|
 |
|
|
Bahar özlemi içinde
Bizim Köşe / İsmail Sivri
Son üç ayda, yurdumuz sürekli ve şiddetli bir kara kış yaşadı. Birçok kentimiz ve bölgemiz, karlar altında kaldı, yollar kapandı.
Sıcak evlerimizde bile üşür gibi olduk.
Yurdumuzu donduran soğuk ve karlı günlerde, İzmir'de kar göremedik. Gökyüzündeki güneş de yüzünü pek fazla göstermedi.
Bu günlerde, biz yaşlılar da, üşütmekten korkarak, evlerimizden dışarı çıkamadık. Dostlarımız gibi doğayı da özlemiştik.
İnsan yüzleri gibi, yaşadığımız kentin sokak ve caddelerini, bina ve yapıları İzmir'in mavi körfezi ve yeşilini görmek istiyorduk.
Kara kış içimizi karartmıştı.
Artık, kırlar, çiçek açan ağaçlar ve göklerde uçan kuşlar gözümüzde tütüyordu.
Dayanılmaz bir özlem içinde baharı bekliyorduk. Ama, arada bir açan havalar, yeniden kapanıyor, kış geri geliyordu.
Rüyalarımızda bile baharı göremez olmuştuk.
* * *
İnsanoğlunun, tüm ömrü soğuk kışlarla sıcak yazlar arasındaki baharları özlemekle geçip gidiyordu.
Çokluk, baharlar, kışla yaz arasında kaybolur gibiydi.
Böyle yıllarda, baharın tadını alamasak yazlara ve kışlara giriyor ve hep içimizden şöyle diyorduk:
"Baharı görmeden yaz geldi, geçti."
Yaz sıcakları içinde sonbaharı beklerken, ilkbaharın düşü içinde, ağaçlardan dökülen sarı yapraklar hüznüyle yeni bir kışa giriyorduk.
Çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemlerimizi, birçok şey gibi mevsimlerin de farkına varmadan yaşıyorduk. Yaşlılık yıllarımızda, baharlarla birlikte her mevsim, ömrümüzün sona yaklaştığını haber verir gibiydi. Baharlar gibi her mevsim bir başka güzeldir.
Hangi yaşta olursanız olunuz, tüm insan ömrü, mevsimler gibi çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık olmak üzere dört dönemdi.
Yine de her dönem baharı özlemi içinde gelip geçiyordu.
* * *
Bu yılın kışının üç ayını geride bıraktık. Artık, martla birlikte ilkbahara girdik. İlk cemre düştü.
Böylece martın ortasına geldik. Gazete ve televizyonlar, havaların ısınacağı müjdesini verdiler.
Meteoroloji uzmanları, bu müjdenin ardından şöyle dediler:
"Cumartesiden sonra sıcak hava yurdu terkedecektir."
İnşallah, kış soğukları yeniden gelmez. Ovalarda, kırlarda çiçek açan ağaçlar üşüyüp aldanmazlar. Havalar düzelir düzelmez, beyaz çiçekler açan bademler ve eriklerle pembe çiçekler açan şeftalileri görmek için kırlara koşacağız.
Sizler de, benimle birlikte koşmaya hazır mısınız?
Öyleyse, kırlarda buluşmaya ne dersiniz?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|