın suçlandığı Ceza Kanunu maddesinin ne olduğunu yazan yok. Madde şu:
"Bir davanın taraflarından birinin veya birkaçının veya sanıklarının veya davaya katılanların, mağdurların leh veya aleyhine, yargı görevi yapanlara emir veren veya baskı yapan veya nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun adı geçenleri hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kimseye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır."
Benim için ilginç olan şu: Bu konuda hukukçu olmayanlar da tahlil yapıyor. İyi hoş da şu maddeyi olduğu gibi yayımlayalım da vatandaş da ne dediğimizi anlasın diyen yok, yani iş biraz kör dövüşüne dönüştü. Öncelikle suçun unsurlarını açıkça görmek lazım. Örneğin madde şöyle başlıyor:
"Bir davanın taraflarından birinin..."
Yani suçun oluşması için önce bir dava olacak. Sonra madde devam ediyor ve devamında bir davanın tarafları, yani sanık, müdahil, mağdur sıfatları sayılıyor, yani davada bu sıfatları taşıyan kişiler namına etki yapılacak. Bitmedi...
Yargı görevini yapanları etkilemekle suçlanan kimse ise bunları etkileme, emir verme, nüfuzunu kullanma imkânına sahip biri olacak.
Sonuç: Ortada henüz bir dava yoksa, dava varsa bile etkileme diye nitelenen davranış sayılanların dışında biri için yapılmışsa, veya davranışı sergileyen kişi yargı görevini yapanı etkileyecek veya ona emir verecek bir makam değil ise suç oluşmaz. Tartışmalardan önce suçun ne olduğunu bilmek, tahlilini iyi yapmak lazım. Ancak toplumun hissiyatını anlamak için de Haber Türk kanalında, kamuoyu araştırması yapan bir kuruluşun genel müdürü Sayın Hakan Bayrakçı'nın açıklamalarını dinlemek lazım. Gönül istiyor ki bu açıklama birkaç defa daha yayımlansın. İşin özü şu: Sokaktaki adam, olayın aktörlerinden çok daha şuurlu, hukukun da ordunun da yıpranmasını istemiyor, orduya çok ama çok güven duyuyor.
tamerheper@host.com
|
|